Cumhurbaşkanına Açık Mektup: Çocuklarımıza Programlama Öğretmek Zorundayız

Cumhurbaşkanına Açık Mektup: Çocuklarımıza Programlama Öğretmek Zorundayız

Öncelikle şunu belirtmeliyim, bu ülkenin gençlerinden biri olarak oturduğum yerden yalnızca eleştirmenin yetersiz olduğunu düşündüğümden ve yalnızca uzun soluklu bir katkı sağlamak adına size bu mektubu yazmaya karar verdim.

Onsekiz ay önce kızım Amine dünyaya geldi, açıkçası bundan sonra okul öncesi ve okul sırasında çocuklara teknoloji öğretimi konusunu daha ciddi araştırmaya başladım. Geçtiğimiz birkaç yüzyıl içerisinde millet olarak geç kaldığımız pek çok teknolojinin bedelini çok ağır bir biçimde ödedik, ödüyoruz. Matbaa, radyo, televizyon, internet derken geç kaldığımız teknolojilerde açığı kapatmak ve dünya ile rekabeti sağlamak için bugün milyarlarca dolar fazladan yatırım yapmamız gerekiyor. Özel sektörümüz bunun yalnızca çok küçük bir kısmını yapabiliyor. ABD gibi risk sermayesi sektörü gelişmiş bir yatırım dünyamız olmadığından özel sektörün yaptığı ciddi yatırımların çoğunluğu e-mağaza konseptinde ve kısa vadeli kâr üretmeye yönelik, teknoloji üretmektense çok uzak.

Tabi bunun yanında herkesin konuştuğu genç ve dinamik bir nüfusumuz ve bundan daha önemlisi yeni teknolojilere şaşırtıcı bir entegrasyon hızımız var. Bugün geniş bant internet bağlantısına sahip vatandaş sayısı 15 yıl öncesiyle kıyaslanamayacak kadar farklı. Şunu çok net söyleyebiliriz ki zamanında çok tepki alsa da Türk Telekom’un özelleştirilmesi stratejik hamlesi çalışmış ve sonuç vermiştir. O günden bu güne internet kalitesi sürekli artmakta ve teknoloji sahaya yayılmaktadır. Hayatını bu alandan kazanan biri olarak başbakanı olduğunuz hükemete ve dönemin ulaştırma bakanı Binali Yıldırım’a şükranlarımı sunmam gerek.

1) Okul Öncesi Bilgisayar Programlama Eğitimi

4c83db7ef591a691a6c0220a59cf9f8f_originalHenüz okuma bilmeyen bir çocuğa teknoloji anlatmak çok zor, eğer doğru şekilde oyunlaştıramazsanız neredeyse imkansız. Fakat kendi çocuklarımıza uygulayabileceğimiz bir model var. Öncelikli ihtiyaç bir pilot bölge/okul seçilip bu modelin deneylerinin yapılması ve elde edilen veriler ışığında bu modelin geliştirilerek/yerelleştirilerek ülke sathına yayılması.
Bir grup oyunu olarak planlanan bu sistemin özellikle okul öncesinde çok verimli olabileceğine inanıyorum. Temel amaç çocuklara makinaların nasıl konuştuğunu anlatmak. ac5ffc8dc7a2f92cc343e3b265316592_originalSatranç benzeri fakat daha basit ve renkli hazırlanmış bu sistemde çocukların robotu hedeflenen karelere götürmeleri gerekiyor. Bunun için lego birleştirmek kadar kolaylaştırılmış konsolda kod yazmaları gerek. Robot yalnızca komut satırına dizilen komutlara göre hareket ediyor.

Modelin 3 temel öğesi var;

  1. Programlanabilir Robot
  2. Legolarla Programlanabilir Komut Konsolu
  3. Komut Legoları
  4. Oyun Haritası/Halısı

Tanıtım Videosu:

2) Zorunlu Eğitim Süresince Zorunlu Programlama Dersleri

whats-in-the-boxOkulda bilgisayar öğretiminin son durumuna dair herşeyi bildiğimi söyleyemem fakat benim okula gittiğim dönemlerde bilgisayar dersi birazda öğretmenlerin konuya uzak olmaları sebebiyle daha çok boş-zaman olarak değerlendirilirdi. Nasıl word dokümanı açılır, nasıl paint kullanılır gibi pratik hayatta pek karşılığı olmayan ve temelle ilgili bilgi vermeyen bir ders programı vardı. Dört gün önce okuduğum bir haberde bu konuda bazı çalışmalar olduğunu gördüm ve çok sevindim, tabi kapsamının ve kalitesinin arttırılması, ve herşeyden önemlisi oyunlaştırılması şart. Yaş küçüldükçe oyunlaştırılmış uygulamalar olmadan çocuklara teknoloji öğretmek zorlaşıyor.

Başlatmış olduğunuz Fatih projesi hepimizin malumu, uygulandığı okullarda kullanım oranı ve detaylı kullanım istatistiklerini merak etmekle birlikte doğru işletilirse öğrenci-öğretmen ilişkisini ve etkileşimini arttıracağından eminim. Çocukların kod yazabildiği bir müfredatı geliştirmek zorundayız ve bu tabletle pek mümkün değil.

testimonials-kit-1Bunun için geliştirilmiş örnekler mevcut, birazdan kısaca onlardan bahsedeceğim. Çocukları oyundan ayırmaksızın halihazırda oynadıkları Minecraft gibi popüler oyunlar üzerinde programlama öğrenebilecekleri platformlar var. Bu ve benzeri uygulamaların bulunmasında, araştırılmasında, yerelleştirilmesinde ve yine ülke sathında tüm okullara yayılmasında stratejik anlamda hayati önem vardır. Çünkü bu minik bilgisayarlar hem çok ucuz, hem taşınabilir, hemde her TV’de çalıştırılabilir durumdadır.

  1. Kano
  2. Raspberry

Her çocuğun evinde dizüstü bilgisayarı yok ama çoğunluğun evinde televizyonu olduğunu biliyoruz. Bu ve bunun gibi uygulamalarla evlerindeki televizyonları programlama ortamlarına dönüştürebilir ve çocuklarımızın kendi programlama ortamlarını çok ucuza kurmalarını sağlayabiliriz.

3) Başkanlık Düzeyinde Uygulama Örneği

Geçtiğimiz yıl ABD Başkanı Barack Obama tarihi bir konuşma yaptı. Bu konuşmasında ülkesinin teknoloji alanındaki liderliğini sürdürebilmek için çocuklar ve göçmenlere mutlaka programlama öğretmek zorunda olduklarının altını çizdi ve bir etkinlikte tanıtım çalışmalarına katkı sağlamak için bizzat kısa bir kod satırı yazdı. Konuşmanın tamamı şurada:

Peki Çocuklarımız Mühendis Olmayı Seçmezlerse?

Bu eğitim çocuklarımıza yalnızca mühendis olsunlar diye değil hayatta hangi mesleği seçerlerse seçsinler ağır veri işleme ve otomasyon işlerini bilgisayarlara yaptırabilmeyi öğrenmeleri için verilmelidir.

Küresel anlamda Türkiye’de olduğundan yüzlerce kat daha fazla teknoloji işi bulunmaktadır, çocuklarımızın bu işlere talip olabilmesi ve entegre olabilmesi için temel eğitimlerinin güçlendirilmesi şarttır.

Bir formal İngilizce eğitimim olmamasına rağmen nacizane konuşabildiği İngilizcenin büyük çoğunluğunu çocukluğunda oynadığı oyunlara borçu bir vatandaşınız olarak mühendis olmayı seçmeyecek çocuklarımızın bu eğitim reformundan sağlayacağını düşündüğüm rekabet avantajlarının bazıları şöyle:

  1. Hızlı ve sistematik düşünme.
  2. Teknoloji alanında hizmet ve ürün satınalma bilinci.
  3. Günlük operasyonlarda işlem hızı.
  4. Büyük veriyi toplama, raporlama, organize etme ve anlatım becerisi.
  5. Teknik anlamda İngilizce yazabilme ve konuşabilme becerisi.

100. Yıla yaklaşırken teknolojide lider bir Türkiye’nin hayaliyle…

Author

Bir internet sakini. Sırasıyla Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı, Proje Yöneticisi, Yönetici Asistan ve Birim Yöneticisi olarak farklı şirketlerde çalıştı. Zaman içinde tanıştığı değerli arkadaşlarını comTalks'ta toplayarak buradaki ekibin bir araya gelmesine vesile oldu. Öğrenmekten ve paylaşmaktan hep büyük keyif aldı. 2011 yılında İnternette Reklam Rehberi kitabını (www.internettereklamrehberi.com) yazdı. Beş yıl kendi şirketiyle dijital medya planlama ve iş geliştirme hizmetleri verdikten sonra Crossover'da Türkiye Genel Müdürü olarak çalışmaya başladı.

12 comments

  • Cumhurbaşkanı şu anda başka işlerle meşgul, sizi pek duyacağını zannetmiyorum. Ben şahsen bu işi ne Cumhurbaşkanı’na ne de insanları cehalette derinleştirmeye adanmış bu sözde eğitim sistemine bırakmak niyetindeyim. Dört çocuğumun en büyüğü geçen sene anaokulunu bitirdiğinde tüm harfleri okuyup yazabiliyordu, bu sene başladığı ilkokul 1’de icat ettikleri “el yazısı” adlı garabetten sonra bir yaş küçükken iyi bildiği normal harfleri okumakta zorlanmaya başladı. El yazısı nedir arkadaş? Normal yazıyı başka tarafımızla mı yazıyoruz? Neyse geçelim, şu anda 1 yaşını bitirmek üzre olan dördüncü dışında geri kalan üçü “kutu oyunu” kisvesi altında oynattığım binary aritmetiğine geçiş oyunlarıyla temelleri alıyorlar. Ülkede yeterli sayıda programcı ve mühendis var, bizler önce düzgün bir aile kurup sonra da kendi çocuklarımıza bunu öğreterek memlekete epey yazılımcı kazandırabiliriz. toplumun tamamı olarak kafamızı kaldırıp “böyle iş olmaz arkadaş!” diyecek dirayet ve cesarete ulaşıncaya kadar bu eğitim sistemleriyle falan yürüyemeyiz. Birbirimize yardımcı olup birbirimizin arkasını kollayarak bir yükseliş başlatmaktan başka çaremiz yok! İyi niyetle memleket adına ve insanlık adına değerler üretmek isteyen herkese bilgi verme ve soru cevaplama konusunda sınırsız yardım yapabilirim, bana sosyal medyadan ulaşabilirsiniz. Ne para isterim ne teşekkür, ama amacınız bir ödev yapmak, patronun size verdiği işi bize yıkmak falan gibi şeyler olmasın. Bendeki niyette ve zihniyette başka insanlar da çıkmalı ve yardım eli uzatmaya zaman ve kaynak ayırmalı. Zamanım yok diyen arkadaşların benden daha meşgul olması imkansızdır söyleyeyim, toplumun dayanışması için fedakarlık yapmazsak yarın ülke namına da bir şey kalmayacak insanlık namına da…

    Reply
  • Sinan bey Merhabalar, bahsettiğiniz yazıyla ilgili gönüllülük esasına dayalı çalışmalar yapan Kesfetali.org sitesini inceleyebilirsiniz. Ülkemizdeki teknoloji gelişimine gönüllü olarak destek vermek isteyen arkadaşlar için ideal bir platform. Sizin aracılığınızla paylaşmak isterim. İyi günler dilerim,

    Reply
    • Siteye girdim, destek olmak istiyorum kısmından destek olabileceğim konuları detayıyla yazdım. Ancak site sanırım bir hazır template üzerinde kurulmuş, pek çok bağlantı çalışmıyor. Formu doldurup göndermeye çalıştığımda da saçma bir hata mesajıyla karşılaştım. Mail göndereyim dedim sitede mail adresini bulmak bile bir miktar zaman aldı. Sonunda destek olabileceğim konuları e-posta ile gönderdim. İnşallah posta geri dönmez. Sitenin görüntüsü fena değil ama geliştirilmesi gereken yerler mevcut. Katkımız olur her alanda, bakalım ne cevap verecekler…

      Reply
  • talebin cok ustunde bilgisayar muhendisi mezun edilmistir, bu sayede egitim kalitesi dusmustur, bilgisayar muhendisleri issizligi artmistir, elaman bulamiyorum diyen sermayedar aklindaki ucuz elemani bulamiyor, bulsa da elinde tutamiyor, tutsa da is yasam dengesi olmadan calistiriyor, bu isin okulunu okumayan iki kurs alan insanlar bu isi rezalet kalitede yapabiliyor istisnalar var, girisimcilerin direk koseyi nasil donerim diye dusunmek yerine vizyon sahibi olmasi gerekiyor, yaptiklari isleri olu fiyatina satip diger sirketleri oldurup calisanlari perisan etmemesi gerekiyor, piyasayi kaliteli ve saglam yazilimlara alistirmak gerekiyor, uzulerek soyluyorum ki turkiye cop yazilim dolu ve bu yazilimlar satiliyor, kalite artmali fiyatlar artmali zihniyet degismeli, maalesef boyle devam eder ise guzel beyinler disariya kacmaya devam edecek…

    Reply
  • Programla günümüzde çok önemli bir konu ama herkese bunu öğretmek maalesef mümkün değil, henüz bilgisayar mühendisliği okuyan insanlara bile bu işi adam akıllı öğretemiyorsak oturup eğitim sistemimizi sorgulamamız gerekir. Bu konu gündem oluşturmadan ötesi değil.

    Reply
  • İlkokul düzeyinde iki şeyi ülke olarak yapmak zorundayız. İlki programlamayı öğretmek ikincisi de, dijital okuryazarlık (dijital medya okuryazarlığı) eğitimini vermeliyiz. Her geçen gün alehimize işliyor. Umarım sizler, bizler gibile rbunu gündemde tutarak gerçekleştireceğiz.

    Reply
  • Konuyla ilgili 8-16 yaş grubu öğrencilerimize kodlama öğretmek amacıyla büyük bir azim ve motivasyon ile yaklaşık bir yıl önce başladığımız start-up projemiz için, herkesin bildiği kuruluş gayesi ve amacı küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemek olan bir devlet kurumunun başvurusunda “Projenizde kullanılmak üzere 1 adet i-mac marka bilgisayar talebinde bulunmuşsunuz. Sizin projeniz yazılım projesi, daha çok grafikerlerin kullandığı bu cihazı neden talep ettiniz ?” sorusu ve komisyondaki diğer üyelerinde tasdiklemek amaçlı kafalarını sallamaları üzerine son derece hayretler içinde kaldığımız ve cevap vermekte zorlandığımız bir ülkede yaşıyoruz. Özellikle teknolojinin alabildiğine geliştiği günümüzde bile, 1980 lerden bahsetmiyorum, yazılım deyince hala aklına sadece siyah renkli terminal ekranları gelen insanlar olduğunu da öğrenmiş olduk. Ama motivasyon ve heyecanımızı kaybetmedik. Herşeye rağmen çalışmaya ve üretmeye devam…

    Reply

Bir Cevap Yazın

comTalks yazılarını ve gelişmelerini ilk sen duymak istiyorsan e-posta adresinle bültene üye olabilirsin. Asla spam yapmayız.
TwitterFacebookGoogle+