Özellikle Amerika’da oldukça popüler olan on-demand video sitesi Netflix, 1 Şubat 2013’te House of Cards adlı yeni bir dizi yayınladı. Aslen 1990 BBC yapımı olan dizinin Amerikan uyarlaması olan House of Cards, kongre üyesi bir Demokrat’ın belli konulardaki siyasi mücadelesini ele alıyor. Kevin Spacey’nin başrolünü oynadığı, David Fincher’ın yapımcılığını üstlenip bazı bölümlerini yönettiği diznin ComTalks’a konuk olma sebebi ise içeriği ya da kalitesi değil.

House of Cards, internet üzerinden yayınlanan ilk dizi değil; ancak bu kadar büyük çaplı bir yapım olmasına ek olarak (dizi bütçesinin 100 milyon dolar olduğu belirtilmekte) kendisini özel kılan çok önemli bir yönü bulunuyor: Büyük Veri konseptini eğlence sektöründe efektif bir şekilde kullanmaya kalkışmış olmaları.

Çok kısa bir şekilde özetleyecek olursak Büyük Veri (Big Data), çok yüksek miktarda ve kompleks data setlerinin bilişim teknolojisi alanında yerleşmiş olan adı. Büyük Veri sayesinde kredi kartı, websitesi ya da herhangi bir uygulamayı kullanma şeklinizden (bunlarla kısıtlı değil elbette) anlamlı sonuçlar çıkartılabilir, buna göre ürünler yeniden şekillendirilebilir. 

Netflix’in elinde ise analiz edebileceği çok yüksek miktarda veri bulunuyor. Haziran 2012 itibariyle 25 milyondan fazla kullanıcıya, günlük 4 milyonluk sayfa görüntüleme sayılarına erişebilen NetFlix, sadece sevdiğiniz dizileri, yönetmenleri karşılaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda seyrettiğiniz videoyu hangi dakikada durduğunuzu, ara vermenizi ve ara verdikten sonra diziye geri dönüp dönmediğinizi de inceleyebiliyor.

Ellerindeki bu kaynağa istinaden de Kevin Spacey’nin oynadığı filmleri sevenlerin David Fincher’ın yönetmenliğini yaptığı filmlere ilgi duyduklarını ve politik dizileri sevdikleri çıkarımını yapmaları hiç güç değil. Keza bu sebepten ötürü House of Cards dizisinin lisans hakları için HBO ve AMC gibi köklü, geleneksel medya kanallarını geride bırakacak bir teklifte bulundular.

Bütün verileri bir kenara bıraktığımızda aslında şu temel soruya odaklanmak gerekiyor: Müşterilerinin verisini analiz edebilen Netflix, tutabilecek formüle sahip dizileri rahatlıkla yayına alabilir. Ancak bu sistem, sürekli olarak daha önce denenmiş, tutacağı kanıtlanmış konseptler üzerine yoğunlaşacağı için, yeni/sıradışı/kendine özgü içerik bulma konusunda önümüzdeki yıllar içerisinde sıkıntı çekecek miyiz? Bu konudaki karar aslında Netflix’e kalmış durumda, keza yukarıda da belirttiğimiz gibi Kevin Spacey, David Fincher, politik dizi denklemi benim zevkime de uygun olduğu için soluk almadan diziyi seyrettim, dolayısıyla pek de seçme şansım bulunmuyordu diyebiliriz.

Netflix, House of Cards’ın ilk sezonunu (elbete ki daha önceki kullanıcı deneyimlerine dayanarak) tek günde yayınlayarak hamlesini yaptı. İkinci sezon için anlaşma yapıldığı belirtiliyor, buna ek olarak ise yakın zamanda bir diğer kült dizi olan Arrested Development’ın devamını yayınlayacaklarını belirttiler. Son kertede bakacak olursak bu hamle, eğlence sektörü için dönüm noktası niteliğinde olabilir.