– hmm, ilginç bir CV olmuş.Sosyal medya ile aran iyi anlaşılan.

– en iyi şekilde takip etmeye çalışıyorum.

– sana bazı müşterilerimizin hesaplarını versek, bunları yönetebilir misin?

– elbette

– mesela bir otomobil markasını versek sana, nasıl yönetirdin?

– elbette ki marka ile ilgili verilen direktifler doğrultusunda. tabi bir de genel kurallar var, sosyal medya için geçerli olan.

– hmm, şimdi konuşmaya başlıyoruz (gülümseyerek)

– bunlar tamamen hangi kanalda, hangi amaçla yer aldığınıza göre, nasıl bir algı yönetimi yapmak istediğinize göre değişiyor. Ama elbette ki, doğru Türkçe kullanmak, özenli bir iletişim diline sahip olmak gerek. Sosyal medyada marka ile kullanıcısı birebir iletişim kuruyor çünkü.

– diğer mecralarda da bir iletişim söz konusu değil mi?

– daha çok tek yönlü bir iletişim var, tüketici size ancak bir mail açabilir ya da bir müşteri hattı varsa telefonla iletişime geçebilir, burada da bir yaptırım söz konusu değil. ama facebook’ta şikayetçi bir kullanıcı “herkesin içinde” size ağzına geleni söyleyebilir.

– güzel. peki nasıl 100.000 kişiye ulaşırız facebook’da.

– reklam vererek ya da bazı kampanyalar gerçekleştirerek. organik büyümeyle de belli rakamlara ulaşılabilir elbette. özellikle bir araba markası düşünüldüğünde o marka araç sahipleri mutlaka sayfayla ilgileneceklerdir.

– sence sana bir iş teklifinde bulunur muyuz?

– sosyal medya hesaplarınız varsa yönetecek, sanırım beklenti içerisinde olabilirim.

– peki son bir soru, kariyerinin başındasın, kariyerinin sonunda da reklam yazarı olarak mı görüyorsun kendini?

– öncelikle çok iyi bir reklam yazarı olmak istiyorum.

– pekala, tebrikler, sana bir teklifte bulunacağız,  umuyorum yine görüşürüz…