Bir süre önce IBM, dünya çapında CEO’ların karşı karşıya olduğu zorlukları ve hedeflerini daha iyi anlamak amacıyla gerçekleştirdiği “IBM 2010 Küresel CEO Araştırması”nın sonuçlarını, Türk iş dünyasının liderleriyle de paylaşmıştı.

Bu etkinliğe Orcas Bilişim olarak bizde katılım göstermiştik. Etkinlikte bir sunum yapan IBM İş Değeri Enstitüsü Küresel Lideri Peter J Korsten, iş dünyasında başarılı olmak isteyen kamu ve özel sektör yöneticilerinin, dikkat, yönetim disiplini, bütünlük ve vizyondan daha çok, yaratıcılığa gereksinim duyduklarını önemle vurgulamıştı.

Araştırmadan, bugünkü iş ortamının belirsiz olduğu, giderek daha karmaşık hale geleceği sonucuna ulaştıklarını, CEO’ların yarısından azının, istikrarsız ve karmaşık iş ortamında ayakta kalabilmek için yeterince donanımlı olmadıklarına inandıklarına dikkat çekti. Karmaşıklıktan yararlanan CEO’lar'ın odaklandığı konuların, yaratıcı liderlik, müşteri ilişkilerinin yenilenmesi ve işletim becerisi oluşturma üzerinde yoğunlaştığı ifade edilmişti.

Araştırmada ilk defa; Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki CEO'ların farklı stratejik endişe ve öncelikleri, “bölgesel farklılıklar” olarak ortaya çıktı. Bu farklar, değişikliklere, becerilere ve yeni ekonomik ortamda nasıl başarı sağlanacağına ilişkin görüşlerde yoğunlaştı.

Yaratıcı liderler, karmaşıklığın yönetilmesinde, gizlenmesinde veya ortadan kaldırılmasında, tamamen farklı varsayımları temel alan yeni iş modelleri tanımlayacak. Karmaşıklıkları gizleyen ve tüketicilerle vatandaşların gözünde her şeyin daha basit olmasını sağlayan yeni ürün ve hizmet teslimat yöntemleri ile kanalları oluşturanlar, önemli avantajlara sahip olacak.

60 ülkedeki 33 sektörden 1.500'den fazla CEO'nun katılımıyla gerçekleştirilen araştırmadan bazı sonuçlar:

– Her 10 CEO'dan 8’i, iş ortamının çok daha karmaşık hale gelmesini bekliyor, ancak sadece %49’u, işletmelerin bu karmaşıklıkla başarıyla mücadele edebilecek donanıma sahip olduğuna inanıyor.

– “Yaratıcı Liderlik”, analiz edilen 17 bölgeden 10’unda, 1 numaralı liderlik özelliği olarak belirtiliyor.

– Yaratıcı liderler, sektör, işletme ve gelir modellerinin statükosunu kırmaya daha hazırlıklı.

– Yaratıcı liderlerin %81’i, inovasyonu temel yetenekler arasında üst sıralara konumlandırıyor.

– CEO’lar, yaratıcı liderliğin bazı köklü inanışları yıkmaları gerektiğini kabul ediyor. Yaklaşımlarının geleneksel değil özgün olması gerektiğini düşünürken, en önemli üç liderlik özelliğini yaratıcılık, küresel düşünme ve bütünlük olarak öngörüyor.

– CEO’lar gelecek 5 yılda, yeni kaynaklardan elde edilecek gelirleri iki katına çıkarmaları gerektiğini belirtiyor; %79’u ise ekonomik gücün hızla gelişmekte olan pazarlara doğru kayacağını öngörüyor.

– Teknolojinin işletmeler üzerinde oluşturması beklenen etki, son dört araştırmada önem sıralamasında altıncılıktan ikinciliğe yükseldi.

– Üstün yönetim becerileri geliştiren işletmeler, gelecekte yeni kaynaklardan elde edilen gelirlerin, geleneksel rakiplerine göre %20’den fazla artmasını bekliyor.

Ekonomik krize rağmen, son 5 yılda gelir ve kâr açısından en yüksek performansı gösteren “sıra dışı” işletmelerin nitelikleri:

– Sektörlerindeki rakiplere kıyasla sıra dışı olan şirketlerin yıllık işletim marjındaki artış daha yüksek.

– Ekonomik krizde sıra dışı şirketlerin gelir artışı, araştırmaya katılan diğer şirketlerden 6 kat daha fazla.

– Hızlı kararlar alma ve bunların sonuçlarını etkin biçimde tahmin etme olasılığı, diğer şirketlerden %54 daha yüksek.

– Şirketlerin %95’i, son 5 yıldaki en önemli stratejik girişimlerini müşterileriyle yakınlaşmak olarak tanımlıyor. Müşterileriyle ilişki kurma yöntemlerini belirlemek için, Web, etkileşim ve sosyal paylaşım kanallarından yararlanıyor.

– Sıra dışı CEO’lar, yarattıklarını sorgulama konusunda daha az korku duyuyuor. %74’ü, strateji konusunda tekrarlanan bir yaklaşım uyguluyor; bu oran diğer CEO’larda % 64’te kalıyor.

– Bilgi patlamasını ve küresel bilgi akışını tehdit olarak değil fırsat olarak görüyor.

– Tüm CEO’ların %88’i, sıra dışı CEO’ların %95’i, müşteriyle daha fazla yakınlaşmayı, gelecek 5 yılda stratejilerini gerçekleştirmek açısından en önemli boyut olarak seçiyor.

Bölgesel farklılıklar:

Devletin özel sektör şirketlerinin hissedarı haline gelmesine neden olan finansal krizin ardından, Kuzey Amerika’daki CEO’ların %87’si, gelecek 5 yıl içerisinde devletin özel şirketlere daha fazla müdahale edeceğini düşünüyor.

Japonya’daki CEO’ların %74’ü, ekonomik gücün olgun pazarlardan gelişmekte olan pazarlara kaymasının, işletmeler üzerinde önemli bir etki oluşturacağını öngörüyor.

Avrupa Birliği ülkeleri, bu değişim konusunda daha az endişe duyuyor, CEO’ların sadece %43’ü etkilenmeyi bekliyor.

Çin, ekonomik kriz sırasında gelişmiş ülkelerden çok daha esnek olduğunu kanıtladı. Bu nedenle Çin’deki CEO’lar, istikrarsızlık konusunda diğer bölgelerdeki CEO’lara göre daha az endişeli. Dünya pazarındaki konumları konusunda ise kendilerine giderek daha fazla güveniyorlar.

Çin’in küresel beklentileri karşılamak için, yaratıcılığa, vizyona ve uluslararası işletmecilik deneyimine sahip yeni nesil liderlere gereksinimi bulunuyor. Ülkedeki CEO’ların büyük kısmı bunu kabul ediyor; %61’i “küresel düşünmenin” önemli bir liderlik özelliği olduğuna inanıyor.

Çin’deki CEO’lar, Batı’daki meslektaşlarına göre, yeni beceri ve yetenekler geliştirmek için çok daha fazla çaba harcıyor.

Son olarak; Türkiye'nin Bilişim'le kalkınması tarafında önemli bir rol teşkil eden yönetişim ve beyin gücü sürdürülebilirliği önemli. Bu sebeple Bilişim ve iletişim teknolojilerinin gelişimi bir yandan küresel ağlarla ekonomik faaliyetlerin dolaşım yeteneğini artırmış, öte yanda bireylerin bilgi edinme ve iletişim yeteneklerini de zenginleştirerek yönetimsel süreçlere katılım açısından yepyeni imkanlar sunan bir süreci hızlandırmış olacaktır.