22 Aralık’ta Techrunch Avrupa’da bir yazı yayınlandı. Rocket Internet‘in kurucusu olan Samwer kardeşlerden Oliver Samwer’in kardeşlerine ve bazı ülke yöneticilerine yolladığı bir e-posta’dan bahsediyordu bu haber. Techcrunch mail hakkında kendi yorumunu yapmış, irdelemiş maili. Oliver Samwer’in bu maili Avrupa’da bir efsane haline gelen Samwer Brothers’ın yaptığı işlerde nasıl efsaneleştiğini çok iyi anlatıyor aslında. Bu mailde yazılan bazı maddeleri Türkçe’ye çevirmek ve yönetim tarzı açısından Samwer’lerin bakış açısını yansıtmak istiyorum.

there are only 3 areas in ecommerce to build billion dollar business: amazon, zappos and furniture.

E-commerce alanında milyar dolarlara ulaşmak için sadece 3 adet alan olduğunu belirtiyor Samwer: Amazon, Zappos, mobilya. Hadi mobilya sektörü tamam diyeceksiniz, diğer ikisi alan değil, sektör değil.. Mailin devamında da göreceğiniz üzere, Samwer’in Amazon ve Zappos’a karşı enterasan bir ilgisi var. (İlgi kelimesinin altını siz doldurun) Rocket Internet’in en büyük başarı hikayelerinden biri olan Zalando, Zappos’un Avrupa’daki kopyası olarak nitelendiriliyordu.

Team in India, Turkey, Australia, South Africa, South East Asia, I want you to change strategy and become the fastes, most aggressive and most succcessful company we ever built….And do not tell me that you are following the strategy already, today from india to turkey, you have implemented 20% of this. Now it is time to either decide we will die to win or to give up.

Hindistan, Türkiye, Avustralya, Güney Afrika ve Güneydoğu Asya’daki takımların stratejilerini değiştirip pazarlarındaki en hızlı, en agresif ve en başarılı şirketler haline gelmesini istiyor Samwer. Mevcut stratejiyi zaten uyguladıklarını söylemelerini istemiyor, Hindistan’dan Türkiye’ye bu stratejinin sadece %20’sinin gerçekleştirildiğini söylüyor. ¨Şimdi karar verme zamanı; kazanmak için ölecek miyiz yoksa vaz mı geçeceğiz?¨

We must be number one latest in the last month of next season….Because only number one can raise unbelievable money at unbelievable valuations….I have seen it how easy it is for me in Brazil and how difficult in Russia, because our team fucked up.

Samwer Brezilya’daki girişimler için yüksek miktarlarda yatırımlar sağlamış fakat aynı şeyi Rusya için söyleyemiyor. Neden? Çünkü Rusya’daki takım ona göre resmen çuvallamış. Tüm mail boyunca Samwer’in Rusya hakkındaki görüşleri açıkça belli oluyor. Ve hatta Rusya’daki başarısızlığın oradaki takıma neye mal olduğunu, eğer aynı başarısızlığı gösterirlerse mevcut takımların başına da aynı şeyin geleceğini söylüyor.

assume that your competition will do crazy things: tv, groupons, selling below cogs, … you must assume eveything in your plan so that there are no surprises. i do not accept surprises. i want this planned confirmed by all three of you: you must sign it with your blood.

Geldik en can alıcı paragrafa. Samwer takım liderlerinden istediği strateji planında her şeyin düşünülmüş olmasını, gün sonunda hiçbir bahaneyi kabul etmeyeceğini söylüyor. Son olarak da ¨Hazırladığınız bu planları 3ünüz de onaylayın. Planlarınızı kanınızla imzalamalısınız¨ diyor. Evet mecaz mecaz da… Nereye kadar. Daha önce de Rocket’ın agresifliğe olan düşkünlüğünden bahsetmiştim. Fakat bu agresiflik bazı yerlerde hem şirket içi hem de şirket dışındaki insanların huzurlarını bozacak cinsten.

you need more top people. more mckinseys, goldman. find young talent, aggressive talent, smart detailed.

Bundan epey zaman önce Rocket yöneticilerinden biriyle yaptığım bir görüşmede ekiptekilerin akademik ve kariyer geçmişleri beni çok etkilemişti. Dünyanın en iyi okullarından mezun olup yine dünyanın en iyi şirketlerinde çalışan insanlardan oluşuyorlardı. Maliyeti yüksek fakat etkinliği neredeyse kesin olan aynı zamanda çalışkanlıklarını düşündüğümüzde de verimlilik açısından yüksek bir ekip. Buradaki gençk kelimesi de önemli. Ben tanıştığımda ekibin yaş ortalaması 24-26 civarındaydı.

Summary: i give you all the money to win, i give all the trust, but you come back with unmatched success. If i see that you are wasting my money, that you are not german detail oriented, that you are not fast, that you are not aggressive, that you are not data driven, that you are not doing logistics well, upload inventory fast, buying wrong inventory, then i get angry and do like in russia, where no people leading the company now and i lost a ton of money and the founders lost 50% of their equity and no salary for 6 months. we are in the same boat, everyone has to do his mission.

Yukarıda bahsettiğim, ¨Rusya’nın başına gelenler bunlar, siz de dediklerimi yapın, aynı şeyler sizin başınıza da gelmesin¨ kısmı… Rusya’da tam olarak ne oldu bilemiyorum ama Oliver Samwer’in sonuçta durumdan hiç hoşnut olmadığı kesin. Rusya’daki ekip de bunun sonucunda hisselerinin %50’sini kaybetmişler, 6 ay maaş alamamışlar. Diğer yandan şu cümle ise virgülüne kadar doğru; ¨Hepimiz aynı teknedeyiz, herkes üzerine düşeni yapmalı¨

I am the most aggressive guy on internet on the planet. I will die to win and i expect the same from you!

İşte tüm maili, hatta Samwer’in yönetim tarzını, iş hayatına bakış açısını anlatan cümle bu. Internet dünyası bu kadar sert ve agresif bir girişimci gördü mü bilmiyorum. Tarzıyla Richard Branson kesinlikle farklı olan bir girişimci mesela. Ama Samwerlerin de artık ¨Win like a Samwer¨ dedirtecek bir tarza ve etkiye sahip olduklarını düşünüyorum.

Genel olarak, dışarıya sızan bu mailde yer alan düşünce ve yönlendirmeler aslında bir internet şirketinin, hatta girişiminin, başarıya ulaşmasındaki çok önemli noktaları gözler önüne seriyor. Bazı ayrıntılara karşı çıkabiliriz; örneğin rakiplerini Blitzkrieg yöntemiyle alt etme düşüncesi.. Bu kelimeden yazıda hiç bahsetmedim: Blitzkrieg II. Dünya Savaşı’nda Nazilerin kullandığı savaş taktiklerine verilen isim. Almancam çok iyi değil ama, tuzak yöntemi de deniliyor. Samwer bu kelime için daha sonra Techcrunch’a bir özür yazısı bile göndermişti, kullandığı bu kelimenin maksadını aştığını söyleyerek. Öyle ya da böyle yanlış tarafları olduğu kadar, doğru tarafları da var bu mailin. Özellikle kişisel olarak hiç sevmediğim; ¨Oturup bekleyelim de görelim¨ bakış açısına karşı olması nedeniyle proaktif ve belli bir dereceye kadar agresif olmak her şirketin yararınadır diye düşünüyorum. Ama¨kanla imzalamak¨ konusunda tereddütlerim var…