Selim ajansın asansöründen çıkarken son defa üstünü başını kontrol etti. Aldığı tavsiyeye uymuş, takım elbise giyinmemişti. Canlı renkli, şık bir gömlek, onu tamamlayan bir v yaka kazak. Ajansta göreceği tiplerden çok farklı değildi. Gülümseyen bir yüz ve sağlam bir el sıkış. Güvenli bir yürüyüş, dikkatli bir ses tonu.

Masaya yönlendirildi, bir su istedi. Elindeki dosyaları masaya bıraktı ve duvardaki resimleri biraz inceledi. Birazdan kapı açıldı ve içeri şık bir hanımefendi girdi. Selim ayağa kalktı, “rahatsız olma” dedi kadın elindeki defteri ve dosyayı masaya bırakıp yerleşirken.

– Eveet, Selim. Hoşgeldin.
– Hoşbulduk, merhaba.
– Nasılsın, hmm… Şöyle bir CV’ne bakıyorum. İlginç olmuş. İlginç olmuş da nereden aklına böyle birşey geldi. Niçin böyle bir şey yapma ihtiyacı duydun?
– Sanırım kendimi böyle ifade etmek istedim.
– Aslında ben böyle şeyler yapmanı pek önermem.
– ….
– Yani bu seni biraz özenti gibi, fazla heyecanlı gibi göstermiyor mu sence?
– Ben biraz da bunu göstermek istiyorum zaten. Bu iş beni heyecanlandırıyor. Gördüğünüz gibi çok da deneyim sahibi…
– Niçin böyle bir işte çalışmak istiyorsun?
– Severek yapacağımı düşünüyorum.
– Hmm, burcun ne Selim?
– Kova.
– Reklamcılık hakkında ne biliyorsun?
– Okuduğum kitaplar var, iyi bir reklam takipçisiyim, tabi her zaman da öğrenmeye açığım.

Selim’in eli sık sık dosyasına gidiyordu ama bir türlü nasıl yapıp da hazırladığı Mercedes çalışmasını göstereceğini bilemiyordu. Öte yandan da kadın çok acelesi varmış gibi hareket ediyor, sanki pek de dinlemiyordu Selim’i.

– Peki Selim, aslına bakarsan bize bir Senior Copywriter lazım, ama sana Junior pozisyonumuz için önümüzdeki dönemlerde dönebiliriz. Ne dersin?
– Elbette…