comTalks’un başarı hikayelerinde onbirinci haftaya geldik. Başarı Hikayeleri serisi bu hafta .net ile programlama yapan arkadaşların yüksek ihtimalle anımsayacağı Kentico Software (Çek Cumhuriyeti) isimli yazılım şirketi ile devam edecek. Aşağıda şirket kurucusu Petr Palas ile röportajımız mevcut. Biz, bu yazı dizisinde risk sermayesi desteği almaksızın 1M+ $ gelir seviyesine ulaşmış şirketlerin tecrübelerini aktarmaya çalışıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda comTalks’ta sırasıyla Campaign Monitor, BigCommerce, Logik, iTeleport, TechSmith, Litmus, iData, A Small Orange , WooThemes , Smartasses , AnswerLab, GitHub ve Alien Skin Software şirketlerinin başarı hikayeleri vardı. Seriyi yeni farkeden okurlarımız baştan başlayabilirler.

Bu seri 37signals’in Bootstrapped, Profitable & Proud serisinin Türkçeye çevirisidir.

Şirketin ne iş yapıyor?

Web geliştiricilerin internet siteleri yaparken daha çok keyif alabilmelerini sağlıyoruz. Kentico CMS for ASP.NET adında tek bir ürünümüz var. Hemen “bir başka sıkıcı içerik yönetim sistemi” diye düşünebilirsiniz. Belki öyle de. Fakat biz farklılıklarımız olduğunu düşünüyoruz. Pek çok içerik yönetim sistemi ya çok basit, kolay kullanılıyor ya da çok esnek ve aşırı kompleks. Biz basitlik ve esneklik arasında seçim yapmak istemedik, hepsini bir üründe birleştirmeyi seçtik. Bu sayede web geliştiricilerin işlerinden daha fazla keyif almalarını sağlayan bir ürün ortaya koyduk, bu ürünle işlerini istedikleri gibi tasarlayabiliyorlar.

Herşey nasıl başladı?

Ben web siteleri ve web tabanlı uygulamalar geliştiriyordum, yapılması gereken ve benim nefret ettiğim rutin işler olduğunu farkettim. Tüm işleri kolaylaştırmanın bir yolu olduğunu düşündüm. Geliştiriciler için birkaç ASP.NET eklentisi geliştiren bir şirkette çalıştım ve ortalıkta ASP.NET geliştiricileri için adam akıllı bir içerik yönetim sistemi yoktu. Fikri patronuma sundum fakat kendi basit içerik yönetim sistemini satan pek çok ajans olduğu için orada bir fırsat olmadığını düşündüler. Bu sebeple 2004’te yalnızca kendi toparladığım parayla şirketi kurmaya karar verdim. Bilgisayar Bilimleri bölümünde yaptığım master’ı bıraktım. Tüm eforumu ve zamanımı şirketime yoğunlaştırdım.

Ve esasen şanslıydım, henüz ürün çok yeni olduğu halde Kentico CMS’yi kurumsal sitesinde kullanan ilk müşterim Gibson Gitarları idi (Gibson hala bizim müşterimiz). Herhangi bir stratejim veya büyük bir vizyonum yoktu. Pazarı ve rakipleri izlemiyordum. Yalnızca müşterilerimi dinleyip istedikleri özellikleri olabildiğince çabuk sisteme eklemeye çalışıyordum. Bu duruma çok şey borçluyum. Arama motorlarına dost URL’lerden SEO konusunda optimize edilmiş sayfalara kadar pek çok özelliğe diğer büyük rakiplerden yıllar önce sahiptim. Müşterilerin taleplerine karşılık verdikçe her yeni versiyonda hızla büyüyorduk.

Herhangi bir stratejim veya büyük bir vizyonum yoktu. Pazarı ve rakipleri izlemiyordum. Yalnızca müşterilerimi dinleyip istedikleri özellikleri olabildiğince çabuk sisteme eklemeye çalışıyordum.

Yine şans benim yanımdaydı ve Kentico CMS üzerinde bazı geliştirme çalışmaları için T-Systems (T-Mobile’ın bir iştiraki) ile bir sözleşme imzalamıştım. Bu bana ekstra para kazandırdı ve derhal şirketin gelişimi için bu parayı yatırıma dönüştürdüm.

Geliştirme süreçlerini hızlandıramk için üç üniversite öğrencisini işe aldım. Bir girişim için öğrencileri işe almak mali olarak çok uygundu. Biz de bunu yaptık. Bazı noktalarda 25 çalışana ulaştığımız oldu, yaklaşık 20’si öğrenciydi. Hala şirkette öğrencilerimiz var fakat artık oran %15 civarında, yani çok daha düşük.

Mezun oldukça tam zamanlı elemanlar olarak çalışmaya devam ediyorlar. Aslında gurur duyduğum şeylerden biri de takımımızın stabilitesi. Kendi işini iyi yapan hiç bir elemanı şimdiye kadar kaybetmedik. 6 Yıl sonra, şimdi 62 kişiyiz ve Arkadaşlarımızın 4’ü Amerika ofisinde çalışıyor.

Amerika demişken çok önemli birşeyden bahsetmek istiyorum: Biz bir Amerikan şirketi değiliz. Hatta Avrupa şirketi bile değiliz. Çek Cumhuriyetinde, Orta Avrupa’nın eski komünist ülkesinde çalışıyoruz. Buna rağmen müşteri portföyümüzü 84 ülkeden 2.000 şirkete kadar büyütebildik.

Başlarda ürünü global pazar için geliştirmemiz gerektiğine karar verdim çünkü yerel pazarın hacmi globalinkiyle karşılaştırılamaz haldeydi. Bu sebeple içerik yönetim sistemini online satmaya başladım, satış ekibi olmaksızın ve çok küçük bir pazarlama bütçesiyle. Bütçemizin de neredeyse tamamını Google Adwords’te harcıyorduk zaten. Şirket olarak Google PR değerimiz çok yüksekti çünkü diğer büyük şirketler SEO ile pek uğraşmıyordu o zamanlar. Bu durum bize inanılmaz trafik sağladı. Pazarlama için sürekli farklı şeyler deniyoruz fakat görünüşe göre dijital pazarlama ile geri-dönüş sağlamanın maliyeti her geçen gün artıyor.

Şirketi başlatmak için ne kadar nakte ihtiyacın oldu?

Şirketi 10.000$ ile başlattım, birikmiş param buydu. Küçük birşey kurum derhal satışa başlamam gerekiyordu çünkü param hızla bitebilirdi. Dışarıdan herhangi bir kredi veya yatırım almayı ise hiç düşünmedim. Esasen hala hiç düşünmüyorum. Bana göre doğru iş modeline sahip her şirket dışarıdan ekstra para almadan hayatına başlayabilir ve büyümesini sağlıklı bir şekilde sürdürebilir. Özellikle yazılım ve online işlerde başlangıç maliyetleri çok düşük.

Bana göre doğru iş modeline sahip her şirket dışarıdan ekstra para almadan hayatına başlayabilir ve büyümesini sağlıklı bir şekilde sürdürebilir. Özellikle yazılım ve online işlerde başlangıç maliyetleri çok düşük.

Şirketin ne kadar başarılı?

Yalnızca yazı dizinizin 1M$ kriterini rahatça karşılayabildiğimizi söyleyeyim. Rakamlarımızı bir şirket politikası sebebiyle yayınlamıyoruz yoksa paylaşmak isterdim. Yaptığımız her işte şeffaf olmaya çalışıyoruz. Örneğin ürünümüzdeki tüm hataları listeliyor ve en çok 7 gün içinde tek tek müşterilerimizin gözü önünde çözüyoruz. Pek çok ticari yazılım şirketinde bu tür şeylere rastlamazsınız. Çok büyük yazılım şirketleriyle kafa kafaya rekabet ediyoruz bu sebeple rakamlarımızı paylaşamıyoruz fakat şunu söyleyebilirim, son birkaç yıldır her yıl en az %100 büyüyoruz ve ilk yıldan beri kârlılığımız da gittikçe artıyor.

2008 ve 2009 yıllarında Deloitte FAST 50 Rising Star, listesinde yer aldık, bu listede Orta Avrupa’nın en hızlı büyüyen şirketleri vardı.

Çalışma ortamınız neye benziyor?

Açık, dost-canlısı ve rahat fakat işleri tamamlama ve üretkenlik konularında odaklanma sağlayan bir ofis. Bir elde dart ve futbol oynayabildiğimiz bir alanımız, bir kafemiz ve iki köpeğimiz var.

Diğer elde çok geleneksel, net bir organizasyon, yönetim hiyerarşimiz, iş tanımlarımız, istatistik ve performans analizlerimiz ve yerel kurallarımı var. Herkes mutlaka katılımda bulunmalı. Ve şunu söyleyebilmekten çok memnunum ki herkes zorlama olmaksızın katılım gösterme motivasyonuna sahip.

Yinede şunu belirtmeliyim ki; biz hiç sürekli çalışıp ofiste uyuyan adamlar olmadık. Hep 9-5 çalışan bir yazılım şirketiydik. Pek çok elemanımız haftada 40 saatten fazla çalışmaz ve ben bu modeli şahsen çok sürdürülebilir buluyorum. Eğer çok uzun saatler çalışıyorsanız hayat-iş dengeniz bozuluyor ve siz işinizle ilgili daha az üretken ve motive olabiliyorsunuz.

Kentico Software yeni ofis fotoğrafları.

Eğer çok uzun saatler çalışıyorsanız hayat-iş dengeniz bozuluyor ve siz işinizle ilgili daha az üretken ve motive olabiliyorsunuz.

Peki şirketinin hedefi ne?

Şey, aslında belirlediğimiz hedeflerimiz ve kilometre taşlarımız var. Fakat şahsen şirket için planladığım “şunu yapsam başka birşey istemiyorum” diyebilececğim hiç bir hedef veya kilometre taşı yok. Müşterilerinin sevdiği, değerli bir ürün geliştiren bir şirket olmaya çalışıyoruz. Mükemmeliğe giden ve asla tamamlayamayacağınız bir yol bu.

Şirkette üstesinden gelmen gereken en büyük zorluk neydi?

Başlarda kısıtlı bütçe ve hiç satış olmaması ciddi bir zorluktu. Altı ay boyunca hiç para kazanmadan ürün üzerinde çalışmak zorunda kaldım ve altı ay boyunca paramın sürekli azaldığını izledim. Bir gün sabah erkenden bir çöpçüyü görüp “ne mutlu bir adam, her ay parasını alıyor” diye özendiğimi hatırlıyorum.

Sistemler hakkında düşündüklerimi değiştirmem gerekti. İşimden ayrılıp kendi şirketimi kurduğumda kuralların, sistemlerin ve bürokrasinin olmadığı bir şirket kurmak istedim. Fakat tam o noktada 20 kişiden kalabalık bir hale geldik ve üretkenliği koruyabilmek için organize olmamız gerektiğini gördüm ve sistemlerle ilgilenmeye başladım -ki işimi epey de kolaylaştırdılar. Herkesin yaptığı işi bildiği bir sistem düşündük. Yaptığımız her işte kendini geliştiren ve hiç bitmeyecek bir süreç bu.

Son büyük zorluk ise büyük anlaşmalar imzalayacak hale gelmekti. Bu daha önceki online satışlarımızdan tamamen farklı bir yaklaşım gerektiriyordu. Satış takımlarımızı genişlettik ve işe biraz daha stratejik yaklaşmaya karar verdik.

Esasen beni yeni şeyler öğrenmeye iten tüm bu zorluklardan çok keyif aldığımı söylemeliyim.

Hikayenle ilgili daha daha farklı neler var?

2009 yılında “Hatalar için Ağaç” adında “7-günde hata çözme” politikamızın tanıtımını yapmak için bir kampanya başlattık.

Müşterilerimiz tarafından bize bildirilen her hata için bir ağaç diktik. Ağaçlara müşterilerimizin adını verdik. Doğa koruma derneklerinden birine para gönderebilirdik, yapmadık. Şirket olarak dışarı çıkıp kendimiz diktik tüm ağaçları. Ve şimdiye kadar katıldığımız en iyi ekip etkinliğiydi. Eğer ekibiniz için bir aktivite bakınıyorsanız başkalarına da faydalı birşeyler yapmaya çalışın. Fotoğrafları şurada bulabilirsiniz;

Yeni bir iş başlatmayı düşünenlere ne tavsiye edersin?

Pek çok insan sağlıklı bir iş başlatabilmek için eşsiz ve devrimci bir fikre sahip olmaları gerektiğini düşünüyor ve emekli olana kadar bu fikri bekliyorlar. Beklemeyin. Etrafınıza bakıp yapmaktan keyif aldığınız bir iş bulun. Mutlaka müşterilerin istediklerini alamadıkları veya yetersiz aldıkları bir alan göreceksiniz. O alanı nasıl iyileştirebileceğinizi ve orada sağlıklı bir iş kurup kuramayacağınızı düşünün. Ve ne zaman tamamen kendinizi ikna edebilirseniz işte o zaman derhal başlayın. Yüzlerce sayfalık iş planları ve risk sermayesi sunumlarıyla vaktinizi harcamayın.

İşe başlayın.

Yüzlerce sayfalık iş planları ve risk sermayesi sunumlarıyla vaktinizi harcamayın. İşe başlayın.