Son günlerde sıkça rastlar oldum, yaya geçitlerinde, metrobüs çıkışlarında, kaldırımlarda. Artık “Allah rızası için” diye seslenenler kadar, ellerinde büyükçe “açım” yazılı kartonlar taşıyanlar da var. bu da bir iletişim çeşidi elbette. bir nevi marketing. yoldan geçen, yürümekte olan hedef kitlenize ulaşmanız gerekmekte.

Öncelikle doğru bir yer seçmelisiniz. Rekabet burada da var. Elinde çocuğu olan bir kadın muhtemelen daha avantajlı olabilir. Başka bir mecra bulmalısınız kendinize. Bağırarak dua eden birisi farkedilmek adına bir adım öne geçmiş olabilir. kalabalık bir yer elbette ki şansınızın artacağı anlamına gelir. Namaz çıkışları, bilhassa Cuma günleri hedef kitlenin manevi duyguları daha üst düzeyde olduğu için şansın daha yüksek olduğu zamanlar olacaktır.

Sadaka çok eskiden beri var olan bir gelenek. Hemen her toplumda dilenciler olmuş. Amerika’da “homeless” olmak sadece yoksullukla ilgili değil, aynı zamanda bir tercih olarak da görülebildiği için, elinde kartonla insanlardan bozuk para isteyen kişilere bakış açısı bizdeki dilenci kavramıyla çok örtüşmüyor.

Dönelim konumuza; evet, tıpkı homeless’lar gibi ellerinde kartonlarla bekleyenler çoğaldı bizde de. Burada sokaktan geçen kişiyi seslenerek rahatsız etmektense mesajını bir kartonla vermek söz konusu. Biraz daha kibar bir tercih olarak düşünülebilir.
Eh, bu da bir iletişim tarzı ise gelelim “copywriting” olayına. Bazen 7-8 satırlık uzun yazılar oluyor. Eşinin, çocuklarının durumundan, maruz kaldığı bir hastalığa kadar uzun anlatan yazılar var. Dilsizim diye başlıyor böyle uzun yazılar genellikle. “Açım” çok net, fakat 40-50 yaşlarında normal bir vatandaş bunu yazınca kağıda, “e o zaman git çalış” düşüncesi oluşabilir insanda. Amerika’da “Yalan yok, bira alacağım” mealinde bir ifade yazılı karton gördüğümü hatırlıyorum.

En yaygınlardan birisi ise “will work for food”. Bir nevi; “karın tokluğuna çalışırım” anlamında.

Geçenlerde yine içerisinden alıntı yaptığım  “Truth, Lies and Advertising” kitabının yazarı bu ifadeyle ilgili şunları belirtmiş; “Öncelikle bu karton yoldan geçenlere “ben homeless’im” mesajı veriyor. Bir adım ötesinde bulunduğum durumdan çıkmak için çalışırım mesajı veriyor ki  homeless’ların çalışmak istemeyen tembeller olduğuna dair yaygın bir önyargı var. Ve içinde bulunduğu durumdan dolayı “parasızım, dolayısıyla açım” mesajı bir diğer yön. Yani sizin vereceğiniz bozuk parayla yemek alacağım. Yemek’e yapılan vurgu ise bir diğer önyargı olan “homeless’a verilen para sigara, içki ya da uyuşturucuya gider” inancını kırıyor. 4 kelimeye sığdırılan bunca anlam gerçekten harika!”

İstanbul’a kış geliyor. Mangalda kestane tadında bir hafta dilerim…

Not: Karikatür Selçuk Erdem’e ait.