Lütfen artık, “sosyal medyaya giriş” zamanlarını unutun. Sosyal medyaya girdik, sosyal medya bizim hayatımıza girdi ve hızla yayılmaya devam ediyor.

Burak’ın geçen haftaki yazısında geçen bu ifadeden de anlaşıldığı üzere; sosyal medya olgusu hayatımızı -daha çok Facebook ve Twitter kanadından- kuşatmış durumda. Artık ne yaptığımızı, nereye gittiğimizi, neyi beğenip neyi beğenmediğimizi, vb. sosyal medya kanallarıyla ve kendi rızamızla halka açıyor; bir nevi -hemen hemen- her yönüyle kendimizi ifşa ediyoruz.

Tabii kendimizi ifşa ettiğimiz bu siber dünyada; -reel dünyada olduğu gibi- namuslusu var, namussuzu da; hırlısı var, hırsızı da var. Belki bizim paylaşımlarımızı, güncellemelerimizi takip ediyorlar; bizi gözetliyorlar. Bizim bulunduğumuz konumdan -evimizden, iş yerimizden, vb.- uzaklaşmamızı isteyenler ve bunu dört gözle bekleyenler bile olabilir.

Bununla ilgili olarak; Credit Sesame’in blogunda paylaştığı bir yazı ve infografik, yukarıda saydıklarımızın hiç de imkansız olmadığını gözler önüne seriyor. İnfografikteki verilere göre; hırsızların %78’inin sosyal medyanın bitmek bilmeyen nimetlerinden epeyce faydalandığı; %74’ünün ise Google’ın tartışılan Street View uygulamasındaki panoramik görüntüleri baz alarak planlamalar yaptığı görülüyor.

Bu araştırma kapsamında Büyük Britanya’dan 50 eski hırsızla yapılan görüşmelere göre; soygunların %80’inde hedefe ilk seferde ulaşılamıyor, birkaç deneme daha yapmak gerekebiliyor. %78’inde, evlerde bulunan basit ve ucuz sistemler hırsızlar için caydırıcı olabiliyor.

Bu tür hırsızlık vakalarından korunma yollarının da yer aldığı araştırmada; kullanıcıların Facebook gizlilik ayarlarını kontrol etmesi ve duruma göre ayarlaması; tanıdık kişilerin arkadaşlık listelerine eklenmesi; yaşanılan mekanların fotoğraflarının sosyal medya kanallarıyla paylaşılmaması gibi öneriler sunuluyor.

Burada paylaştığımız ve dahasını içeren infografiği buradan inceleyebilirsiniz. Yazıya son verirken; tüm Müslüman aleminin Kurban Bayram’ını kutlar, iyi bayramlar ve tatiller dilerim. Ayrıca gelecek haftaya mahsus olmak üzere -büyük ihtimalle- yazı yayınlayamayacağımı da buradan paylaşmak istiyorum.