Kullanıcı davranışlarının değiştiğini net bir şekilde söyleyebileceğimiz bir dönemdeyiz. Alışveriş yapmadan önce kesinlikle internette alacağımız ürünle ilgili bir araştırma yapıyoruz, bu araştırma sırasında gördüğümüz reklamlardan etkileniyoruz ya da bir ürün hiç aklımızda yokken yine internet üzerinde gördüğümüz etkili bir reklam bize o ürüne olan ihtiyacımızı hatırlatabiliyor. E-Marketing‘in ne kadar önemli olduğu da işte tam bu noktada devreye giriyor. Markalar ürünlerini ve hizmetlerini sosyal medya ve internet ortamında etkin bir şekilde tanıtmaya çalışıyor.

Türkiye’de Mart ayı itibariyle 32.438.200 kullanıcıya sahip olan Facebook’un markalar için ne kadar önemli bir mecra olduğundan artık bahsetmeye gerek bile yok. Keza diğer sosyal medya mecralarında da durum aynı şekilde. Sosyal medyanın dışında arama motorları ve kesinlikle olması gereken bir web sitesi de e-marketing sürecinde yer alıyor. Peki neler yapılmalı, etkili bir e-marketing nasıl oluşturulmalı?

1) Gizli Aktörler: Hedef Kitle

Öncelikle geleneksel pazarlamada olduğu gibi e-marketing’de de hedef kitlenizi doğru bir şekilde belirlemelisiniz. İnternet üzerinde nereleri kullandıklarını tespit etmeli, nerelerde karşılarına çıkmanız gerektiğine ve sosyal medyada mı, site içlerinde mi, arama motorlarında mı daha geniş bir kitleye ulaşabileceğinize karar vermelisiniz.

2) Başrol Oyuncusu: Web Sitesi

Yukarıda da belirttiğim gibi bir web sitesi olmazsa olmazlarınızdandır. Hatta dönem dönem tek bir web sitesinin yeterli olmayacağı zamanlar yaratmalı ve kampanyalarınıza göre mikrositeler bile açabilmelisiniz. Bu web sitesinin ise belli başlı kriterleri var;

– Kullanıcı açısından web sitesi göze estetik gelmeli. Kullanıcının aradığını kısa bir zamanda bulabilmesi onun için çok önemli.

-Kullanıcıların yorum yazabileceği, görüş bildirebileceği alanlar olmalı. Böylece hem sizin açınızdan geri dönüş sağlanmış olur, hem de kullanıcıların farklı kullanıcılarla etkileşim içinde olabilecekleri bir platform yaratmış olursunuz.

-Sürekli olarak güncel kalmalı. Unutmayın ki güncel olmayan bir siteye giren kullanıcı sitenin güncel olmadığını anladığı an siteyi terk eder.

-Markanız ne iş yapar, ne üzerine çalışır? Twitter hesaplarımızda bile “bio” kısmı varken, web sitenizde de kesinlikle böyle bir açıklama metni bulunmalı.

3) Süper Kahraman: Arama Motoru Optimizasyonu

SEO da dediğimiz arama motoru optimizasyonu sitenizi daha geniş kitlelere ulaştırır. Doğru bir SEO çalışması ile Google’da üst sıralara yükselmeniz demek hedef kitlenize sesinizi daha çok duyurabilmeniz demektir. Doğru bir SEO çalışması için ise yapılması gerekenleri  en basit haliyle şu şekilde maddeleyebiliriz;

-Tüm arama motorları kaliteli ve benzersiz içeriğe önem veriyor. İçeriğinizin kopya olmaması bu anlamda çok önemli.

Site arayüzünüzün SEO dostu olması da trafiğinizi arttırabilecek unsurlardan birisi. Sayfa dolaşımının kolay olması gerektiğine web sitesi ara başlığı altında değinmiştim. Sayfa linklerinin içerik ve yerleşimi de trafiğinizi arttırır. Ayrıca siteniz için gereken anahtar kelimeleri (meta key ve meta tag) de doğru seçmelisiniz.

Google Adwords kullanarak bazı kelimeleri satın almalı ve bu yolla trafiğinizi arttırmalısınız.

-Siteye başka sitelerden backlink sağlamalısınız. Bu backlinklerin özgün içeriğe sahip sitelerden olması ve pagerank değeri yüksek sayfalardan gelmesi de önemli bir etken.

-İnternette bulabileceğiniz ücretsiz SEO araçları mevcut, eğer küçük bir işletmeyseniz olaya bu şekilde başlayabilirsiniz.

-Sitenizin linki e-mail ve forum imzalarınıza ekleyerek bir çok sayfada yer almasını sağlarsanız küçük çapta da olsa işinize yarayacaktır.

 4) Baş Belası Sosyal Medya!

Baş belası olarak tanımlamak tabiki işin esprili yanı, eğer markanız için büyük krizlere sebep olmazsanız sosyal medya kesinlikle markanız için mükemmel bir basamak olabilir; çünkü insanlar reklamdan gördüklerine değil arkadaşlarından duyduklarına inanıyorlar. Sosyal medya viral yayılmanın en mantıklı köşesi hatta baba koltuğu. Üstelik düşük maliyetlerle daha çok ses getirebilme durumuna sahipsiniz.

Sosyal medya bir marka ya da firma için belki de en zor ve en hakimiyet kuramadığı pazarlama alanıdır. Diğer alanlarda sadece siz konuşursunuz ve karşınızdaki sizi dinlemek zorundadır ya da siz dinlediğini düşünürsünüz çünkü ölçümleyemezsiniz. Fakat sosyal medyada avcunuzun içine sığmayan, kıpır kıpır bir kitle vardır ve nereden ne söyleyecekleri belli olmaz. İşte bu yüzden her hareketinize dikkat etmeli ve size laf söyleyen herkesin karşısına geçtiğinizde önce önünüzü iliklemelisiniz. Eğer hesaplarınızı doğru bir stratejiyle yönetmezseniz sosyal medya gerçekten bir baş belasına dönüşebilir.

Başlangıçta hiç bir marka 100.000 kullanıcı ya da takipçiyle başlamıyor sosyal medya hesabını yönetmeye. O yüzden eğer küçük bir işletmeyseniz bir süre artmayan kullanıcı sayısından şikayet ederek sosyal medyaya sakın küsmeyin. Önce kendi networkünüzü kullanarak takipçilerinizi yükseltmeye çalışın, daha sonra içeriklerinizden organik gelecek olan kullanıcılara ulaşmaya çalışın. Facebook, Twitter ve Instagram için en etkili yöntemlerden birisi #hashtag kullanımıdır. Facebook için henüz aktif bir şekilde kullanılmaya başlanmadı fakat siz şimdiden facebookta da hashtag kullanarak olarak hesabınızı yönetin.

Çeşitli kampanyalar düzenlemelisiniz. Ufak ya da büyük çaplı kampanyalar hem hesaplarınızın etkileşim oranını arttırır hem de takipçilerinizde net bir artış yakalarsınız.

Tüm sosyal medyacıların söylediği gibi “içerik kraldır!” Eğer kullanıcılarınıza özgün bir içerik sunamazsanız sosyal medya denizinde boğulup gidebilirsiniz. Kullanıcılara her zaman görmekten ve bilmekten hoşlanacakları içerikler sunmalısınız. Eğer içeriklerinizi paylaşmaya başlayan bir kitle yakalayabilirseniz çok kısa zamanda hedefiniz olan kitleye ulaşırsınız.

Peki bu içerikler nasıl olmalı? Bunun için çok kafa yormak gerekir ve kitlenizle birlikte markanızı da tanıyarak ilerlemelisiniz. Kısaca bahsedecek olursam;

-Takipçilerinizin ilgisini çekmeli, ihtiyaçlarını karşılayabilmeli,

-Kısa, akılda kalıcı ve harekete geçirici olmalı,

Fotoğraf ya da video mutlaka barındırmalı,

-Ayrıntılı bilgi için takipçilerle birebir irtibat kurulmalı,

-Diliniz samimi olmalı ve kullanıcı karşısında bir robot varmış gibi hissetmemeli.

Tüm bunlar E-Marketing’in en temel kuralları. Markanızın çıtasını internet ile hayal edemeyeceğiniz kadar yükseltebilir ya da hiç aklınıza gelmeyecek bir sebepten ötürü sosyal medyada krizle baş etmek zorunda kalabilirsiniz. Tüm internet dünyası markanızın elinde!