Diğer günlerden hiç bir farkı olmayan bir çalışma günüydü. Sevgili direktörümüz Devletşah herkesi etrafına çağırdı ve bilgisayarları bir süreliğine kapatmamızı istedi. Çok enteresan bir şey çünkü bir ajansta bilgisayarları kapatmak demek, aç bir insana yemek yemeyi kesmesini söylemek gibi bir şey. (Eneteresan bir benzetme, kabul ediyorum.)

Herkes Devletşah’ın ne söyleyeceğini merakla bekliyordu ve Devletşah konuştu: “Bana birer vazo çizer misiniz?” Çok basit bir soruydu, herkesten birer tane vazo çizmesini istemişti. Bunu yapmakta ne var ki, hemen çizeriz, hepimiz zamanında resim dersi almış insanlarız.

10 dakika sonra herkes çizdiği vazoyu getirip Devletşah’a verdi. Hiç bir vazo bir diğerine benzemiyordu. Hepsi farklı şekillerde, farklı boyutlarda vazorlardı. Aslına bakarsanız normal olanı da buydu.

Burada Devletşah’ın istediği gibi bir vazo gelmesi ihtimali çok aslına bakarsanız çok düşük bir ihtimaldi çünkü Devletşah’ın istediği vazonun genişliğin, yüksekliğini, kıvrımlarını, genel büyüklüğünü, rengini ve daha bir çok ayrıntısını kimse bilmiyordu. Devletşah bu detayları paylaşmış olsaydı gelen vazolar benzer şekillerde olurdu. Burada “ama Devletşah hiç detay vermedi ki, istediği gibi bir vazo nasıl alabilir ki” demek de bir diğer yanlış oluyor. Devletşah detayları vermediği zaman ona bunları sormamız gerekiyordu. Ayrıntılarını ondan zorla bizim almamız gerekiyordu ki istediği gibi bir şey ortaya çıksın.

Burada iki önemli noktaya dikkat çekmiş olduk.

1- Bir kişiden bir şey isterken mümkün olduğunca detaylarını vererek istemek gerekir. Bunu yapmadığımız zaman kötü-yanlış sonuçlar alma ihtimalimiz çok çok yüksek, bu da zaman ve iş gücü kaybından başka bir şey değildir.

2- Karşımızda bir konuyu anlatan birisi var ise ve yeterli detay vermiyorsa, önemli noktaları kaçırıyorsa bunları ondan bizim istememiz, sürekli soru sorarak detayları almamız gerekir.

Bu şekilde çalışıldığı zaman çok daha mutlu ve huzurlu bir iş hayatınızın olacağına emin olabilirsiniz.

Keyifli çalışmalar. (: