Çok uzun süredir, içeriğin nicelikle savaşını konuşuyoruz Sosyal Medyada. Bazen sayılar, bazen içerik kalitesi, bazen de ikisi birden kazanıyor tartışmayı.

Bu konu, Sosyal Mecralarda pazarlama iletişimi geliştiren, bu iletişimin etrafında kampanyalar, yarışmalar, uygulamalarla müşterinin online deneyimini keskinleştirip güçlendiren ajanslar, şirketler veya danışmanlar için her zaman, hani o bilindik İngilizce söylemle, ¨pain in the ass¨ olmuştur. Müşteri her zaman en kaliteli hizmeti beklerken diğer yandan da hızlı bir sayısal büyümeyi bekler.

Facebook üzerinde geçen hafta yapılan bir güncelleme, Facebook’un da içeriği ve kullanıcıların aktifliğini ön plana çıkartma yolunda çalıştığını gösteriyor. Sayfalarda beğeni sayısının altında yer alan X kişi bunun hakkında konuşuyor bilgisi artık sayfalar hakkında aktifliğine yönelik daha değerli bilgi veriyor.

Peki bu konu neden bu kadar sorun yaratıyor? Uğur Özmen’in iki yazısında değindiği banka genel müdürü hikayesini okumanızı tavsiye ediyorum. 1 2 Hikayede de olduğu gibi karar verici merciiler gün sonunda sayılar üzerine odaklanıyorlar. Diğer yandan sadece sayılar üzerine gerçekleştirilen bir stratejinin özünde başarılı olması neredeyse imkansız. Ciddi bir ikilem söz konusu bu noktada. Evet hacim her zaman önemli, fakat bir performans reklamcısı olarak benim görüşüm şu: belli bir süre sonra faydaya çevrilemeyen hacimin hiçbir yararı yoktur. Facebook üzerindeki Avea sayfası bunun en iyi örneği.. Sayfadan yapılan paylaşımların altında markanın anlatmak istediği şey hakkında yorum bulmanız çok zor. mIRC ortamlarından pek farkı yok bu tip sayfaların.

Şimdi bu, Avea’nın başarısı mıdır? Bir de o sayfayı yönetmek, kontrolünü sağlamakla görevli ekibin iş yükünü düşünün. Gerçi şu anda sayfada konuşulanları kontrol etme gibi bir gayretleri de yok ya…

Keşke kafalarımız da teknolojinin veya trendlerin değiştiği kadar hızlı değişebilseydi. O zaman kaliteli iş yapmayı gerçek anlamda kovalayabilirdik. Fakat henüz Türkiye’de sosyal medyanın felsefesine yetişebilen şirket sayısı ne yazık ki çok az. Artması dileğiyle..