Alien Skin Software – Başarı Hikayesi 10

comTalks’un başarı hikayelerinde onuncu haftaya geldik. Başarı Hikayeleri serisi bu hafta özellikle tasarımcıların çok iyi bildiği Alien Skin Software ile devam edecek. Biz, bu yazı dizisinde risk sermayesi desteği almaksızın 1M+ $ gelir seviyesine ulaşmış şirketlerin tecrübelerini aktarmaya çalışıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda comTalks’ta sırasıyla Campaign Monitor, BigCommerce, Logik, iTeleport, TechSmith, Litmus, iData, A Small Orange , WooThemes , Smartasses , AnswerLab ve GitHub şirketlerinin başarı hikayeleri vardı. Seriyi yeni farkeden okurlarımız baştan başlayabilirler.

Bu seri 37signals’in Bootstrapped, Profitable & Proud serisinin Türkçeye çevirisidir.

Alien Skin Software ne yapıyor?

Biz fotoğraf ve grafik tasarımı için Photoshop eklentileri yapıyoruz. Grafik tasarım eklentilerimiz ateş ve şimşek efekti gibi fiyakalı görsel efektler yapıyor.  Fotoğrafçılıkla ilgili eklentilerimiz ise daha çok boyut küçültme gibi pratik işlere yarıyor ama bazı sıkı fotoğraf efektleri de var, film simülasyonu ve yağlı boya gibi efektlerimiz bunlardan bazıları. Bizim gücümüz görsel işlemedeki araştırma faliyetlerimizden geliyor.

Bu alanda görünen pek çok şirketin aksine bizim yazılımımız online değil offline. Sonuç olarak bizim korsan yazılım, bayiler ve fiziksel disklerle uğraşmamız gerekiyor. Birbaşka fark ise biz neredeyse 17 yıldır bu alandayız.

Şirketteki evrim nasıl şekillendi bu süreçte?

İlk yıllar epey heyecanlıydı çünkü iş seyahatleri, ekip yönetmek ve bana göre o zamanlar büyük olan paraları yönetmek gibi çok yeni şeyleri tecrübe ediyordum. Negatif tarafta ise, çok uzun saatler çalışıyorduk ve hep bir kaos ortamı hakimdi. O günlerde sürekli yeni birşeyler çıkmıyordu ama her zaman öğrenecek şeyler vardı. Artık eforumuzu koordine etmeyi öğrendik ve çok daha kısa sürede çok daha fazla işi bitirebiliyoruz. Sakin etkinliğimize bayılıyorum ve bunu fazladan heyecana değişmem.

Bilgisayar Bilimleri fakültesini şirketi kurmak için terkettin. Olay neydi? Bu geçiş kararını nasıl verdin?

Bilgisayar Grafikleri Araştırmalarından hep büyü keyif aldım fakat akademik yazılımların o bitmemiş haline bir türlü ısınamadım. İçerisinde hatalar barındırmayan bir ürün yapmayı istediğimi farkettiğimde ticari yazılımlara geçiş yapmak çok da zor değildi.

Arkadaşım George Browning ve ben Alien Skin Software’i kurmak üzere okuldan ayrıldık. İtiraf etmeliyim ki hemen zengin olacağımızı düşündüğümüz için yapmıştık. Bir yazılım şirketinde tecrübeli bir CEO olan bir arkadaşımızla yaptığımız konuşma hiç hafızamdan çıkmıyor. Kolay başarı öngörülerimizi gördüğünde kahkaha attı ve “İddia ediyorum, eğer siz bir gün zengin olursanız her kuruşu hakkınızla kazanmış olacaksınız.” dedi. Çok doğruydu! Bugün başarılıyız fakat bu tam 17 yıl zorlu çalışma gerektirdi.

Bir yazılım şirketinde tecrübeli bir CEO olan bir arkadaşımızla yaptığımız konuşma hiç hafızamdan çıkmıyor. Kolay başarı öngörülerimizi gördüğünde kahkaha attı ve “İddia ediyorum, eğer siz bir gün zengin olursanız her kuruşu hakkınızla kazanmış olacaksınız.” dedi. Çok doğruydu! Bugün başarılıyız fakat bu tam 17 yıl zorlu çalışma gerektirdi.

Başlangıç için ne kadar paraya ihtiyacınız oldu? Parayı nereden buldunuz?

Bizim başlattığımız şekilde iş kurmayı tavsiye etmiyorum. Biz kendi günlük işlerimizden ayrıldık, neredeyse hiç paramız da yoktu ve ev ürünümüz üzerinde çalışmak için ev arkadaşımın bilgisayarını ödünç almama gerekiyordu. İlk projemizin yayını yayıncı tarafından geciktirilince hiç finansal gücümüz kalmamıştı.

George sonra daha aklıbaşında işler yapmak için ayrıldı ve Curio’nun yapımcısı olan Zengobi’yi kurdu. Bu süreçte ailemden para istedim fakat onlar benim sorumsuz davrandığımı düşündüler (haklılardı bu arada), ben de 2000$ banka kredisiyle bir Mac aldım. Açlıktan ölme korkusunun iş etiğinize neler yapabileceğini görmek inanılmaz. Hızlıca ilk Photoshop eklentileri setim olan The Black Box’u yaptım. Kısa sürede beni desteklemeye başlamıştı. Zaten ucuz bir dairede sadece cipsle yaşıyordum.

Birkaç yıl sonra babama şirketin %1’ini 2000$ karşılığında sattım. O zamanlar paraya ihtiyacım kalmamıştı fakat başta istediğim parayı vermeyen babamın kendini daha iyi hissedebilmesi için böyle birşey yaptım. Aynı zamanda Kuzey Carolina yasaları LLC kurabilmek için en az iki ortak gerektiriyordu. O günden bu yana hiç bir tür yatırım veya kredi almadım.

İşlerin ne kadar iyi gidiyor?

Şirket 94 yılında kârlı hale geldi ve o yıldan sonra her yıl kârlı olarak devam etti. 1m$ Gelir sınırını 96 yılında geçtik ve her yıl bu sınırın epey üzerinde seyrettik. Başarının en büyük anahtarı ben dahil şirketteki herkesin yaptığı işten keyif alması idi. Elbette para bunu destekledi ama ürünlerin kaliteli olması, çalışanların yeterlilikleri, müşterilerin mutluluğu daha büyük birer tatmindi. Sanırım bu sebeplerden biz ortalığı kasıp kavurduk.

Başarının en büyük anahtarı ben dahil şirketteki herkesin yaptığı işten keyif alması idi. Elbette para bunu destekledi ama ürünlerin kaliteli olması, çalışanların yeterlilikleri, müşterilerin mutluluğu daha büyük birer tatmindi. Sanırım bu sebeplerden biz ortalığı kasıp kavurduk.

Şirket kültürünüz ve çalışma ortamınızdan bahseder misin?

İlk yıllar “takım elbise” kavramıyla epey didiştik. Savaştık diyebiliriz hatta. İnsanlara nasıl bir alternatif olduğumuzu göstermek istedik. Eğlenceliydi fakat yazılımcı hippiler topluluğu gibiydik.

Bu günlerde organize, sakin ve profesyoneliz. Çok şık tasarlanmış sakin bir ofisimiz var. Kararlar artık kafaya göre alınmıyor. Epey bağımsız çalışıyoruz ve gereksiz toplantılardan kaçınıyoruz. Günlük iletişimin sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Herkesin kendi yöneticisiyle yapması gereken bir haftalık toplantısı var pek çok zaman bazı tavsiyeler almak ve projelerin yolunda ilerlediğinden emin olmak için kullanıyoruz. Haftada bir gün şirket yemeğimiz var, sosyal iletişimi güçlendiriyor ve şirketin gidişatı üzerine konuşuyoruz.

Uzun saatler çalışmanın yaratıcılığa yardımcı olmadığını düşünüyorum. Nadiren fazla mesai yapılıyor ve sık sık ara veriyoruz (ofiste kestirmek için bir odamız var). Haftada 39 saat çalışıyoruz çünkü Cuma günleri akşam tamamen şirketin karşıladığı bir yeme içme etkinliğimiz var. Şunu söyleyeceğim; çalışıyorsak gerçekten çalışıyoruz. Önemli olan haftada 39 saatin gerçekten hakkını veriyor olmak, fazlası değil.

Başkalarının tavsiye ve fikirlerini yok sayıp kendi yolunda ilerlemene bir örnek var mı?

Kendi kafama göre hareket edip memnun olduğum bir konu şirketteki kafa sayısını muhafaza etmek. Şirket içinden ve dışından insanlar “eğer büyümüyorsan, ölüyorsundur” diyorlardı. Ben bu söylemden nefret ediyorum ve saçmalık olduğunu düşünüyorum. 2001’den bu yana kasıtlı olarak çalışan sayısını 20’den 11’e düşürdük. Muhteşem oldu. O zaman ürünlerimiz daha iyi hale geldi, daha hızlı çıkmaya başladılar ve kârımız artmaya başladı. Tekrar 15 kişinin üzerine çıkmayı hiç düşünmedim.

Niçin doğru yolun küçük takımlar olduğunu düşünüyorsun?

Aslında tamamen benim kişisel görüşüm, anlayabildiğim bir şirketim olsun istiyorum. Herkesi tanımak, karşılaştıkları zorlukları bilmek ve işlerinin toplam efordaki yerini görebilmek istiyorum. Bunu 15 kişiden büyük bir ekipte takip etmenin zor olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda, küçük takımda koordinasyon için daha az efor sarfetmek gerekiyor. Bize göre zamanımızı yaratıcı işler yapmak için kullanmak toplantılarda kullanmaktan çok daha değerli.

Şirket olarak üstesinden gelmeniz gereken en büyük zorluk neydi?

Pek çok arkadaşı işe almak ilk zamanlar eğlenceli ve ucuzdu ancak uzun vadede ciddi bir problem oldu. Pek çok mantıksız durumu sümenaltı etmek zorunda kaldım çünkü arkadaşlarımı kırmak istemiyordum. Bu günlerde şirket çok profesyonel, yaratıcı ve ortak çalışılan bir ortam fakat bunu gerçekleştirmek pek çok yıl ve kaybedilen arkadaşlıklara maloldu.

Aynı zamanda, küçük takımda koordinasyon için daha az efor sarfetmek gerekiyor. Bize göre zamanımızı yaratıcı işler yapmak için kullanmak toplantılarda kullanmaktan çok daha değerli.

Tekrarı mümkün olsaydı neyi farklı yapardın? “Asla arkadaşlarınla çalışma” diyebilir misin?

Bence arkadaşlarla çalışmakta problem yok fakat sadece onlara da diğer elemanlarına davrandığın gibi davranabiliyorsan. Bir arkadaşı sadece o pozisyon için tam yeterlilik sahibiyse işe almalısın ve en önemlisi katılımcı bir yönetici olmalısın. Bunun anlamı şu; elemanların ne yaptığından haberin olmalı, aktif geri-dönüş sağlamalısın ve eğer geri-dönüşlerini önemsemiyorlarsa onları işten çıkarmalısın. Gerçekten herkese bu şekilde davranmalısın. Eğer bunu kendi arkadaşlarına yapamayacaksan onları işe almamalısın.

Hikayenle ilgili ilginç başka bir başlık var mı?

Alien Skin (uzaylı derisi) adı ilk yazılımımızın çıkardığı dandik grafiklerden ortaya çıktı. Şuradan görebilirsiniz. Ürün çabucak öldü fakat böyle komik bir ismi korumak istedik.

Web sitenize göre, “hızlı, dost canlısı teknik destek” sadık müşteriler kazanmanıza yardımcı olmuş. Başkalarına destek verirken uymaları gereken tavsiyeleriniz ne olurdu? Destek konusunda karşılaştığınız ve aşmak zorunda kaldığınız hiç engel var mıydı?

Her zaman destek için tam zamanlı bir elemanımız vardı. Son zamana kadar bu arkadaş telefonlara bakıyordu. Bu günlerde ise 37signals’in kullandığı destek tekniklerini kullanıyoruz. Müşteri desteği meselesini tamamen kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. Bu konuda yayınladıkları podcast‘e katılmamak mümkün değil. Tüm teknik destek talepleri bir web form’la başlıyor. Bu bize sorunu çözmede gerekli azami bilgiyi çok daha hızlı sağlıyor.

Şunları tüm elemanlarınıza veriyorsunuz: Özel ofis, aileyi tamamen kapsayan bir sağlık sigortası, kar paylaşımı, emeklilik sigortası. Niçin?

Evet, bu imkanlardan herkes faydalanıyor. Bana göre özel bir ofisin sessizliği entellektüel yarışların en yoğun yaşandığı yer. Bana göre açık ofisten çok daha verimli zaman geçiriliyor buralarda. Kâr paylaşımı herkesin motivasyonunu aynı yönde tutmak için gerekli. Diğer imkanlar ise elemanlarımızı çalmak isteyecek diğer işverenlerle rekabetimizi sağlıyor. Herkes şişmanlamasaydı ücretsiz çerez imkanımız da vardı :) artık sağlık kulübü üyeliği veriyoruz.

Siteniz “Kâr yalnızca herkes katılım gösterip girişimle ilgili heyecan duyarsa sürdürülebilirdir.” diyor. Bu ne demek?

Açıkası müşterilerimiz heyecan duymalı fakat elemanlarımız da öyle. Eğer bir eleman yorgun, bıkkın veya sıkkınsa mükemmel hizmet vermek için mükemmel bir ürün geliştirmesini bekleyemezsiniz. Kendi iş arkadaşlarının da performanslarını aşağıya çekerler. Bu en önemli kısmı, insanlar sakat iş arkadaşlarıyla değil zeki, yaratıcı ve üretken iş arkadaşlarıyla birlikte olmak istiyorlar.

Açıkası müşterilerimiz heyecan duymalı fakat elemanlarımız da öyle.

Yeni bir girişim başlatacak birine tavsiyelerin ne olur?

Öğrendiğim birkaç ders şöyle.

1) Hakettiğinden daha az ücretlendirme yapma. Ürününün müthiş olduğuna inandığında fiyatını net belirtmekten korkma. Zeki insanlar bunun için ödeme yaparlar. Yancılar derhal gider. Bir zamanlar diğer ürünlerimizden epey ucuz bir ürünümüz vardı. O ürünün müşterileri diğer ürünlerimizi kullanan profesyonellere göre çok çok daha fazla teknik destek istiyordu. Ürüne devam etmeme kararımız bize ilaç gibi gelmişti.

2) Diğer şirketlerle bağlara dikkat et. Başkasının senin ürününü senin adına yayınlamasına izin verme. Ortak ürün geliştirme yapma. Zaten sadece kendi takımını koordine ederken bile çok fazla gereksiz efor harcıyorsun. Bırak ikincisini. Kimse seni zengin yapmaz. Sen dışında.

3) Biraz yönetim iyidir. Yıllarca bir yönetimi olmayan düz bir organizasyonduk. Sonuç etrafa pisleyen ve ortalıkta gezinen onlarca kedi gibiydi. Şimdi herkesin yöneticisi belli ve haftalık toplantılarımız var. Yönetici illa emir vermek zorunda değil. Yöneticinin görevi motivasyonu sağlamak, tavsiyeler vermek ve alındaki kişiler hedefi şaşırdığında doğru yöne iletmektir. Benim tecrübelerime göre; üretken insanlar kendi zorluklarını tartışabilecekleri bir yöneticiyle çalışmak istiyorlar.

Bu hafta da Başarı Hikayeleri yazımızın sonuna geldik. Serimiz devam edecek. Geçtiğimiz hafta boyunca yaz, ramazan ve şahsi sıkıntılar sebebiyle aksayan comTalks yazıları için şahsen özür dilemek istiyorum. Yakında toparlanacağız! Facebook’ta 3400’ü geçen takipçi sayımız bizim için çok değerli. Her yazımız çeşitli sosyal platformlarda en az 500 okunuyor. Bizimle görüşlerinizi paylaşmaktan lütfen çekinmeyin.

Bu hafta 2 firemiz var, arkadaşlarımın bu haftaki paylaşımlarıyla aranızdan ayrılıyorum.

Muhabbetle.

Author

Bir internet sakini. Sırasıyla Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı, Proje Yöneticisi, Yönetici Asistan ve Birim Yöneticisi olarak farklı şirketlerde çalıştı. Zaman içinde tanıştığı değerli arkadaşlarını comTalks'ta toplayarak buradaki ekibin bir araya gelmesine vesile oldu. Öğrenmekten ve paylaşmaktan hep büyük keyif aldı. 2011 yılında İnternette Reklam Rehberi kitabını (www.internettereklamrehberi.com) yazdı. Beş yıl kendi şirketiyle dijital medya planlama ve iş geliştirme hizmetleri verdikten sonra Crossover'da Türkiye Genel Müdürü olarak çalışmaya başladı.
comTalks yazılarını ve gelişmelerini ilk sen duymak istiyorsan e-posta adresinle bültene üye olabilirsin. Asla spam yapmayız.
TwitterFacebookGoogle+