Envato – Başarı Hikayesi 12

Envato – Başarı Hikayesi 12

comTalks’un başarı hikayelerinde hep birlikte onikinci haftaya geldik. Başarı Hikayeleri serisi bu hafta tamamen kullanıcı tarafından üretilen içerikle hayatına başlayan ve büyüyerek Başarı Hikayeleri arasına adını yazdıran Envato ile devam edecek. Biz, bu yazı dizisinde risk sermayesi desteği almaksızın 1M+ $ gelir seviyesine ulaşmış şirketlerin tecrübelerini aktarmaya çalışıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda comTalks’ta sırasıyla Campaign Monitor, BigCommerce, Logik, iTeleport, TechSmith, Litmus, iData, A Small Orange , WooThemes , Smartasses , AnswerLab, GitHub, Alien Skin Software ve Kentico Software şirketlerinin başarı hikayeleri vardı. Seriyi yeni farkeden okurlarımız baştan başlayabilirler.

Bu seri 37signals’in Bootstrapped, Profitable & Proud serisinin Türkçeye çevirisidir.

Envato ‘da işi ben, ağabeyim, karım ve en yakın arkadaşım başlattık.” diyor kurucu Collis Ta’eed (aşağıda Nett dergisinde fotoğrafı görülüyor) ve ekliyor; “Her birimiz sahip olduğu küçük paraları ortaya koydu ve çoğunlukla çok çalışmak zorundaydık.” Bu söyleşide Envato başarısı ile ilgili soruları şirket kurucusu Ta’eed cevaplıyor.

Şirketin ne iş yapar?

İki ana işimiz var: Öncelikle biz insanların para kazanabilecekleri web siteleri işletiyoruz. Bunlar bizim gelirde en büyük web sitelerimiz ve temalar, wordpress temaları gibi materyallerin alınıp satıldığı en büyük pazaryeri olan ThemeForest‘da bunlara dahil. İlk zamanlar bizim pazaryer’lerimizi kullanarak satış yapmak yalnızca bir hobi kazancı idi. Fakat kısa süre sonra gerçekten iyi işler yapan ve hayatını buradan yaptığı satışlarla idame ettiren kişiler oluşmaya başladı. Bu günlerde ise ayda onbinlerce dolar kazanan arkadaşlarımız var. Bu siteler Envato Pazaryeri olarak adlandırılıyor ve bizim toplam 7 pazaryerimiz var. Sekizinci de bu röportaja cevap yazdığım andan 3 gün sonra hayata geçmiş olacak :-)

İşimizin ikinci bölümü ise yaratıcı, mesleki bilgilerin insanlara öğretilmesini sağlamak. Bu sitelerimiz trafik olarak en büyükleri buna şu an Photoshop konusunda en çok eğitim materyalini bünyesinde bulunduran Psdtuts+ da dahil. Aynı zamanda pek çok farklı dikeyde eğitim materyalleri yayınladığımız işlerimiz var bunlar; ses prodüksiyonu, hareketli grafikler, ilüstrasyonlar, fotoğrafçılık, mobil geliştirme, web geliştirme. Tüm ağ Tuts+ olarak adlandırılıyor ve şu an aktif çalışan 9 sitemiz var. Onuncusu ise birkaç ay içerisinde hayata geçmiş olacak.

Kısaca ana olarak yapabildiğimiz şeyler “Öğrenmek” ve “Kazanmak”.

Fakat biz aynı zamanda birkaç site ve hizmet daha işletiyoruz. Bunların başında en büyük online tasarım galerisi Creattica geliyor, sonra Freelance çalışanlar için yazılan en eski ve halen en popüler blog olan FreelanceSwitch geliyor, sonrasında hızla büyüyen uygulama yorumlama sitemiz AppStorm var. En büyük Mac uygulama sitesi olan Mac.AppStorm‘u da buraya dahil etmeliyim.

Yani temel olarak pek çok işler uğraşıyoruz. :) Basit bir akşam yemeğinde ne iş yaptığımızı sorduklarında açıklamanın epey zor olduğunu hemen tahmin etmişsinizdir.

İşler nasıl başladı?

2006’da işler çok daha basitti. Yalnızca Adobe Flash materyallerinin alınıp satıldığı bir pazaryeri yapmak istedik. O zamanlar ben kendi dosyalarımı satmak için iStockPhoto‘yu kullanıyordum fakat isimden tahmin edebileceğiniz üzere Flash uygulamalarla ilgilenen arkadaşların dikkatini orada pek çekemiyordunuz.

Bu sayede bizde FlashDen adında bir pazaryeri modelledik ve ben bir PHP yazılımcı ilanı girdim. Fakat bunun yerine daha önceki işlerden tanıdığım bir arkadaşımdan “beni seçin, beni seçin” tadında e-postalar alıyordum. Çağırdığımda PHP kullanmak zorunda olmadığımızı söyledi ve o zamanlar Ruby on Rails hayli yeni olsa da Ryan’a güvendim ve o yoldan ilerledik.

Ruby kullanmak kültürel açıdan aldığımız en iyi karardı, bize test temelli geliştirme, versiyon kontrolü ve pek çok esnek teknik sundu. Bu günlerde Melbourne’de en çok sevilen, hacim olarak en büyük ve en çok saygı duyulan Ruby işlerini biz yapıyoruz.

Başlamak için ne kadar nakte ihtiyacın oldu?

Başlamak için aşağı yukarı 40.000$ civarı bir para harcadık artı çok fazla ter ve zorlu çalışma. Ortaklar neredeyse birikmiş paralarının tamamını yatırmışlardı!

Başlarda proje istediğimiz gibi ilerlemedi. Temmuz gibi elimizdeki tüm parayı yakmış ve kredi kartlarımızın limitlerini doldurmuş bir şekilde bir yandan kendi freelance tasarım işlerimizi yapıyor akşamları ise FlashDen’i kurup geliştirmekle uğraşıyorduk. Bir süre eğer herşey suya düşerse neler olabileceğini düşünmedim değil.

Fakat Ağustos gibi işlerin pek çoğunu kolaylamış ve projemis “güzel” özelliklere sahip olmuştu. Biraz temizleyip derhal projeyi açtık.

Ta’eed: “2009 sonunda Melbourne'deki yeni ofisimize taşındıktan sonra” Arka sıra, soldan sağa: James, Naysan, Oz, Justine, Lucas, Stu, Rod, John, Skellie, Erin, Jordan. Ön sıra, soldan sağa: Collis, Fred, Cyan, Vahid, Ryan.”

Pek şimdi nasıl gidiyor işler?

İşimizin başarısını ölçmek için en önemli değer gerçekten rakamlar değil, insanlar. Sahip olduğumuz pazaryerlerinde forum özelliği de var ve burada insanlar bizimle olan deneyimlerini yazmaktan çekinmiyorlar. Bunlardan bir tanesini şuradan okuyabilirsiniz.

Fakat yine de niçin rakam istediğinizi anlayabiliyorum. Genellikle toplam kazancımızı paylaşmıyorum fakat size aşağıdaki bilgileri verebilirim:

  • Networkumuz her ay toplamda 50,000,000 ‘dan fazla sayfa gösterimi gerçekleştiriyor.
  • Pazaryerlerimizde en büyük satıcımız 2 yılda toplam 500.000$ sattı. Bu sadece bir kişi :)
  • Her pazaryeri’mizde iddialı satıcılarımız ayda 4 haneli rakamlar kazanıyor. Birkaç pazaryerimizin iddialı satıcıları ise 5 haneli rakamlara ulaşıyor.
  • Eğitim bloglarımız ise – ki kâr için kurulmadıkları halde – 7 haneli rakamlar toplayabiliyorlar.

Yani işler iyi gidiyor! Bizde bloglarımızda yazan insanların kazanımlarını ciddi oranda arttırmayı düşündük.

Çalışma ortamını konuşalım mı?

Doğru, zeki ve sorumluluk sahibi insanlara güvenmek üzerine kurulu çok esnek bir iş kültürümüz var. İşin nasıl göründüğü bizim için gerçekten çok da önemli değil.

Bu yaklaşım şirketimizde çalışan insanların yarısının uzaktan çalışmasıyla da ilintili elbette. Kim bilir nerede ve ne zaman çalışıyorlar? Sağlıklı iş yaptıkları müddetçe nerede olduklarının ne önemi var? Eğer bu iş kafalarında iç çamaşırıyla yataklarında yattıkları bir saatte gerçekleştirildiyse bunun çalışmak için mükemmel bir tarz olmadığını söylemek benim ne haddime?

Bu yaklaşım şirketimizde çalışan insanların yarısının uzaktan çalışmasıyla da ilintili elbette. Kim bilir nerede ve ne zaman çalışıyorlar? Sağlıklı iş yaptıkları müddetçe nerede olduklarının ne önemi var?

Aynı zamanda çok mutlu bir ekibimiz olduğunu düşünüyorum, ekip zeki ve kapasite sahibi insanlardan oluşuyor. Cidden bazen nasıl bu kadar sıkı adamı bir araya getirmeyi başardık diye şaşırıyorum. Şanslıyım, şuna inanıyorum; iyi insanlar iyi kültür oluşturuyor. Bu iyi kültür daha çok iyi insanın size katılmasını sağlıyor. Bu o sonsuz döngülerden biri.

Ta’eed: “Chicago Kasım 2010, uzaktan çalışan ekibimizin büyük kısmı ve ortada biraz Avustralya’lı, Chicago'nun mükemmel Catalyst Ranch 'ında ilk gün ilk ekip toplantısı”

Şirketteki hedefin ne?

Kişisel hedefim? İnsanlar için daha kullanışşı ürünler geliştirmek. Bu sebeple pazaryerlerimiz sayesinde satıcılarımızın para kazanabilecekleri en iyi noktaları oluşturabiliriz. Tek olmayabiliriz fakat satıcılar için en iyi yer olmasını istiyorum. Bunun anlamı iyi satış oranları, katılabileceğiniz çok büyük bir komünite, dostça iletişim kurabilen bir takım, satıcılara yardımcı özellikler. Yani genel olarak orada satış yapmaktan gurur duyacakları bir nokta haline getirmek.

Eğitici siteler içinse, profesyonel seviyede yetenekler kazandıran bir platform olalaım istiyorum. Bu yetenekleri kazanmak için ya çok az ödemeli insanlar ya da hiç ödememeli. Sürekli olarak farklı şeyler öğrettiğimiz bir yolda ilerleyelim istiyorum, kitlemizi genişletelim, komünite ile daha sıkı iletişimimiz olsun ve günün sonunda birbirimizi eğitmiş olalım.

Başkalarının tavsiyelerini yoksayıp kendi yoluna gitmeye bir örnek verebilir misin?

Sanırım şunu söylemeye çalışıyorsunuz; pek çok insan size bu kadar çok işe girişmemeniz uyarısında bulunabilir. Genellikle dikkat dağınıklığı girişimcilerin ölümüdür gibisinden konuşulur. Kesinlikle ben de zaman içinde iyi veya kötü anlamda bu konuda tavsiyeler aldım, elimizdekilere odaklanmamızı, yenilerini açmamamızı söylüyorlardı. Açıkçası yeni şeyler yapmayı o kadar çok seviyorum ki bu konuda bir tercihim olduğunu bile düşünmedim şimdiye kadar. :-)

Şirket olarak üstesinden gelmeniz gereken en büyük zorluk neydi?

Bizim için en büyük zorluk gerçek anlamda bir “şirket” olmaktı. İlk zamanlar minik ve düzensiz bir organizasyonduk ve aslında bu biizm işimize de yaradı. Hızlı deneyip hızlı  yanılabiliyorduk. Fakat son birkaç yılda bu konuda çok ilerleme kaydettik, muhasebesel anlamda, iş yapımızın ne kadar sağlıklı ve sürdürülebilir olduğu konusunda, istihdam yapımızın ne kadar sağlıklı olduğu noktasında ve büyüme için alabileceğimiz riskin ölçümü noktasında.

Bence büyüme şirkete pek çok sorumluluk da yüklüyor. Üzerinizden binlerce insan para kazandığında özellikle. Potansiyel olarak onların tüm yaşam kaliteleri size bağlı oluyor. Bu işi ciddiye almanız şart.

Aynı zamanda sadece yapılandırılmamış dinamikler vaktinizi alır. Siz büyüdükçe şirketinize daha çok yapı ve işlem eklemek ve işleri doğal büyümesine ve esnekliğine bırakmak arasında bir savaş başlar. Büyümek için yapılandırma ve işlemlere ihtiyacınız vardır fakat sizi başarılı ve heyecanlı kılanda organik yapınız ve esnekliğinizdir. Çok organize olduğunuzda işler yavaş ilerleyebilir, çok salaş ve kişisek kaldığınızda bir tüm yapı birkaç kişiye bağımlı olur. Bu süreçte sizin organizasyonunuz için en doğru yerin neresi olduğuna siz karar vermeli ve işletmelisiniz. Bana göre bu her yeni organizasyonun yüzleştiği ve sürekli devam eden bir savaştan başka birşey değil.

Siz büyüdükçe şirketinize daha çok yapı ve işlem eklemek ve işleri doğal büyümesine ve esnekliğine bırakmak arasında bir savaş başlar.

Hikayenle ilgili başka ilginç birşeyler var mı?

Bana göre hiç iş tecrübemiz olmadan bu işlere başlamış olmamız ilginç. Üçümüz tasarımcı, kardeşim ise fizikçiydi. Bu bir yandan iyiydi çünkü risklerden korkmuyorduk. Ne kadar işin altına girdiğimizi hiç birimiz bilmiyorduk ve bazen tecrübeli isimlerin yapılamaz dedikleri şeyleri bu sayede başardık. Diğer yandan bu durum şirket için bir yapı kurmaya geldiğinde pek işimize yaramadı. Nihayetinde bugün Envato’nun hayatına baktığımızda geri dönüp değiştirmek isteyeceğimiz pek çok şey olabilir. Çünkü o zamanlar bilmiyorduk. Nitekim bugün yeni bir şirket kuracak olsak neyin nasıl yapılacağı ile ilgili çok daha net fikir sahibiyiz. Ve eminim risklerin çok daha farkında olurduk.

Yeni bir iş başlatmayı hedefleyenler için hiç tavsiyen var mı?

Bana göre yaptığınız işi seviyorsanız ve gerçekten çok çok çalışmaya hazırsanız mükemmel bir şey. Biraz ömrünüzden alıyor gibi görünebilir fakat hiç beklenmedik kazançları olacaktır. Şahsen benim için, şimdiye kadar aldığım en doğru karardı.

Author

Bir internet sakini. Sırasıyla Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı, Proje Yöneticisi, Yönetici Asistan ve Birim Yöneticisi olarak farklı şirketlerde çalıştı. Zaman içinde tanıştığı değerli arkadaşlarını comTalks'ta toplayarak buradaki ekibin bir araya gelmesine vesile oldu. Öğrenmekten ve paylaşmaktan hep büyük keyif aldı. 2011 yılında İnternette Reklam Rehberi kitabını (www.internettereklamrehberi.com) yazdı. Beş yıl kendi şirketiyle dijital medya planlama ve iş geliştirme hizmetleri verdikten sonra Crossover'da Türkiye Genel Müdürü olarak çalışmaya başladı.

2 comments

Bir Cevap Yazın

comTalks yazılarını ve gelişmelerini ilk sen duymak istiyorsan e-posta adresinle bültene üye olabilirsin. Asla spam yapmayız.
TwitterFacebookGoogle+