FlightAware – Başarı Hikayesi 16

comTalks başarı hikayelerinde bu onaltıncı hafta ve yazı dizisi şaşırtıcı bir servisle devam ediyor. comTalks Başarı Hikayeleri bölümünde bu hafta FlightAware isimli canlı uçuş takip sistemi yer alıyor. Bir süredir ara verdiğimiz başarı hikayeleri serisine bu vesileyle devam etmiş oluyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda comTalks’ta sırasıyla Campaign Monitor, BigCommerce, Logik, iTeleport, TechSmith, Litmus, iData, A Small Orange , WooThemes , Smartasses , AnswerLab, GitHub, Alien Skin Software, Kentico Software, Envato, Admoda, InsuranceAgents ve Maestro Panel şirketlerinin başarı hikayeleri vardı. Seriyi yeni farkeden okurlarımız baştan başlayabilirler.

Bu seri 37signals’in Bootstrapped, Profitable & Proud serisinin Türkçeye çevirisidir.

2004’ün sonlarında Daniel Baker (sağda) ülkesinin içinde bir Cessna 172s uçuran çiçeği burnunda bir özel pilottu. İhtiyacı olan çözümü “Tıpkı ticari bir havayolu kullanıyormuşum gibi arkadaşlarımın ve ailemin uçuşlarımı takip edebilmelerini istedim.” diyerek açıklıyor Baker ve ekliyor “Kendi uçağımı uçuruyor olabilirim ama yine de yere indiğimde araca ihtiyacım oluyordu. Bazı ticari şirketler bu hizmeti sağlıyordu ama bu da aylık 1.000 $ gibi bir meblağ tutuyordu yani aile ve arkadaşlar için pek de gerçekçi bir çözüm değildi. FAA ile iletişime geçtim, devletle çalışmanın bazı püf noktalarını öğrendikten sonra canlı olarak uçuşların veri akışına ulaşmayı başardım.”

Sonrasında Baker boş zamanlarında bu veriyi doğru aktarabileceği bir altyapı ve web arayüzü planlamaya başladı. Arkadaşları Karl Lehenbauer ve David McNett’i yardımcı olmaları için işe aldı. Altı ay sonra ilk FlightAware.com‘u yayınlamışlardı. Baker’a göre projesi pilot topluluğu arasında “rüzgar gibi” yayılmıştı.

“Çok geçmeden telefon çalmaya başladı. Bir adam arayıp özel uçuş raporu istedi. Birilerinin elimizdeki değerle ilgilenmesinden çok memnundum. Bir excell dosyası geliştirip ücretsiz gönderdim. Sonra arayan adamdan 200$ istedim o da seve seve ödedi. Sonra arayan adamdan benzer bir iş için 500$ istedim, yine problem değildi. Çok geçmeden farketmiştim ki gerçek bir iş fırsatının içinde oturuyorum. Çok geçmeden telefon sayısı arttı ve telefonlara bakmak için birini işe alma konusunda bana cesaret verdi.”

Hızlı büyüme donanım ve bant genişliği gibi maliyetler doğurdu. Başlarda Baker kendi kredi kartıyla giderleri ödüyordu. “Birden 6.000$’a bir sunucu aldım ve onu direkt kartımla ödedim. İşe yarayacağını düşünmüştüm; hesaplamalarıma göre Ekim 2005’te şirket günlük 20$ kazanıyordu. Bu sayede bir yıl olmadan kendi kendimi düze çıkarabilirdim. Sonra gördük ki sandığımızdan daha hızlı büyüyoruz bizde elimizde ne var ne yok bant genişliği, donanım ve web tasarımına yatırdık. Toplamda karlılığa ulaşmadan önce 25.000$ harcamıştık. 2006’nın Mart ayından bu yana da kârlı bir şirketiz.”

Uçuşlara detaylı bakış

Bugün site tamamen bitmiş durumda. Diğer uçuş sitelerinin yaptığı gibi uçuş durumlarını havayolu şirketinden alıp direkt sunmaktansa bizzat canlı uçuş ve operasyon verisi sağlayabiliyor. Buna radar pozisyonları, uçuş düzenlemeleri, hava durumu, gecikme tahminleri, uçuş trendleri ve daha fazlası da dahil. Baker ‘a göre site ayda 2 milyon’dan fazla insana hizmet veriyor. Özel ve havayolu uçuşlarının oranının 50% 50% olduğunu da ekliyor. Üstelik site ayda 150m reklam gösterimi de yapıyormuş.

Ek gelirler resmi veri hizmetlerinden geliyor. Baker açıklıyor; “Bir uçak sahibinin tüm uçuş geçmişini öğrenip vergileri halletmesinden, uçak motoru üreticilerinin gerçek uçuş şartlarını değerlendirebilmesine FlightAware’in tarihi veri tabanından değerli cevaplar bulabildiğimiz pek çok soru var. Üstelik ilginç soruları olan pek çok şirket de var.” FlightAware aynı zamanda havacılık endüstrisi için geliştirdiği ürünlerden de kâr ediyor.

Baker ‘a göre FlightAware yayınlandıktan 18 ay sonra 1m $ ‘ın üzerinde kazanmıtşı. “Hiç iş planımız ve hatta gerçek bir ürünümüz olmadığını varsaydığımızda başarılı sayılabilir.” diyor. “Bugün, satışlar milyonlarla ölçülüyor fakat büyümemiz her yıl 40% ile 75% arasında değişiyor. Toplam iki ofisimizde 20 elemanımız var. Ofislerimizden biri Hueston diğeri New York’ta. Veri merkezlerimiz ise üç farklı şehirde. Hueston, New York ve Londra. Bu durumun birkaç yıl yeniden büyümeye geçmeden sürdürmemiz gereken bir hacim oldğunu düşünüyoruz.”

“Hiç iş planımız ve hatta gerçek bir ürünümüz olmadığını varsaydığımızda başarılı sayılabilir.”

Bildiğiniz nokta-com’lar gibi değil

Genç bir internet şirketi pinpon oynayan ve şort giyen adamları aklınıza getiriyor olabilir. Fakat FlightAware bu değil. “Telefonlarımıza hafta içi sabah 7 ‘de bakmaya başlıyoruz, üstelik haftanın 7 günü de açığız. Sabah saat 9 ‘da hemen herkes işte oluyor ve takım giyiyoruz.” diyor Baker ve ekliyor; “Diğer .com şirketlerinin dışında biz uçak yapım işlerinde, uçak ekibinin düzenlenmesinde, tatil planlarında etkin oluyoruz. Müşterilerimizin gecikmelerle ilgili en ufak bir espri anlayışı yok. Görünüşe göre daha çok bir kurumsal hizmet firması gibi davranıyoruz, takip, yedekleme konusunda hasta derecede titiz sayılabiliriz ve asla bir hata sayfasına çizgifilm karakteri koymuyoruz.

“Fakat bu bizim yavaş hareket eden sıkıcı bir bürokrasi olduğumuza veya eğlenmediğimiz anlamına gelmiyor. Her eleman iç işleyişteki bazı rutinlerden siteye koyacağımız bir özelliğe kadar şirket içindeki herhangi birşeyi değiştirip, geliştirme konusunda cesaretlendiriliyor. Geliştiricilerin yazdıkları kodlar pek çok zaman 24 saat geçmeden milyonlara ulaşmış oluyor.

“Yaptıkları işin cabucak milyonlara ulaşabilmesi onlar için bir motivasyon. Geliştiricilerin genellikle yayınladıkları veya başka birşeye çevirdikleri bazı hobi projeleri var. Bunlar zaman içinde bizim öğlen yemeği sipariş sistemimize veya kahve makinesinde eğer taze kahve varsa sitenin üst kısımında geliştiricilere özel bildiri veren bir sisteme dönüşüyor.

Bu hobi projesi LunchAware olarak adlandırılıyor ve restoranlar arasında oylama yapmaya, öğlen yemeyi siparişi vermedilerse sipariş vermeye hatta ödemeyi otomatik olarak kartlarından yapmalarına olanak sağlıyor.

“Satış tarafındaysa hemen herkes kendi stratejisi, pazarı hatta ürünü ile gelebilir. Tabi eğer insanlar ürünleriyle ilgileniyorsa ve biz o ürünü sağlıklı olarak verebiliyorsak. Satış ekiplerimi yalnıca FlightAware ürünleri satmazlar onları aynı zamanda geliştirip tasarlarlar.”

“Satış ekibimizden Matt Davis birkaç farklı özelliği paketleyip özel jetler için terminal hizmetleri veren FBO’lara satabileceğimizi düşündü. Projenin adını FBO Toolbox koydu ve aylık 100$’dan satmak istedi. Rakiplerinden 10 kat daha ucuz olan bu ürün hem pazarı hareketlendirdi hem de başladığı günden bu yana yüzlerce lisans sattı. Ürün benzin fiyatlarını takip ediyor ve uçağın ne kadar yakıta ihtiyacı olacağını öngörüyor. Ürünü geliştirirken bir şirket kararı almadık, ben ve CTO sürece hiç dokunmadık. Enson tasarım ajansımızın konu ile ilgili bir broşür hazırlayıp hazırlamayacağını sordu ve ben kabul ettim. İçinde ne kadar özellik olduğunu görünce etkilendim, gayet iyiydi.

Büyüme sancıları

Büyüme sancısı olarak Baker ‘a göre ne büyük olay elemanlarını “yapıcılardan, yöneticilere” dönüştürmek olmuş. “FlightAware pek çok şirket gibi kendi alanında Rock yıldızı olan bazı insanlar tarafından kuruldu.” diyor ve ekliyor “Rock Yıldızı Geliştirici, Rock Yıldızı Veritabanı Mimarı, Rock Yıldızı İşadamı vs vs. Bir ürünü bu kadar hızlı çıkarabilmemizin sebebi, tonla medya alanı yakalamamızın ve binlerce müşteri kazanmamızın sebebi bu ekip.”

Baker’den tavsiyeler

Yapmak istediğiniz birşeyi yapın, çevresine iş ve parayı koyun. Sırf klas bir fikir olduğu için bedavaya bile yapacağınız bir iş yapın.

Pek çok yerde “inanılmaz pazar verisi” ya da “pazarı domine eden şirket” gibi terimlerle anıldım fakat aslında olay o değil. Uçuş takibi yapmak istedim ve bu beni gerçekten heyecanlandırdı. Başarılı olmamızın sebebi gelişimi tetikleyen fanatik tutkumuzdu. Tüm o tutku bugün herkesin kullandığı bir servise, şirketini seven elemanlara ve müşterilere dönüştü. Eğer bir işi sadece para yapmak için yapıyorsanız bu işinizde görünür.

“Sonra şirket gerçek bir işe ve ticari yapıya dönüştü ve rock yıldızı adamlar birden birkaç elemandan sorumlu yöneticilere ve birkaç farklı projeden sorumlu insanlara dönüştüler. Gayet anlamlı ve büyümenin aslında doğal yolu bu fakat sonra farkettik ki en kıymetli adamlarımızı kendi işlerinin dışında bazı alanlarda kullanmaya çalışıyoruz.”

“Herkes için bir öğrenme deneyimi olmaya devam ediyor; Sahip olmadığınız bir özelliği geliştirmek çok fazla çaba, iletişim ve kişisel motivasyon gerektiriyor. Anahtar şu; çok iyi bir yönetici olmayı istemeniz gerekiyor, tabi eğer başka birşey olmayı istemiyorsanız. Çünkü şirketi ileri götürmeye adanmış olmalısınız.

“Kendimi örneklerde çok kullanıyorum. Hergün daha önce hiç yapmadığım birşey yapıyorum. Daha önce hiç 6 yıllık bir şirktin CEO’su olmamıştım. FlightAware isimli bir şirketin 1, 2, 3, 4, 5, yaşındaki halinde CEO’luk yaptım, hergün yönettiğim şirket daha önce yettiğim herhangi bir şirketten daha büyük daha eski.”

Çıkış Stratejisi?

Baker’in karşısında durduğu en önemli konulardan biri ise müşteri taleplerinin kölesi olmak. Ona göre “Müşteriler, veya potansiyel müşteriler, “eğer şunu yaparsan ben alırım, herkes de alır” derler. Gerçekten de o ürünü geliştirmek heyecan verici olabilir. Her nasılsa hem FlightAware hem de önceki şirketlerimde bu konudan muzdarip oldum. Problem şu; insanlar aslında sen ortaya çıkarmadıkça ne istediklerini bilmiyorlar. Bunun sebebi müşterilerin aptal olması falan değil, ben de öyleyim. Bir özelliğin  üzerine çok düşüyorum fakat sonra görüyorum ki aslında o kadar da işe yaramıyormuş yani düşündüğüm kadar iyi bir fikir değilmiş.”

Baker’ın hedefi en geniş ve güvenilir havacılık verisine sahip havayolu şirketi olmak ve havayolu ekranlarından iPhone uygulamalarına kadar herşeye hayat vermek. Çıkış stratejisi için ise onun yorumu şu “Gerçekten düşündüğüm birşey değil. Şirketi 50 yıl aralıksız büyütmek istiyorum demiyorum elbette fakat bir kişinin sürekli çıkış stratejileri, halka açılma stratejileri vs gibi konuları düşünerek başarılı olabileceğine inanmıyorum. Potansiyel alıcı ürünleri her gün kullanmıyor ve biz ürünleri ve şirketi onlar için kurmadık. ”

“bir kişinin sürekli çıkış stratejileri, halka açılma stratejileri vs gibi konuları düşünerek başarılı olabileceğine inanmıyorum”

Author

Bir internet sakini. Sırasıyla Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı, Proje Yöneticisi, Yönetici Asistan ve Birim Yöneticisi olarak farklı şirketlerde çalıştı. Zaman içinde tanıştığı değerli arkadaşlarını comTalks'ta toplayarak buradaki ekibin bir araya gelmesine vesile oldu. Öğrenmekten ve paylaşmaktan hep büyük keyif aldı. 2011 yılında İnternette Reklam Rehberi kitabını (www.internettereklamrehberi.com) yazdı. Beş yıl kendi şirketiyle dijital medya planlama ve iş geliştirme hizmetleri verdikten sonra Crossover'da Türkiye Genel Müdürü olarak çalışmaya başladı.

Bir Cevap Yazın

comTalks yazılarını ve gelişmelerini ilk sen duymak istiyorsan e-posta adresinle bültene üye olabilirsin. Asla spam yapmayız.
TwitterFacebookGoogle+