Tüm dünyada karbon salımlarının azaltılması için çalışmalar sürerken ve küresel iklim değişikliğine yönelik çevre konuları ön plana çıkarken, çevre dostu elektrikli araçların geleceği de yoğun bir şekilde tartışılıyor. Çevreye zarar vermeyen elektrikli araçlar ve hem yakıt, hem de elektrikle çalışan hibrid motorlu araçlar henüz çok az kullanılıyor.

Benzin fiyatları yükseldikçe tüketicinin elektrikli araçlara ilgisi artıyor. Ancak bu araçların satılabilmesi için tüketicinin performans kriterlerini karşılamaları ve fiyatlarının da çok yüksek olmaması gerekiyor.

Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Türkiye ve İngiltere’de gerçekleştirilen ve 4.760 kişinin katıldığı bir anket çalışmasında ise katılımcıların %69’u elektrikli araç satın almak veya kiralamakla ilgilenebileceklerini söyledi. Bu kararı elektrikli araçlarla ilgili belirli performans kriterleri, benzin fiyatları ve içten yanmalı motorlardaki gelişmeler belirleyecek. Örneğin, içten yanmalı motorlar 100 kilometrede sadece 3 litre benzin yakacak verimliliğe ulaştıkları takdirde, elektrikli araçlarla ilgileneceğini söyleyenlerin oranı düşüyor.

Çevre dostu elektrikli otomobillerin tüketici tarafından yaygın bir şekilde kullanılabilmesi için pek çok unsurun bir arada bulunması gerekiyor. Bir yandan tüketicinin bakışının değişmesi, bir yandan da bu araçların performanslarının güçlendirilmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Diğer yandan, Avrupalı tüketiciler, elektrikli araçlara (içten yanmalı motorlu araçlara göre) ciddi bir fiyat farkı ödemeyi düşünmüyor.

Hükümetlerin sağlayacağı vergi indirimleri, muafiyetler, ödeme desteği vb. teşviklerle bu araçların fiyatlarının olabildiğince düşük tutulması önem taşıyor. Dolayısıyla bu alanda otomotiv sektörüne de Hükümetlere de düşen görevler var. Ancak şu anda piyasada olan elektrikli araçlar sürüş mesafesi, şarj süresi ve fiyatları açısından değerlendirildiğinde elektrikli araçları satın almayı göz önünde bulunduracak kesimin beklentilerini tam olarak karşılayamıyor.

Tüketiciler yeniden şarj etme gereksinimi olana kadar 480 km gidebilecek elektrikli aracı bekliyor

Çalışmaya katılan tüketicilerin sadece küçük bir bölümü hafta içi günlük olarak ortalama 80 kilometre üzerinde yol yapmakta olmalarına rağmen, katılımcıların %74’ü satın almayı göz önünde bulundurmak için elektrikli araçların yeniden şarj ihtiyacı duymadan 480 kilometre yol yapabilecek hale gelmesini bekliyor. %67’si ise pillerin en fazla iki saat içinde tamamen tekrar şarj olmasını tercih ediyor.

Tüketiciler elektrikli araca ciddi bir fiyat farkı ödemek istemiyor

Bu araçların satın alınmasında önemli bir başka etken de fiyatlandırma olacak. Katılımcıların %57’si elektrikli araç satın almak için, içten yanmalı motorla çalışan araçlara oranla, herhangi bir fiyat farkı ödemeye istekli görülmüyor. Bu noktada, hükümetlerin sağlayacağı teşvikler ve vergi indirimleri elektrikli araç sektörünün gelişmesi açısından önem kazanıyor.

Elektrikli araçların hedef kitlesi 18-34 yaş aralığında

Yukarıda bahsettiğim bu yapılan araştırmaya katılanların sadece %16’sı kendilerini elektrikli araç satın almak konusunda potansiyel öncüler olarak değerlendirirken bu kesim genellikle 18-34 yaş arasında, çevre sorunlarına karşı son derece duyarlı ve teknolojiyi takip eden tüketicilerden oluşuyor. Yapılan araştırmaya göre bu kesim elektrikli araçları havalı, kullanışlı, güvenli, tarz sahibi ve fiyat – performans oranı açısından iyi olarak görürken Hükümetlerin sağlayacağı teşviklerin yanısıra sürüş mesafesi ve şarj etme maliyetleri gibi kriterlere de duyarlı oldukları ortaya çıkıyor. Avrupalı tüketicilerin %80’inden fazlası, araçların şarj özelliklerinin alım kararlarında çok etkili olduğunu ifade ediyor.

2020’de pazarın üçte biri çevre dostu araçlardan oluşacak mı?

2020 itibarı ile elektrikli araçların ve diğer çevre dostu otomobillerin gelişmiş ülkelerdeki otomobil satışlarının üçte birini, gelişmekte olan ülkelerin kentsel bölgelerdeki satışlarının da beşte birine yakınını oluşturacağı endüstri üreticilerinin tahminleri arasında yer alıyor. Ancak bu pazarın büyümesi her ülkede Hükümetlerin uygulayacağı politikalarla yakından bağlantılı görülüyor. Karbon salımının azaltılması konusuna ne kadar önem verildiği ve enerji politikaları gibi birçok etken belirleyici olacak.