Aslında o biri bizi gözetlemekle kalmayıp, bizimle “oynuyor”. Bu yazıda sosyal oyunlardan değilde bazı Süper Güçlerin oyunundan bahsedeceğim.

iPhone, Android, HTC, Samsung – bu mobil cihazların hepsi ekran, işlemci ve işletim sistemi gibi birbirinden farklı, onlarca özellik sunuyor. Fakat hepsinin ortak bir özelliği var. Bizim hakkımızda, bizim onlar için ürettiğimiz verileri topluyorlar. Bunu artık tam anlamıyla biliyoruz.

Fakat bilmediğimiz birşey var. Bizim verilerimiz ile ne yapılıyor?

Apple son günlerde iPhone ve iPad’lerden topladığı veriler ile gündemde. Gittiğiniz her nokta bu ürünler tarafından kaydediliyor.

Peki bu ne demek?

Örneğin iPhone’unuz size iş yeriniz tarafından temin edildi ve yedekler iş yeriniz tarafından alınıyor, bu durum patronunuz ile aranızdaki ilişkiyi zora sokabilir. İş saatindeki hareketleriniz adım adım kaydediliyor, nereye gittiğiniz, nerede, ne zaman yemek yediğiniz, işe gelirken uğradığınız yerler, işten ne zaman ayrıldığınız ve daha bir çok şey.

Kız arkadaşınız sizi kıskanabilir, genelde E-Postalarınız şifrelidir. Ama iPhone’unuz onu daha çok ilgilendirecek veriler barındırıyor.

Bu veriler bir yandanda mahkemelerde kullanılabilir. Suçlunun hangi saatte, nerelerde bulunduğu kolayca tespit edilebilir.

Foursquare bugün nerede, neler yapıldığını, hangi mekanların daha çok ziyaret edildiğini, insanların kiminle buluştuğunu size söyleyebiliyor. Fakat Apple bunları zaten kullanıcıdan hiçbir izin almadan kaydediyor. O halde Reklamverenlerin odaklandığı ilk noktadalar.

İşin tekniksel kısmına bakacak olursak;

Veriler “consolidation.db” isimli bir dosyaya kaydediliyor. Bu dosyada gittiğiniz yerler enlem, boylam ve zaman olarak bulunuyor. Verilerin Haziran 2010’da çıkan iOS 4.0 ile kaydedilmeye başlandığı düşünülüyor.

Siz bile belki daha önce nerelere gittiğiniz merak ediyorsunuzdur.

iPhoneTracker isimli program bu verileri anlaşılır biçimde yorumlayarak, size bir Harita üzerinde gösteriyor.

Artık attığımız her adım dahi izlenmeye başladığına göre, istesek de istemesek de veri üretiyoruz. Bu veriler bazı kişiler tarafından kullanılıyor, kullanılacak. Peki siz “kendinizi kullandırmaya” razı mısınız?

Sinan Ata’nın yazmış olduğu “Veri, Para mıdır?” isimli yazıya göz atmanızı tavsiye ederim.