Bir e-ticaret sitesi için pazarlama; google adwords, display reklamlar ve affiliate marketingden ibaretti. İbaretti diyorum çünkü özellikle son 1 ayda e-ticaret sektörünün TV’ye yaptığı çıkarmadan hepimiz haberdarız. İşte bu çıkarma bize e-ticaret pazarının nasıl bir dönüm noktasında olduğunu rakamlardan daha iyi gösteriyor.

¨İstatistik en büyük yalandır¨denilir ya hani… Ben yalan olduğuna inanmasam da bazı dramatik değişikliklerin rakamlarla değil, olaylarla anlaşıldığını düşünüyorum. Mesela sosyal medyanın hayatımıza ne kadar girdiğini konuşup duruyoruz 1 yıldır. ¨İstatistikler, rakamlar¨ bunu gösteriyor değil mi? Bana göre anne ve babamın Facebook’a kaydolması, sosyal medyanın hayatımıza ne kadar ciddi şekilde girdiğini rakamlardan daha iyi gösteriyor. E-ticaret sektörünün son bir aydaki TV reklamları atağını da bu şekilde yorumluyorum.

Son 1 ayda TV reklamlarını deneyen markalar arasında Markafoni, Limango, Morhipo, Hepsiburada, Zizigo var. Mutlaka benim kaçırdığım markalar da vardır. Ve yine mutlaka bu siteler arasında belki daha önce de TV reklamlarını deneyenler olmuştur(Sahibinden, Gittigidiyor ve HızlıAl‘ı hatırlıyorum). Ama içinde bulunduğumuz bu dönem öyle bir dönemki TV reklamı vermeyi düşünmeyen markalar bile diğerleri tarafından bu yönde itiliyorlar.

Benim bu olaydan tek bir çıkarımım var; o da e-ticaret sitelerinin reklam bütçelerini performanstan yana kullanmaya devam ederken aynı zamanda branding (algı yaratma da diyebiliriz) konusuna da ciddi bütçe ayıran markalar uzun vadede daha güçlü bir yerde bulacaklar kendilerini. Reklam bütçesinin hepsini Google adwords veya affiliate marketing’e harcamak marka bilinirliği yaratmaya yetebilir; fakat marka tercih edilebiliğini yaratmak için daha büyük ve farklı düşünmek gerekiyor.