Hazır Deezer’ın Türkiye Lansman Partisi yeni gerçekleşti, hemen Spotify’ın hayatımıza girmesiyle başlayan yepyeni bir tartışmayı da masaya yatırmak istedim. Deezer mı, Spotify mı?

Deezer “Dünya’nın 180’den fazla ülkesinde aylık 12 milyon aktif kullanıcıya müzik dinleme hizmeti sunan dijital müzik platformu” olarak tanımlanıyor. Spotify’ın sınırları ise biraz daha dar, şimdilik sadece Avrupa’nın bazı ülkelerinde hizmet veriyor. Eylül 2013 sonunda Türkiye’de de piyasaya girdi. Her iki platform da aynı amaca iştirak ediyor, aralarındaki farklılıklar ise kullanıcıların tercihlerine göre olumlu ya da olumsuz olarak nitelendiriliyor. Hangisini seçerseniz seçin, ikisinin de en aşık olunacak özelliği; akıllı telefonunuzun hafızasına zeval gelmeden, internet kotanızı kemirmeden müzik dinleyebiliyorsunuz. Klasik bir MP3 Player’dan ya da iPod’dan farkı ise müzik indirmekle, onu tekrar aygıta atmakla zaman kaybetmeden çok hızlı bir şekilde dinlemek istediğiniz şarkıyı cebinizde taşıyabiliyor oluşunuz. Hem de iTunes’dan müzik satın almaktan çok daha ucuza sınırsız bir müzik arşivine sahip oluyorsunuz.

İşe önce üyelik sistemiyle başlayalım; ikisinin de ücretsiz, ücretli ve premium şeklinde 3 üyelik sistemi var. Ücretsiz üyelikte spotify 5 şarkıda bir sesli reklam kullanıyor fakat Deezer’da bu olay yok. Deezer ücretsiz üyeliğinde her ay 60 saat dinleme hakkı sağlıyor ve bu özellik 4 ay boyunca sürüyor. Spotify’da ise böyle bir zaman sınırlaması yok. Ücretli üyelik ise ikisinde de hemen hemen aynı özelliklerde. Reklam yok, sınırsız ve kesintisiz. Masaüstünde ve dizüstünde dinleyebiliyorsunuz sadece ve ikisinde de bu özellik 4,99 TL. Bir de Premium üyelik sistemi var, bunda da size ait olan tüm platformlarda dinleme kolaylığı sağlıyorlar; mobil, tablet, masaüstü, dizüstü… Tüm bu platformlarda şarkılarınızı telefon hafızanızda yer kaplamadan offline dinleyebilme özelliği ise kullanıcılar için bulunmaz bir nimet. Spotify’ın Türkiye’ye gelişinden sonra Deezer bu konuda bir atak yaptı ve kısmen öne geçti. Spotify’ın Premium üyeliği 9,99 TL iken, Deezer bunu üye olduktan sonra 6 ay boyunca 4,99 TL’ye kullanacağınızın garantisini veriyor. 6 ay sonunda yeniden 9,99 TL’ye dönecek ücretlendirmesi.

Genel olarak Deezer’ın ve Spotify’ın temelinde yine “sosyallik” yatıyor aslında, son yıllarda içine adım attığımız her yeni kullanıcı bazlı app ya da site gibi. Facebook hesabınızla giriş yaptığınız takdirde arkadaşlarınız ne dinlemiş, kimi favorilerine eklemiş, neler olup bitiyor görebiliyorsunuz. Bu sayede bir çok yeni şarkıya ve müzisyene daha rahat ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca tabiki beğendiğiniz şarkıları çeşitli sosyal medya mecralarında rahatlıkla paylaşabiliyorsunuz. Spotify’da sosyallik adına arkadaşlarınızdan yola çıkarak onların arkadaşları içerisinde sizinle aynı müzik zevkine sahip olanları da size öneriyor. Deezer’da şarkı önerileri dünya üzerine dağılmış bir çok müzik gurmesi editör tarafından yapılıyor. Araştırmalarım sonucunda Deezer yerli müzikte daha sağlam bir arşive sahip ama Spotify yılın gelecek vaad eden oyuncusu gibi. 

Tüm bunların dışında bir de bugün Deezer mı Spotify mı diyerek bilgisayar başına oturduğumda Twitter’da Spotify’ın kullanıcısını ne kadar sevdiğine tanık oldum. @SpotifyCares ve @DeezerTurkiye‘ye açıkça “Neden seni seçmeliyim?” dedim ve @DeezerTurkiye cool duruşunu pek bozmazken @SpotifyCares ile şöyle bir sohbetimiz oldu:

Son tweette bahsettiği linke şuradan ulaşabilirsiniz: “Işın’a Çalma Listesi”

Yani Spotify açıkça kullanıcısına ne kadar değer verdiğini ve onu kazanmak için müzikle nasıl mutlu edebileceğini gösterdi. Aynı zamanda bence bir markanın sosyal medya kullanımı için çok da iyi bir case oluşturdu.