Kedi Seviciler
Pati görünce kendinden geçen, kedi bıyığı görünce titreme gelen, yamuk yumuk şekilde uyumuş kedi görünce ağzından köpükler saçarak kriz geçiren kişilerdir. Ayık oldukları zamanlar kriz anlarına sebep olan kedi fotoğraflarını ve deneyimlerini paylaşmak en önemli uğraşlarıdır. #kedilifeed yazarak ortamdan uzaklaşabilirsiniz.

Gurular
Sadece uzmanı oldukları konularda paylaşım yaparlar. Repertuarları dar olduğu için (örneğin bir kabak uzmanı) “hadron çarpıştıcısı ile kabak kabuğu şekillendirme” gibi bir başlıkla, kendilerinden başka kimsenin okumayacağı şeyler yazarlar. Bilgi yarışmasına eklemek için absürd soru arayanların sık sık ziyaret ettiği kişilerdir.

Profesyoneller
Gurulardan farklı olarak yazdıkları konular görece daha okunabilirdir. Okunabilir şeyler yazmalarının sonucu olarak yazılarının altında bir konuşma ortamı oluşur. Kendilerini blogger’lardan ayıran en önemli  özellik  çoluk çocukla değil, yazdıkları konu ile ilgili elle tutulur yorumlar yapan takipçilerle muhatap olurlar. Aynı ya da benzer iş kolundaysanız hem bilgi, hem deneyim hem de çevre olarak çok işinize yararlar.

Klavye Delikanlıları
Akıl sahibi olmadan fikir sahibi olanların en sık tercih ettiği kimlik biçimidir. Konunun ne olduğu önemli olmaksızın uçsuz bucaksız sallama yeteneklerini kullanarak yaptıkları yorumlar ile sağa sola sataşırlar, hakaret ederler, hemen herkesi aşağılarlar Kimse ama kimse onları “anlamaz”. Kazara bir gün yüz yüze gelme şansınız olursa kulak memesi kıvamında pembeleşene kadar sizinle konuşur, hemen her dediğinize katılırlar. Aidiyet duygusu tam gelişmemiş gençlerin biraz yaşlanınca aldıkları son şekildirler.

Az takipçili ezikler
Ruşen amcanın oğlu Sedat sosyal medyayı iyi takip ettiği için akrabaları ya da arkadaşları tarafından zorla sosyal medyaya sokulan kişilerdir. Sadece sosyal medyaya kendisini zorla sokan kişiler ve otomatik olarak pek çok kişiyi ekleyen fake hesaplar tarafından takip edilirler. Çok fazla içerik paylaşmadıkları gibi başkaları tarafından paylaşılan içerikler hakkında da çok fazla fikir yürütmezler. İnsanların, sosyal medyada kendilerini yansıttıkları gibi olduğunu düşünecek kadar saftırlar. Güneş enerjisi ile çalışan el feneri kadar size yararlı olurlar.

Likesayarlar
Kötü öğrencilik geçmişine sahip kişilerdir. Geçmişlerinde çok fazla başarı olmadığı için tek başarı kriterleri aldıkları like sayıları, kendilerini takip eden kişi sayısıdır. Dolayısıyla paylaştıkları şeyin niteliği ya da faydasından çok kaç kişinin like vermesine yol açtığına odaklanırlar. Önemli olanın boyu değil, işlevi olduğunu öğrendikleri gün şirinleri bile göreceklerdir.

Gazeteciler
Aslında “Gasteci”lerdir. Haber niteliği taşıyan pek çok köpek ısıran insan içeriğinin yanı sıra seçici olduklarını göstermek adına belirli bir kategoride içerik girmeye dikkat ederler. Diğer gastecilerinki dışında hiç kimsenin yorumu ya da düşüncesi cevap vermeye tenezzül etmelerini sağlayacak kadar değerli değildir. Halk seviyesine inme sıklıkları ile havada görülen leylek sayısı benzer grafikler çizer.

Bazıları
az yazmak
ile
öz yazmayı
karıştırırlar.

Bloggerlar
Sayısı kişiden kişiye değişmekle beraber birden fazla konuda düzenli içerik paylaşırlar. Blogları hayatlarının ya merkezindedir ya da merkezine çok yakındır. İnsanlarla online ortam dışında da bir araya gelmeye dikkat ederler. Konuşmalarında araya sokmazlarsa ölecekleri “blogumda da yazmıştım” lafı turnusol kağıdı alternatifidir. Bir bloggerı gurulardan, profesyonellerden ve diğer düzenli içerik paylaşımcılarından ayıran en büyük özellik hemen herkesin tüketebileceği çerez gibi basit içerik paylaşıyor olmalarıdır. Bir de yazayaza bitiremedikleri Blogger etkinlikleri.

Foursquareciler
Gittikleri hemen her yerde check-in yapan, boğaz köprüsünde ya da beşiktaş iskelesinde bulunmaları diğer insanları çok ilgilendiriyormuş gibi davranan kişilerdir. İşaretledikleri noktaları birleştirdiklerinde mutluluğun resmini yapacaklarına inanırlar. Takip etmesi en anlamsız insanlardır. Hemen hemen hiçbir anlamlı içerik paylaşmadıkları gibi ekranınızı anlamsız linklerle doldururlar.

İlgi İsteyenler
Canlarının sıkıldığını, evde ekmek kalmadığını, ayaklarının bazen peynirli tombi gibi koktuğunu söyleyerek dikkat çekmeye çalışan ilgi vampirleridirler. Yalnızlığını ekranda gördüğü 10 satır yazı ile bastırmaya çalışan, kendi ile baş başa kalmayı beceremeyen, kendilerine güvenleri gelişmemiş kişilerdir. Sevgilisinden ayrıldıktan 3,67 saat sonra yeni bir sevgili bulan, asla kendini dinlemeyi öğrenemeyen kişilerin online dünyaya entegre olmuş halleridirler. Telefonlarının açılış mesajı “kendimi çok seviyorum”dur.

Likematikler
Tanıdıkları ya da tanımadıkları hemen herkese ve her şeye beğenilerini sunarlar. Bu yaptıkları aslında “bakın buradayım!” anlamına geldiği için bir süre sonra ilgi isteyenlere dönüşmeleri şaşırtıcı değildir. Sabahları günaydın feedleri atar akşamları herkesi öperek yatağa giderler. Politiktiler ve samimi görünmeyi becerirler. En etkili silahları Youtube’daki “dislike” buttonudur.

Sevgi Pıtırcıkları
Sevgililerinin ya da eşlerinin nasıl da ucibiş, gubibiş olduğunu anlata anlata bitirezler. Ağzı açık, salya akıtır şekilde uyuyakalmış bir kişi ya da eve gelirken ekmeğin yanında alınmış 2 tane gofret fotoğrafına tac mahal muamelesi yaparlar. Dünyada onların eşinden/sevgilisinden daha tatlısı, sevimlisi, çok sevileni/seveni yoktur. Biz aciz kullar buna tanıklık etmek üzere dünyaya gönderilmişizdir. Ve istediğimiz kadar kaçalım, görevimizi maalesef yerine getiririz.

Futbol Topları
Hemen her yorumu futbol terimi, hemen her benzetmesi 1963 yılında oynanan Katmandu-Tacikistan dostluk maçının 76. dakikasında atılan geriye yarım burgulu bir buçuk falsolu şut olan, her biri kendini bir futbol “duayen”i(bu kelimenin başka bi alanda kullanıldığını gören kaç kişi vardır?) olarak gören kişilerdir. Hayatlarının en mutlu anını bile mahvetmek sadece takımları hakkında haklı ama olumsuz bir eleştiri ile mümkündür. Futbolun, karakterlerinin en baskın özelliği olması gerçekte sahip olabilecekleri cevherleri görmenizi engeller. Ama çoğu zaman görülecek bir cevher olmaması kimseyi şaşırtmaz. Ne de olsa top yuvarlaktır!

Girişimciler
İstifa ettikleri günü milad kabul eden takvimler kullanırlar. Her yıl, aynı gün, istifa ettikleri kaldırıma iki adet gül bırakırlar. Yine de hayatlarında yaptıkları en doğru tercih istifa etmeleridir. Anlaştıkları firmalar, elde ettikleri sertifikalar, şirket logosuyla ürettikleri kalem, kağıt ve ultrasonik patates soyacakları paylaştıkları başlıca içeriklerdir. İşletmelerini kurmalarının 2. ayında başarının sırları ile ilgili kitap yazmaya başlamayanları budaklı meşe odunuyla döven bir çete bile vardır. Bir süre sonra sessizce ortadan kaybolurlar. Sebebi kesinlikle batmaları ya da maliyecilere yerlerini belli etmemeye çalışmaları değildir.

Ukalalar
Beni tanıdılar siz kaçın…

P.S: Gökhan’a teşekkür. Begenir ve darılmazsanız yakında yazının devamı…