Bilişim’de yıllardır dile getirilir, Türkiye sektörel olarak bir Hindistan modeli olur mu olmaz mı, genel bir refah sağlar mı sağlamaz mı diye. Şu anda Türkiye’de kurumsal pazarda çalışan sayımız 275-350 bin civarındadır. Bunu yarım milyona getirin. Yarım milyon insanın BT endüstrisinde çalıştığı dönemde, Türkiye nüfusunun 75 milyona ulaştığını düşünün. Yarım milyon, 75 milyonun 150’de birine denk gelir. 150’de bir, ülkeye ekonomik anlamda ciddi bir refah sağlamaz.

Ek katma değerli işler yapılması gerek. İstanbul’dan 4 saat uçuş mesafesinde, toplam dünya gelirlerinin yüzde 70’ine ulaşabiliyoruz. Bu çok büyük bir rakam. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ticaret yapabileceğimiz çok büyük fırsatlar var. Türkiye’de bankacılık, telekomünikasyon sektörleri oldukça gelişmiş durumda. Uygun regülasyonları ve güvenliği sağladığınız sürece; Suriye, İran, Irak gibi ülkelerde banka merkezleri kurulmasına gerek yok, buradan kullanılabilir.

Veya Türkiye’deki çağrı merkezlerinden hizmet verebilirsiniz. İş geliştirmeyi danışmanlık olarak verebilir ve teknolojik altyapı geliştirmeyi buradan ek katma değerlerle yaratabilirsiniz. Dolayısıyla Türkiye’de bilgi teknolojilerinin geleceği daha çok gelişen endüstriler ve bunlara yönelik çözümler etrafında olacak. Tek başına kutu veya tek başına yazılım ürünü satmakla bir yere gidebilirsiniz belki ama, Türkiye için bir yere gidemeyebilirsiniz.

Tüm Bankacılar ortak bir açıklamayla, yatırımlarına devam edecekleri mesajını verdiler, bu sektörümüz için son derece pozitif bir mesaj. Şirketlerin, ürün ve hizmetlerini tekrar gözden geçirmeleri, riske ve finansal yatırıma karşı daha odaklı yatırım yapmaları gerekiyor. Mobil geniş bant internet erişiminin sağladığı olanaklarla oluşabilecek büyük hacimli ve değişik formatlı verilerin yönetilmesi gerekecek, bu da son derece önemli bir gelişme olacak.

Türkiye’den geçen enerji hatlarının sonlandığı noktalarda hem lojistik hem de petrol türevi ürünlerin yan sanayisinin çoğalmaya başlaması bizim için çok önemli olacak. E-dönüşüm ile ilgili projelerin daha hızlanacağı, daha da entegre olacağını öngörüyorum. Bu da kamunun mesajlarının daha da artacağı mesajını veriyor. Sağlık sistemleri, sigorta sistemleri gelişiyor. Sağlık ve sosyal sigorta sistemlerinin entegrasyonundan çıkacak projeler son derece önemli fırsatlar oluşturacak.

Eğitim, daha da gelişecek. Okul öncesi, üniversite sonrası için ilginç projeler çıkacak. Savunma ve anakara güvenliği projelerinin hızlanacağını öngörüyorum. 2011’de 1’ci çeyrek hızlı geçecek olabilir ama 3’üncü çeyreğin sonuna doğru oldukça ilginç olacağını düşünüyorum. Bu, doğal olarak sektör de pozitif bir motivasyon etkisi yaratacak.

Son olarak; Türkiye kendine özgü kalkınma modelini Bilişim’de artık oluşturmalı. Bilgi üreterek bunu ekonomik değere dönüştürmeli. Bu modelin en önemli bileşeni de yüksek katma değerli ürünler üretmek ve dünya pazarlarını hedeflemekle olmalıdır.

Güzel günlere, Sevgilerle…