Dijital dünya nüfusu arttıkça marka yöneticilerin de işi bir o kadar zorlaşıyor. Şirketlerin dijital dünyada yer almaları gündemi yakalamaları gün geçtikçe kritik bir hal alıyor. Marka yöneticileri dijitalleşmek istiyor fakat yeterli önemi veriyor mu? Kendi deneyimlerime başvurarak, ”Hayır!”. Karşılaştığım marka yöneticilerini ” Şirin Marka Yöneticisi” ”Çirkin Marka Yöneticisi” olarak ayırdım. Hepsi için farklı uygulamalarım var. Nabza göre şerbet denilir ya, işte onu uygulamaya gayret gösteriyorum. Üst düzey yönetimini ikna etmek ne kadar bu kadar zor sorusuyla karşı karıya kalıyorum.

Günümüzde tüm dünyada bununla ilgili olarak üst düzey yönetimlere dil dökülüyor, dijital dünya ve sosyal medyanın dinamikleri aktarılmaya çalışılıyor. Aksiyonlar her ne kadar ciddi bütçeler ayrılarak ve üst düzey onayıyla alınsa da, CEO’ların çoğu sosyal medya kullanımında sınıfta kalıyor.

Yöneticiler birçok sosyal  araçlardan sadece bazılarını kullanıyor. İşte yöneticilerin hangi sosyal mecrayı ne sıklıkta kullandığı;

Linkedin: %92

Facebook: %51

Twitter: %41

Öncelikle iş arkadaşlarını ve meslektaşlarını takip etmek için mecrayı kullanan  yöneticilerin mecrayı kullanmaya iten diğer bir sebep ise mecranın  başka yerde ulaşamayacakları bilgiye kolay ulaşabilirlik sağlamasıdır .

Benim bir türlü aklım almayan tek taraf, bir çok yönetici sosyal ağları kullanırken, marka sayfalarının da kişisel bir sayfaya göre düzenlemek istiyor. İkisinin farklı yapılarda olması gerektiğini anlatmak ve kabullendirmek gerekiyor.