Geçtiğimiz hafta elime ulaşan Burson-Marsteller‘ın hazırladığı “Global Social Media Check-up 2011” adlı araştırması şirketlerin sosyal medayaya giderek ağırlığını koyduğunu gösteriyor.

Fortune sıralamasında küresel ölçekte ilk 100 şirketin sosyal medya ağları kullanımının ele alındığı araştırmada platform olarak microblogging’te Twitter’a, sosyal ağ’da Facebook’a, video paylaşımında Youtube’a ve şirket bloglarına bakıldı.

Araştırma 32 ABD, 47 Avrupa, 18 Asya-Pasifik, 3 Latin Amerika şirketini kapsıyor. Elde edilen sonuçlar 2010 verileriyle karşılaştırıldı.

Dört platformu da kullananların oranı yüzde 25

Bu şirketlerin yüzde 25’inin dört ana sosyal medya platformunu da kullandığı, hepsinde hesap açtırdığı ortaya çıkıyor. Bu ortalama orana en büyük etkiyi Asya ve (yüzde 32) ve ABD şirketleri ( yüzde 21) yapıyor.

En az birini kullananların oranında geçen seneye oranla yüzde 6 artış

Şirketlerin yüzde 84’i ise ise bunlardan en az birini kullanıyor.

Bu 100 şirketin geçen seneye oranla bu mecralardan en az birini kullanımı yüzde 6 artmış. Asya şirketlerinde ise bu artış yüzde 37’lere vararak ortalama oranı yukarı çekiyor.

Lokomotif Twitter

Sosyal medya mecralarına tek tek bakıldığında ise şirketler açısından en büyük kullanım artışı Twitter’da. 100 şirketin Twitter kullanım artışı yüzde 18 olmuş, onu yüzde 14 ile Youtube ve yüzde 13 ile Facebook takip ediyor.

Araştırma, şirketlerin Facebook sayfalarını takip edenlerin Twitter’dakilerden fazla olmasına karşın, Twitter’ın şirketler tarafından en geniş ölçekte kullanılan platform olduğunu söylüyor. Nedeni şirketlerin hisse senedi sahipleriyle gerçek zamanlı iletişim kurmasına elverişli olması. Şirketler Facebook’u hissedarla ( hisse senedi sahipleriyle) topluluk oluşturma adına önemli sayıyor.

Burson-Marsteller’ın “Global Social Media Check-up 2011” araştırmasını yukarıdaki genel sunumuyla inceleyebilirsiniz.

Şirketlerin Twitter kullanımının 2010 ile kıyaslandığında ciddi bir artış gösterdiği görülüyor. Bütün dünyada Twitter hesabına sahip olan şirketlerin oranı yüzde 77. Geçen sene bu oran yüzde 65 idi.

Hesap sahibi olmakla kalmıyor giderek aktifleşiyorlar

Ayrıca şirketlerin sadece sosyal medya ortamında görünelim zihniyetinin ötesine geçerek bu mecralarda daha faal olmaya başladığı gözüküyor. Burson- Marsteller araştırmasına göre, Fortune 100 şirketleri geçen yıla oranla sosyal medyada çok daha fazla retweet (bir kullanıcının yazdığı içeriği başkalarına iletmek) yapıyor. Geçen seneye oranla yüzde 78’lik bir artış söz konusu. Retweetlerdeki artış ise en fazla Asya (yüzde 121) ve Avrupa (yüzde 117) şirketlerinde.

Bir şirkete düşen Twitter takipçisi sayısı yüzde 241 arttı.

Şirket başına düşen Twitter takipçisi sayısı yüzde 241 arttı. Asya şirketlerinde bu oran yüzde 328. Bir hesabı takip eden ortalama takipçi sayısı ise 5076.

Twitter üzerinden hakkında konuşulan şirket sayısı geçen seneye oranla yüzde 90 arttı. (bu oran artışında yüzde 118 ile Asya ve yüzde 106 ile Avrupa şirketleri etkili)

Duruma Facebook açısından bakıldığında, Asya kendini hissettiriyor

Asya şirketleri Facebook kulanımında önde, artış yüzde 25. ABD şirketleri de bir şirkete düşen Facebook sayfası sayısında büyük bir artış göstermiş, yüzde 179. Asya’da ise bu oran sadece yüzde 18.

Bir şirketin Facebook sayfasına düşen “like”(takipçi) sayısı küresel olarak yüzde 115 artmış. Bu artışta en yüksek pay Asya şirketlerine ait, yüzde 406. Avrupa şirketlerinde ise bu oranda pek bir değişme yok.

Şirketler ayrıca Facebook’ta 2010’a göre duvarlarına daha fazla içerik (post)koyuyor. Facebook sayfalarındaki postlarını güncelleştiren şirket sayısı yüzde 84, bir önceki yıl bu oran yüzde 59 idi.

Video paylaşımına şirketler birinci önceliği vermiyor

Video paylaşım sitesi Youtube’a bakıldığında ise, Asya şirketleri bu mecradaki varlıklarını yüzde 26 arttırırken, ABD şirketlerinde hafif düşüş var. Toplamda ise şirketlerin Youtube kullanım oranı yüzde 14 arttı.

Küresel olarak şirket başına düşen Youtube kanalındaki artış yüzde 69. Bu oranı en çok yüzde 192 ile ABD etkiliyor.

Şirket başına şirket Youtube kanalı izleyenlerin sayısı 680,747.

Bloglar, etkisini en fazla yitiren sosyal medya platformu

Araştırma da etkisini en fazla yitiren sosyal medya platformu olarak bloglar gözüküyor. Asyalı şirketler açısından bir önceki yıla oranla yüzde 12’lik bir düşüş var. Pek çok blog aktif değil. ABD şirketleri yüzde 29 ile en büyük artışı gösterirken, Avrupa eski seviyelerde kaldı.

Şirketlerin yüzde 36’sı blog bulunduruyor. Bunların yüzde 28’i Avrupalı, yüzde 44’ü ABD ve Asyalı şirketler.

Şirket başına düşen blog sayfası sayısı ise yüzde 6,8 oranında. Blog sahibi şirket sayısında pek değişiklik olmasa da, blog sahibi olanların bu mecrayı kulanımında artış gözleniyor. Bir şirket başına düşen blog yazma sayısındaki artış yüzde 63.

Raporu genel olarak özetlemek gerekirse;

Şirketler artık sosyal medyayı pasif bir gözlemci gibi değil interaktif bir şekilde kullanıyor. ABD ve Avrupalı şirketlerin sosyal medyaya katılımı geçen seneye oranla genelde düz bir seyir izlese de, sosyal medya interaktifliğinde ciddi artış var.

Şirketler’in sosyal medyayı kullanmalarındaki ana amaç, insanların gözünde markalarının değerini arttırmak ve şirketin hisse senedi sahipleri ile ilişkiyi sıkı tutmak. Birden fazla sosyal medya platformlarında bulunmaları ve hesap açtırmaları ise onların farklı grupları hedeflemelerini sağlıyor.