Jobvite’in 2012 ikinci çeyrek içerisinde 1000 insan kaynakları profesyoneli arasında yaptırmış olduğu Sosyal İşe Alım araştırması geçtiğimiz ay içerisinde yayınlandı. Aşağıda da detaylı sonuçlarını bulabileceğiniz araştırma, insan kaynakları dünyasında önemi her geçen gün artan sosyal işe alım kavramının ne kadar yaygınlaştığını ve neleri değiştirdiğini açık bir şekilde göz önüne sermekte.

Araştırmanın dikkat çeken verileri arasında ise şunları sayabiliriz: 

Ne durumda?

  • 2012 ve sonrası için bakıldığında işe alım süreçlerinde dijital kanalların kullanım oranının %92’ye çıkıyor olması beklenen bir şey. LinkedIn ise tabi ki bu konuda en çok kullanılan araç.
  • 2012’de Facebook’un kullanım oranının %66, Twitter’ın kullanım oranının %54 olması dikkat çekse de; aslında bu iki kanalın yeteri kadar efektif kullanılmadığı söylenebilir.
  • Araştırmaya katılanların %89’u LinkedIn üzerinden başarılı bir işe alım gerçekleştirdiklerini belirtseler de, aynı kriterde Facebook’un oranı %26, Twitter’ın ise sadece %15. Bu iki kanalda gidilecek daha çok yol olduğu söylenebilir.

Neyi değiştirdi?

Araştırmanın aslında en önemli bölümü burası. Bakılacak olduğunda:

  • Sosyal işe alımın, işe alım sürecini %20 oranında kısalttığı
  • Aday sayısını %49 artırdığı
  • Aday kalitesini ise %43 oranında artırdığı dikkat çekiyor.

Dolayısıyla sosyal işe alımın, işe alım süreçlerine olan olumlu katkısı apaçık bir şekilde kanıtlanıyor.

Online Profiller

  • İşe alımcıların %86’sının, adayların online profillerini inceledikleri yine dikkat çeken bir veri.
  • Online profillerin adayların işe alım süreçlerine olumlu etkide bulunan kriterler arasında profesyonel derneklere üyeliklerinin %80’lik bir etkisi olduğu görülüyor.
  • Olumsuz etki kriterlerinde ise %78 ile uyuşturucu kullanımının (fotoğraf ya da başka bir içerik) online profillere yansıması görülüyor.

Sosyal işe alım kavramının geleceği, nereye ilerleyeceği ve yeni sosyal işe alım uygulamaları ise başka bir yazının konusu olacak.