1 ) Kağıt üzerindeki bir proje ya da işi kuruluş aşamasına getirdiğiniz ya da sadece fikir olan bir ürünü market rafına kadar getirdiğiniz oldu mu? Nasıl bir deneyimdi? Selim gibi kariyerinin başında olan birisi için bu çok iyi bir soru olmasa da verilecek cevaplar vardı elbette bu soruya da. Mesela okuldaki kulüp deneyimini anlatabilirdi. Akıllarına gelen bir fikirden hareketle uzun çabalar sonucu kulüplerini kurmuşlardır arkadaşlarıyla. Yasal gereksinimler, fiziki gereksinimler, inanç, takım oyunu ve faaliyete geçen bir kuruluş olarak Selim’in kurucuları arasında bulunduğu öğrenci kulübü. Aslında bu soruya benzer bir cevap bu kulüpte yaptıkları bir etkinlik de olabilirdi. Sorunun temel amacı varsa görüşme yapan kişinin proje anlamında girişkenliği, üreticiliği, takım oyunundaki becerisi gibi konularda fikir sahibi olmak. Zaten genel olarak projeyi anlatmaya girişen bir aday, birkaç cümle sonra iyi yaptığı ve iyi yapamadığı işleri “dökmeye” başlayacaktır.

2) Sıkışık ve kesin bir zaman sınırı olan zor bir görevde nasıl bir çalışma sisteminiz olurdu? Burada amaçlanan, muhtemelen planlama yeteneği, organizasyon yeteneği gibi konularda fikir sahibi olmak. Selim gibi henüz deneyimi olmayanlar böyle bir soru karşısında yine bir öğrenci etkinliği deneyimini ya da hiç çalışmadığı bir sınava 2 saat kala nasıl hazırlık yaptığını da anlatabilir. Elbette ki önce hedefleri belirlemek; (en az 45 almalıyım), mevcut durumu iyi analiz etmek (ilk 2 haftanın konularını iyi biliyorum, diğerleri yok gibi), iyi bir zaman planlaması, (2 saatin ilk saati okuma, ikinci saat seçilen bölümlerle ilgili keywordslerle hafıza çalışması) ve tabii ki gerçekleştirme (execution) iyi bir yöntem olarak düşünülebilir.

3) Zorlu amirlerin altında çalışma tarzınız nasıl olurdu? Bir profesyonelin cevabı, “burasının bir iş yeri olduğunu unutmadan, duygusal olmadan, işime konsantre olarak çalışırım. Bir şekilde hakkımın yendiğini ya da iş akdine uygunsuz davranıldığını düşünürsem, ilgili amire (insan kaynakları ya da bir üst amir) durumu raporlarım” olabilirdi. Bir yeni mezun ise zorlu bir hoca ve dersi aynı şekilde örnekleyebilir.

4) “Çok iyi çalışmak” sizin için ne anlama geliyor? Çok iyi çalışmak istenilen sonucu elde ettiğiniz çalışmayı yapmaktır. İnsanlar sizin dalgalarla ne kadar boğuştuğunuz ile değil, gemiyi limana sağ salim getirip geatiremediğinizle ilgilenir. Aslında bu hayata dair de birşeydir. İş yaşamında bu sorunun cevabını öğrenmesini istediğiniz o kadar çok kişiyle karşılaşıyorsunuz ki!

5 ) Beni sizin mahallenize taşınmaya ikna edin. Bu güzel bir soru işte, biraz farklı düşünmek gerekir bu soru için. Öncelikle sizinle görüşme yapan kişiye “sizin için yaşadığınız yerde en önemli şeyler nelerdir?” diye sorabilirsiniz. Bu soruya cevap vermezse, “görünüşe gore 30 yaşlarında ve evlisiniz (yüzüğe bakarak), belki çocuğunuz da vardır, Ya da yakın zamanda olmasını planlıyorsunuz, öncelikle bizim mahallede küçük ve çok sevimli ve güvenli bir park var. Üstelik parkın etrafı herkesin faydalanabileceği meyve ağaçlarıyla çevrili. Artık İstanbul’da böyle yerler bulmak çok zor. Eminim bir aracınız da vardır, bizim mahalledeki tüm evlerin kendi otoparkları var, bu anlamda da rahat edeceksiniz. Son olarak ekleyeyim, bizim mahallede kiralık ya da satılık ev bulmak çok güçtür, çünkü gelenler bir daha kolay kolay taşınmazlar… Eğer size öncelikleriyle ilgili bir cevap verdiyse, o önceliklerden bahsetmek güzel olacaktır.

Soruların kalanlarına geçmeden önce kendim birkaç soru eklemek isterim…

“Anneniz hasta olduğunu söyledi, size çağırıyor ve yetişmesi gerek çok önemli bir işiniz var, napardınız?” Bir de

“Klimanjaro dağını İstanbul’a nasıl getirirdiniz?”

Devamı haftaya efendim, sağlıcakla kalınız…