Online trendleri takip ediyorsanız Path.com’u duymuş olmanız muhtemel. Duymadıysanız da ziyanı yok, bugün fazlasıyla başınızı ağrıtacağız bu servis ve yapmaya çalıştıkları ile ilgili.

Bu haftaki yazımda servis olarak Path.com’a yani “belirli bir an”ı paylaşma fikrine değineceğim. Bir diğer önemli konu başlığı ise kapalı devre sosyal network fikri.

Öncelikle servisin yeterlilikleri ve geleceği üzerine öngörüde bulunmadan önce arkasındaki isimleri incelemek gerektiğini düşündüm. Path.com şu an bünyesinde Dustin Mierau,Dave Morin, Matt Van Horn, Shawn Fanning, Mike Volpi ve Chi-Hua Chien gibi deneyimli isimler barındırıyor. Bu da Apple, Cisco, Facebook, Digg, Rapture gibi önemli şirketlerin kültürlerinden beslendiği anlamına geliyor.

2.5m$ Melek yatırımla doğan şirket 8.65m$ ‘lık ilk seri yatırımıyla genişlemeye devam ediyor. Her nekadar spekülasyon olduğunu düşünsem de etrafta dolaşan bir diğer söylenti de Google’ın Path’e 100m+ teklif edip red cevabı aldığı.

Mobil içerik odaklı olan Path.com şu an içerik topluyor ancak hiç bir dış servisle içerik paylaşmıyor.  Kısıtlı sayıdaki yakın arkadaşınızdan oluşan networkunuzle gün içindeki rastladığınız olayları kısa video (an) veya fotoğraf olarak paylaşmaya imkan sağlıyor.

Henüz büyük resim görünmediğinden Path’in de Twitter’ın karşılaştığı “talihsiz” yorumlarla karşılaşması muhtemel.

Bana sorarsanız özellikle konuştuğumuz alanda bir girişimi değerlendireceksek en az fikir kadar ekibi de değerlendirmek gerek. Ne yaptığını bilen, tanınmış isimler içerisine girdikleri işi başarıya ulaştırmak için elbette ellerinden geleni yapacaklardır. Bu noktada ilk bakışta “bu yeni değil ki” veya “kim kullanacak bunu” gibisinden yorumları talihsiz buluyorum.

Path.com deneyimime gelecek olursak;

Yakın zamanda iPhone üzerinden Path kullanmaya başladım. Sosyal ağlarda çok fazla medya materyali paylaşmayan biriyim ancak “an”lar kaydetmek gerçekten eğlenceli. Çünkü “an”lar bir fotoğraftan çok daha fazlasını anlatırken diğer taraftan izlemekten sıkılacağınız bir video klipte değil.

Ben “çabuk tüketilebilir dijital medya” materyali diyorum Path’in hayatıma soktuğu “an” kavramına. Tıpkı çok popüler gif’ler gibi fakat “an”lar ses de içeriyor.

Path’e içerik eklerken sizden “an”ın içinde kimlerin olduğunu, “an”ın geçtiği mekanı ve o “an”da tam olarak ne yaptığınızı soruyor ve ekleme sonunda söyle bir cümle elde ediyor.

Mehmet Ata ile Çamlıca‘da Nargile

Nispeten kısa bir veri toplama sürecinden sonra Path’in neler yapabileceği gözünüzde canlanmış olmalı. Servisle ilgili görüşlerinizi bekliyoruz.

Posteri büyütmek için üzerine tıklayınız.

comTalks’ta son görüşmemizden bu yana neler sunulduğunun kısa bir listesini sunmadan önce bir etkinlik duyurusu yapmak istiyorum. 12 Mart 2011 saat 12:00‘da Genç Askon Girişimcilik Akademisi’nde “Türkiye’de İnternet Reklamcılığı ve Yeni İş Modelleri” başlıklı bir konuşma yapacağım. Katılım sınırı olan ve pek çok değerli panelistin katıldığı bu etkinliğin katılım sertifikalarını son gün Dışişleri Bakanı Sn. Ahmet Davutoğlu takdim edecek.

Geçtiğimiz günlerde comTalks’ta neler oldu?

Google Goggles

Google metin tabanlı aramanın ötesine geçmek için çalışmalarına son sürat devam ettiğini Goggles‘da yaşanan gelişmelerle kanıtlamış gibi görünüyor. Tüm dünyada bu servisi kullanıma açmayı hedefleyen google bilim kurgu filmlerinde karşılaştığımız teknolojik gelişmeleri bir bir hayatamıza sokmaya kararlı!

Online dünya üzerinde herhangi bir konuda arama yapmak istediğinizde bu aramayı “tarama” teknolojisini kullanarak gerçekleştiren Google Goggles akıllı arama motoru sayesinde en doğru sonucu en kısa zamanda vermeyi hedefliyor.

Uygulamanın neler gerçekleştirebileceği merak edenler aşağıdaki videodan meraklarını giderebilirler:

Genel kategorisine gönderildi | 1 yorum | Düzenle

Sosyal Oyunlarda Bir Başarı Hikayesi

Dört yıllık fakat dokuz milyar dolar değerinde

Evet, Zynga! Facebook üzerinde ilgi çekici oyunları ile EA Games gibi milyar dolarlık şirketleri bile geride bıraktı. Bunların yanı sıra Zynga oyuncuları Haiti’deki depreme de yaklaşık altı milyon dolar bağış yaptı. Peki nasıl olurda henüz dört yıllık bir startup yıllarını oyun sektörüne adamış diğer şirketleri bu kadar hızlı geride bırakır?

Geçtiğimiz Nisan ayında değerinin 4 milyar dolar olduğunu bildiğimiz Zynga, Wall Street Journal‘a göre aldığı 250 Milyon dolarlık yeni yatırım ile bu değerin 7 ila 9 milyar dolar arasına yükseldiğin belirtiliyor.

Zynga’nın ekonomik başarısı: Micro-Transactions
Mark Pincus - Zynga CEOSan Fransisco’da 45 yaşındaki Mark Pincus tarafından kurulan Zynga, adını Pincus’un köpeği Zinga’dan alıyor.Pincus 2007 de Zynga’yı kurduğunda, bu onun ilk girişimi olmuyor. 1995 yılında Freeloader isimli Startup’ını kurup, 7 ay sonunda 38 Milyon dolara satıyor. O zaman 29 yaşında olan Pincus ayaklarını uzatıp paranın tadını çıkarmak yerine, Support.com ve Tribe.net adında iki girişim daha yapıyor. En son 2003 yılında yaptığı girişim, dünyanın ilk Sosyal ağlarından biri olarak tarihe geçiyor. Fakat bu Facebook’un bu kadar hızlı büyümesinin önüne geçemiyor.

Dünyayı saran Poker çılgınlığı
2007 yılında Zynga ile Amerika ve Avrupada bir Poker çılgınlığı yayılıyor ve Hold’em Poker açıldığı günden beri milyonlarca oyuncuya ulaşıyor. Zynga yayınladığı ilk oyunda bile Mikro-Ödemeleri benimsedi. Oyuncular ile çok küçük miktarlarda da olsa ödeme trafiği kurabildi.

Mafia Wars ile devam eden başarı
Zynga başarısını sürdürken Şubat 2008′de 40 milyon dolarlık yatırım aldı. Bununla beraber ikinci oyunu olan Mafia Wars’u da gün ışığına çıkaran Zynga aynı başarıyı Mafia Wars ile de yakaladı. Şuan 14,5 Milyon aylık aktif oyuncusuyla facebook üzerinde en çok oynanılan oyunlardan biri.

7′den 70′e herkes çiftçi oldu
Uzun zamandır Zynga’nın en çok oynanan oyunlarından olan Farmville, Haziran 2009 yılında oyunculara sunuldu. Sadece iki ay sonra 10 milyon aylık aktif kullanıcıya ulaşan bu oyun, şuan 51 milyon aylık ve 32 milyon günlük aktif oyuncusuyla milyonları bilgisayar başına kilitlemeyi başardı.

CityVille ile bir rekor daha
Bugün Zynga için Amerika, Hindistan ve Irlanda’da da çalışan yaklaşık 1300 kişilik bir ekip var. Oyuncuların kendi şehrini kurup, yönetebilecekleri oyun CityVille ile şuan 96 milyon aylık aktif kullanıcıya hitab eden Zynga, böylece FarmVille’deki rekorunu da kırmış oldu. Zynga şuan dünya genelinde toplam 275 milyon oyuncuya sahip. Bu neredeyse Facebook kullanıcılarının yarısı demek!  2010 yılında Zynga için 500 milyon dolarlık rekor bir kazanç beklentisi vardı.

Zynga’da gelecek kaygıları
Zynga her ne kadar Yahoo, MySpace ve iPhone için de oyunlar geliştirsede, en çok ağırlık verdiği platform Facebook. Facebook’un Sanal Para uygulamasıyla gelirlerin 1 Temmuz’dan itibaren %30′unu istemesinin Zynga’da nasıl bir etki yaptığını ilerleyen dönemlerde göreceğiz.

Hızla büyüyen Oyun sektöründe bizi nelerin beklediğini, gelecek yazılarımdan takip edebilirsiniz.

Sosyal Oyunlar, Özel kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 2 yorum | Düzenle

Hepimiz Medyayız!

İngiltere’nin Londra kenti 7 Temmuz 2005 günü sabah 8.50′de, taşımacılık sisteminde eş zamanlı patlayan 4 bomba ile şoka uğradı. 18 dakika sonra medyacılar haberi en kısa sürede geçmek için amansız bir çaba içerisine girdikleri zamanda ilk haber, herkesin katkıda bulunabildiği bağımsız online ansiklopediye, Wikipedia’ya düştü. İngiltere, Leicester’den ateşli bir wiki düşkünü olan Morwen geçtiği haberde şöyle diyordu: “7 Temmuz 2005 günü, başta Aldgate, Edgward Road, King Cross St Pancras, Old Street ve Russel Square istasyonları olmak üzere Londra’nın çeşitli metro istasyonlarında patlamalar ve benzeri olaylar meydana geldi. Bütün patlamalar, güçlü etki yaratan nitelikte.”

Dakikalar içerisinde topluluğun diğer üyeleri ek bilgi sundular ve onun imla hatalarını düzelttiler. Kuzey Amerikalılar sabah uyandığında tartışmalara yüzlerce kişi katılmıştı bile. Günün sonunda 2.500′ün üzerinde kişi olayla ilgili olarak çoğu haber organının sunduğundan daha detaylı ondört sayfalık bir rapor hazırlamışlardı. Böylelikle, dört bir tarafa dağılmış gönüllüler, dünyanın en büyük ve en iyi finanse edilen teşebbüslerinden bile daha hızlı, akıcı ve inovatif projeler üretebildiklerini göstermiş, Wikipedia’nın potansiyel gücüne bir örnek vermiş oldular.

Anthony D.Williams & Don Tapscott – Vikinomi

Yukarıdaki açıklama kitlesel işbirliği ve internetin gücünü anımsamamız adına güzel bir örnek teşkil ediyor. İnternet, her kullanıcıya kendi medyasını oluşturabilme imkanı sağlıyor. Kendi kitlemizi oluşturmak ve onlara mekan ve zamandan bağımsız bir şekilde ulaşabilmek hiç bu kadar kolay olmamıştı.

Hangimiz eskisi gibi haberleri veya son gelişmeleri takip edebilmek için gazete alıyor, televizyonda haberleri bekliyor veya aylık dergileri takip ediyor? Ben, uzun zamandır bunların hiçbirini yapmıyorum. Aktif internet kullanıcılarının bir çoğununda bu alışkanlıklarının değiştiğine inanıyorum. Artık haberleri, gelişmeleri takip etmiyoruz, onlar bizim karşımıza çıkıyor! İstatistik kurumunun açıkladığı rakamlara göre gazete ve dergi satışları geçen seneye göre %20′ye yakın azalmış durumda. Bu rakam, internetin medyaya olan etkisini gözler önüne seriyor.

Kitlemizi oluşturmaktan söz ediyorduk, burada en büyük rolü Facebook ve bloglar alıyor. Bunlara ek olarak Youtube, Twitter, Friendfeed, Flickr gibi sosyal ağlar tamamlayıcı birer rol alıyorlar.

Bir blog sayfası oluşturup güncel tutarak her gün yüzlerce insana ulaşmak artık zor değil. Facebook’da ortalama 150 arkadaşımız bulunuyorve paylaşmaya açlar. Twitter’da ortalama 80 takipçimiz bulunuyor ve aynı şekilde paylaşabilmek için bir şeyler arıyorlar. Youtube, dünyanın en büyük 2. arama motoru yüklenen her video kısa sürede onbinlerce insan tarafından izleniyor. Flickr dünyanın en büyük fotoğraf depolama alanlarından biri. Tüm bunlar bir araya gelince, kameralı telefon sahibi aktif bir internet kullanıcısı çok kısa sürede büyük kitlelere ulaşabilir hale gelmiş oluyor.

Artık gazeteler popüler blogların içeriklerinden, ürettiklerinden haber yapıyor. Televizyonlar sosyal ağları çılgınlar gibi tarayarak haber yakalamaya çalışıyor, yani son zamanlarda karşılaştığımız haberlerin bir çoğunu aslında kullanıcılar oluşturup paylaşıyor, haber olmasını sağlıyor. Daha ilginç olanı ise bunu dudak uçuklatan bütçeleri bulunan medya devlerine karşı yapıyor.

Artık “hepimiz medyayız” demek abartı olmaktan çıktı. Her kullanıcı kendi medyasını oluşturuyor ve ulaştığı kitleler hızla artıyor. Şu anda tek yapmamız gereken bu gücü daha yararlı bir şekilde kullanmanın yollarını bulmak.

Genel, Sosyal Medya kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | 1 yorum | Düzenle

Yeni Dönemin Stratejisi “Birlikte Hareket Edelim!”