Değerli comTalks okurları öncelikle şunu belitiryim Rocket’in ve Rocketeer’lerin başına gelene  üzüldüm. Biraz sonra okuyacaklarınız aslında üzülmeme hiç gerek olmadığını düşündürebilir ama biraz sektör milliyetçisi biraz da insancıl taraflarım ağır bastığı için en nihayetinde bu kadar insanın işsiz kalması ve bu kadar paranın boşa harcanması beni mutsuzluğa itti.

Haber yeni bir haber değil ama bu tür şok gelişmeler üzerine ani tepkiler vermektense biraz kafa yorup, araştırıp, konuyu enine boyuna inceledikten sonra tepki vermek gerektiğine inanırım hep. Tıpkı vaktiyle Rocket’teki bazı arkadaşların işbilmezliklerinden ve tecrübesizliklerinden kaynaklanan kendi hatalarını benim şirketimin ve ekibimin üzerine yıkmaya çalışıp, bizi Amerika’daki genel merkeze şikayet ettikleri zaman, hemen tepki vermeyişim gibi. 

O dönem Rocket ekibi bizim sistemimiz üzerinde sırf ortak yatırımcılarımız olduğu için normalde üstüne para verseler alamayacakları bazı iltimaslara sahip olmuşlardı. Ama bunları detaylı şekilde öğrenip önce teknik tarafını çözmek yerine pazara agresif girişlerini daha da körüklesin diye hemen üstüne atladılar. Her zaman olduğu gibi acele işe şeytan karıştı ve sizin güzel canlarınızı sıkmak istemediğim bazı detaylar (kod kalibrasyonu, kefaret belirsizliği, alt üst limitlerin iyi analiz edilmemesi gibi) atlandığı için ilk kitlesel kampanyalarında ciddi bir müşteri memnuniyetsizliği yaşadılar. Burada ırkçılık yapıp Türk kafası, Alman kafası demeyeceğim ama hala özünü kavrayamadığım bir sebepten dolayı bu durumu krize dönüştürüp bizi Amerika’daki genel merkeze şikayet ettiler. Bunu yapan birebir Türk Rocket çalışanları olduğu için sinirim katbe kat arttı ama o dönemki CEO’muzla birlikte konuyu detaylıca araştırmadan tepki göstermemeye karar verdik. Yani adama hem iyilik yapıyorsun hem senin arkadan konuşuyor böyle ilginç bir durum ama biz yine de efendiliğimizi bozmadık. En nihayetinde söz konusu kampanyayla ilgili tüm iletileri didik didik edip inceledikten sonra (500 mail, 200 telefon konuşması gibi bir rakamdan söz ediyorum) sorunun bizim ekipten değil bizzat Rocket çalışanlarından kaynaklandığını belirledik (hata değil ama bilgisizlik). Bunun üzerine durumu önce kendilerine anlattık (tıpkı onların en başta yapması gerektiği gibi) daha sonra da Amerika’ya kişileri ve kurumları suçlamadan olayın genel bir özetini anlattık (tıpkı profesyonelllerin yapması gerektiği gibi).

Evet, sizi bu geçmiş mevzuyla alakadar etmemin sebebi internette özellikle e-ticarette Türkiye’ye gelen bazı yabancı yatırımların dışarıdan toz pembe gözüken çalışma ortmalarının aslında içerde sentetik bir cehennem yarattığını bilmeniz içindir.

Bildiğiniz gibi Rocket bir European Founders kuruluşu. Yani meşhur Samwer biraderlerin kontrolünde olan bir girişim. Samwer biraderlerin ikisiyle (Marc ve Oliver)  tanışmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki hayatımda gördüğüm en zeki ve en çalışkan insanlar olabilirler, saygım sonsuz. Öte yandan hiçbirinizin uzun vadeli olarak onlarla çalışmak isteyeceğinizi zannetmiyorum. Zira talepte üst limit tanımayan bir yönetim anlayışına sahipler. Bugün yüz sattıysan yarın bin, öbür gün iki bin, bir ay sonra milyon satmanı bekleyebilirler. Diyelim milyon sattın bu seferde ekibin üçte birini işten çıkarıp karlılık oranını artırarak milyon satmaya devam etmeni isterler. Ben bu tempoya bir sene bile dayanamadım aranızda daha cengaver kapitalist köpekbalıkları varsa buyursunlar yeni Rocketlere başvursunlar.

Yalnız bu hep kazanan, hep daha çok kazanan ve daima büyüyen model bazen tıkanıyor şöyle ki her pazarın dinamikleri kendi içinde değişiyor. Örneğin Amerika ve batı Avrupada çok satan ve başarısını koruyan modeller Türkiye’de klonların agresif fiyat politikaları yüzünden zarar edebiliyor.Öte yandan  Rocket modelinde görüldüğü gibi agresif büyüme ve deli gibi para harcayarak organik olmayan yolla kitlesel trafik çekme her zaman karlılık ve çok satış anlamına gelmiyor. Bizim ofisimizde bir toplantı odasında başlayan ve 4 kişiyle aksiyona geçen ekibin 1 seneden kısa sürede 400 kişiye ulaşması bence ciddi derecede suni bir rocket efekti. Bir dönem belki hatırlarsınız ziyaret ettiğiniz 10 sayfadan 8 tanesinde rocket markalarının bannerlarıyla karşılaşıyordunuz. Üstüne üstlük posta kutunuzu her açtığınızda 30-40-50 TL veya anında %20 indirim öneren Rocket  mesajları alıyordunuz. Dijital medya satanlar belki bana çok kızacak ama ben bu modelin çok doğru bir model olduğunu düşünmüyorum. Zira Rocket’in bu agresif online marketing politikası Türkiye’de CPC ve CPM fiyatlarını yükseltmekten başka bir işe yaramadı. Rocket markalarına yönlendirilen kullanıcılar asla ve asla bir Markafoni, Limango ya da Trendyol’daki alışveriş frekanslarını sağlamadılar. Evimister, Zidaya, Sporena ve saymak istemediğim diğerleri asla yukarıda adı geçen başarılı alışveriş sitelerinin kullanıcı ilişkilerinde yakaladıkları samimiyet ve güven duygusunu yakalayamadılar.

Belki de hepsinden önemlisi aldığım duyumlara göre tam tamına 150.000 parça ürün şu an Rocket depolarında Doğan Online’a satılmak için bekliyor. Yani bu ticari operasyon tamamıyla başarısızlıkla sonuçlanmış. Geri çekilme stratejisi de tartışmaya açık zira her şikayet sitesinde Rocket markalarıyla ilgili açılmış ve hala cevaplanmamış yüzlerce başlık var. Bu 400 kişilik ekibin kaçı CRM ile ilgileniyordu bilmiyorum ama bence Rocket’in bordrosundan en son çıkması gereken onlar. İnternette ticaret yapan her kurum iflas edebilir yada stratejik olarak pazardan çekilme kararı allabilir ama CRM konusunda arkasında bırakacağı enkaz sektörün geneline zarar verdiği için bu konularda çok dikkatli olmalılar.

Geçen haftaki eğlenceli yazıdan sonra bu hafta biraz canınızı sıktıysam kusura bakmayın ama hayat böyle işte internet dünyasında da her gün mutlu, neşeli, başarılarla dolu geçmiyor. Sağlıcakla kalın.

Not: Foursquare’den Charlie gizlilik nedeniyle kırılımları paylaşamayacağını ama çok yakında top checkinler le ilgili bir basın bülteni yayınlayacaklarını söyledi.

Not2: Rocket çalışanlarının büyük çoğunluğu  gerçekten yetkinlik sahibi insanlardı çünkü işe alınma süreçlerine uzaktan da olsa şahit oldum. Bir gün yollarınız kesişirse lütfen benim yazımdan dolayı onlara önyargılı yaklaşmayın.

Yours truely