1980’li yıllarda İngiliz Guardian Gazetesi bir kampanya gerçekleştirir. Doğru bakış açısıyla bakıldığında herşeyin daha doğru olarak görüleceğini anlatan tv reklamı aşağıdaki gibi.
Aslında doğru bir perspektiften bakabilmenin, Pazarlama planı yaparken, ortaya bir strateji koyarken son derece önemli olduğu düşüncesindeyim.

watch?v=E3h-T3KQNxU

Arabadaki kişilerden kaçan bir hippi görünümlü genç… “Bir bakış açısından bir olaya bakıldığında bırakacağı bir izlenim vardır.” Yaşlı bir adama doğru koşup onu duvara doğru sertçe iten hippi genç. “Başka bir açıdan bakıldığında tamamen farklı bir izlenim…” Ve tuğlalardan yaşlı adamı kurtaran genç. “Resmin tamamını gördüğünüzde ancak gerçeğin farkına varabilirsiniz.”

Bununla ilgili olarak Jon Steel, Truth Lies and Advertising adlı eserinde 3’lü bir sac ayağından bahsediyor. Müşterinin işe bakışı, ajansın yaratıcı perspektifi ve kitlenin algısı ve önyargıları. Bu üçü doğru bir şekilde bir araya geldiğinde markanın konumu ve uygulanması gereken strateji aşağı yukarı ortaya çıkacaktır. Steel’e göre bu üçlüden herhangi biri ağır bastığı takdirde kampanyanın etkinliği ve kalitesi zarar görecektir.
Sonuçta ortaya koyulan strateji tamamen iletişime dair bir davranış şekli ortaya koymaktan ibaret. Kitle ne düşünüyor? Fikir sahibi mi? Siz kitlenin ne düşünmesini istiyorsunuz? Markanızın nasıl bir değer algısı var? Neleri sunuyor? Bunu nasıl anlatacaksınız? Bu soruların cevapları bütünü ortaya koyuyor.

İletişime dair iyi bir anlatımı olan benzer bir çalışma Zaman Gazetesi’nin 20. Yıl kampanyası idi. Tam anlamak için…

watch?v=Bo1wm4vBK94

İşin içerisine bir de Sosyal Medya mecraları girdi ki aslında bunlar işi karmaşıklaştırdı gibi görünse de, doğru kullanımlarla çözümü kolaylaştıran birer araç olarak kullanılabilirler. Daha önce örneklerine dair yazıları sayfamızda rastlamışsınızdır. Büyük kampanyaları Sosyal medyada başlatıp, geri dönüşlere göre devam eden ya da kampanyayı yeniden şekillendiren markalar var. Çünkü Sosyal Medya “feedback” geri dönüş olanağı tanıyor. TV’de, radyoda bunu ölçümlemek zor, ancak satışlardan fikir sahibi olabiliyorsunuz, ya da özel anketler yaptırıyorsunuz.

Dolayısıyla sosyal medya sayesinde bu üçlü sac ayağından bilgi edinmesi en pahalı ve güç olanı “kitlenin görüşü” ile ilgili fikir sahibi olmak artık daha kolay. İnsanlar gayet istekli bir şekilde düşüncelerini, şikayetlerini ya da memnuniyetlerini paylaşıyorlar. Geriye ajans ve müşterinin iyi bir işbirliği yapması kalıyor.

İyi bir hafta dilerim…