Sinan Ata Hakkında

Bir internet sakini. Sırasıyla Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı, Proje Yöneticisi, Yönetici Asistan ve Birim Yöneticisi olarak farklı şirketlerde çalıştı. Zaman içinde tanıştığı değerli arkadaşlarını comTalks'ta toplayarak buradaki ekibin bir araya gelmesine vesile oldu. Öğrenmekten ve paylaşmaktan hep büyük keyif aldı. 2011 yılında ücretsiz olarak dağıtmak üzere İnternette Reklam Rehberi kitabını (www.internettereklamrehberi.com) yazdı. Profesyonel iş yaşantısına ise Dijital Medya Planlama yapan bir şirketin kurucu-ortağı ve yöneticisi olarak devam ediyor.

Pazara Giriş Stratejileri 2

Yazının bir önceki bölümünde küresel olarak kabul edilmiş Pazara Giriş Modellerini, kullanım alanlarını, risklerini ve kazanımlarını konuşmuştuk. Sırasıyla Şelale Modeli Büyüme’den, Fıskiye Modeli Büyüme’den ve Dalga Modeli Büyüme’den söz etmiştik.

Konuştuğumuz üzere Dalga Modeli Büyüme melez bir modeldi ve kurumsal büyüme risklerini azaltmak adına tercih edilebilecek sağlıklı yollardan biriydi. Bu modelde şirket, başarılı saydığı Giriş Pazarı’nı taban olarak alıp büyüme için farklı pazar grupları oluşturuyordu.

Okumaya devam et »

  • Pinle
Strateji içerisinde , , etiketleriyle yazılmıştır. Yorum yap

Pazara Giriş Stratejileri

20120428-171506.jpgYeni pazarlara giriş ve gelişme stratejileri konusunda kısa bir yazı yazmak istedim bugün. Küresel olarak kabul edilmiş bazı modellerden ve uygulanabilirliklerinden söz etmek, sermaye gereklilikleri, riskleri ve yönetim şekillerinden kısaca konuşmak istiyorum.

Her şirket büyüme konusunda riskleri, fırsatları ve fırsat maliyetlerini göz önünde bulundurarak strateji geliştirmek zorundadır. Küresel olarak kabul görmüş bazı büyüme stratejileri şunlardır.

Okumaya devam et »

  • Pinle
İş Geliştirme, Strateji içerisinde , , etiketleriyle yazılmıştır. 1 Yorum

ArabNet Günlüğü

Lübnan’ın başkenti Beyrut bu günlerde popüler bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. ArabNet isimli etkinlik tüm arap dünyasının online profesyonellerini bir araya getiriyor, kendi aralarında iletişimi güçlendiren katılımcılar aynı zamanda batıdan gelen misafirlerle fikir alışverişinde bulunabiliyor.

Okumaya devam et »

  • Pinle
Etkinlikler, Özel içerisinde , , , , , , , , , , , , , , etiketleriyle yazılmıştır. Yorum yap

E-Posta 2.0

Geçtiğimiz haftalarda keşfettiğim ve fikir olarak çok beğendiğim bir uygulamadan söz etmek istiyorum bu hafta. Hepimiz e-posta kullanıyoruz, hatta büyük çoğunluğumuz hem kişisel hem iş için farklı e-posta adresleri kullanıyouz. E-postaların diğer dijital teknolojilere kıyasla devasa bir tarihi var fakat yine de süper kolay diyebileceğimiz e-posta kullanımı hala yapılamadı, ya da Gmail gibi güzel işler yapıldı ve bu bizim beklentilerimizi yükseltti. Sonuç olarak daha iyi e-posta kullanımı aradığımız bir gerçek.

Okumaya devam et »

  • Pinle
Bilgi Teknolojileri, Sosyal Medya içerisinde yazılmıştır. Yorum yap

Her Ayın Üçüncü Cuma’sı Kanyon Starbucks’tayız

comTalks v3 açıklandı, yayınlandı, eleştiriler toplandı ve düzenlemeler yapıldı. Hala eksiklerimiz olsa da istediğimiz kıvama gelmeye başladı sistem. Evet dijital varlığımız güçleniyor fakat uzun bir süredir tüm comTalks ekibinin aklında şu soru vardı;

“Dijitalde inandığımız konularda yazmak keyifli, peki gerçek hayatta neler yapabiliriz?”

Okumaya devam et »

  • Pinle
Etkinlikler, Genel içerisinde , , , , , , , , , etiketleriyle yazılmıştır. 5 Yorum

comTalks İstatistikleri ve Yenilikler

Hepinizin bildiği gibi arkadaşlarımla beraber comTalks adı altında yazmaya başlayalı yaklaşık 1,5 yıl oldu. Bu güne kadar faydalı olacağına inandığımız 355 yazıyı sizlerle paylaşmışız.

Her altı ayda bir yazmayı alışkanlık haline getirdiğimiz comTalks istatistikleri yazısında bu defa bazı tasarım değişikliklerimiz ve geliştirmelerimiz de yer alacak.

İsterseniz önce okuma keyfini arttırmak için yaptığımız tasarım değişikliklerine değinelim;

Okumaya devam et »

  • Pinle
Genel içerisinde , , etiketleriyle yazılmıştır. 1 Yorum

Amerikan E-Ticaretinde 2011′in Kazananları ve Kaybedenleri

Mashable’da yer alan bu yazıyı birkaç haftadır comTalks okurlarına sunmak istiyordum. Kısmet bu haftayaymış. Direkt çeviri olan yazı Türkiye’de e-ticaret’in geleceği ile ilgili bazı ipuçları içeriyor. Yazı Erica Swallow tarafından yazılmıştır.

Rağbet gösterilen ürünler, başkalaşan site tasarımları ve kullanılabilirlik, rekabetçi arama motoru pazarlaması, sürekli yenilik ve heyecan verici özel tatiller. Tüm bunlar başarılı bir e-ticaret şirketinin başarı yolunda kullandığı enstrumanlardan sadece bazıları.

Aynı zamanda internette satış yapan şirketler için bazı tehlikeler de mevcut bunların bazıları şöyle; kötü hizmet, sıradan ürünler, karmaşık kurumsal mesajlar ve etkisiz reklamlar.

2011′de herşeyden biraz gördük. Yıl tam da biterken yılın başarı ve başarısızlık hikayelerini derlemek için iyi bir zaman olduğunu düşündük. Bazı büyük oyuncular pazarı dominet etmeye devam ettiler ama bazıları da tahtını devretmek zorunda kaldı (öhöm, Netflix)

2011′in Kazanan ve Kaybedenlerini birlikte inceleyelim.

Okumaya devam et »

  • Pinle
E-Ticaret içerisinde , , etiketleriyle yazılmıştır. Yorum yap

Serkan Toto ile Asya İnternet Pazarlarını Konuştuk

Bu hafta Asya’yı takip eden tüm okurlarımızın faydalanacağını tahmin ettiğim bir konukla devam edeceğiz. Dr. Serkan Toto kendisiyle ilgili merak ettiklerimizi, Asya internet pazarlarını ve trendleri anlattı. Büyük keyifle yaptığımız bir söyleşi umarım aynı keyifle okursunuz. Unutmadan eklemek istiyorum, yazıya yorum olarak gelebilecek sorularınızı Serkan’a çevirebilir ve sizin için cevaplar alabilirim. Birkaç dilde pek iyi konuşabilse de Türkçe’sinin pek iyi olmadığını söyledi kendisi.

S.A: Merhaba Serkan, hemen konuya giriyorum. Serkan Toto kimdir? Ne iş yapar?

S.T: Japonyada web, mobil ve oyun alanlarında danışmanlık yapan bağımsız bir profesyonelim. Ben 2004′ten bu yana Tokyo’dayım, geldikten beş yıl sonra yerel bir üniversitede ekonomi master’ımı tamamladım. 2008 Yılından bu yana ise TechCrunch.com için Japonya pazarı hakkında yazılar yazıyorum.

Okumaya devam et »

  • Pinle
Röportaj içerisinde , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , etiketleriyle yazılmıştır. Yorum yap

Kullanıcıya Odaklanmak

Bildiğiniz üzere Google tarafından Google+ sosyal ağ mimarisinin duyurulduğu günden bu yana +1 artık yavaş yavaş hayatımızdaki yerini alıyor. Geçtiğimiz hafta içinde çok ilgimi çeken bir proje vardı. Projenin adı Focus on the User (Kullanıcıya Odaklan) ve aslında fikir çok basit ama ürettiği net fayda Google’ın oturup yeniden düşünmesini sağlayabilir.

Facebook, Twitter ve MySpace’te çalışan mühendisler tarafından geliştirilmiş bir tarayıcı eklentisi Google üzerinde yapılan popüler kişi aramalarını doğru sonuç üretmediğini iddia ettikleri Google+ yerine aranan kişinin Facebook ve Twitter hesapları ve onlardan gelen bilgilerle zenginleştirerek sunuyorlar. Google’a iletmeye çalıştıkları mesaj çok net; “kullanıcıya odaklan, daha anlamlı sonuçlar sun”

Bana göre bu yorum +1 için erken ve acımasız ama mühendislerin geliştirdiği eklenti ile elde edilen sonuçlara baktığımda gerçekten çok işe yaradığını gördüm. Tanıtım videolarında Jamie Oliver hakkında yaptıkları bir aramada ünlü aşçının Twitter ve Facebook‘u çok daha sık kullandığı ve arama sonuçları eğer bu bilgilerle zenginleştirilirse kullanıcı için çok daha tatmin edici olacağı iddiası var. Bu her arama için aynı sonucu verir mi bilemiyoruz fakat eklenti herkese açık, indirilip bolca deney yapılabilir.

Ekip mesajını verirken kitleyi en çok aşağıdaki cümle ile etkiliyor.

“Yazdığımız program ne Facebook ne de Twitter’dan hiç bilgi çekmiyor. Yalnızca Google endekslerinde mevcut olan bilgileri kullanarak daha anlamlı sonuçlar ürettik.”

Bu proje ve verdiği mesaj birkaç farklı perspektiften farklı anlamlarda algılanabilir. Başta Google’a Baskı Kurmak, Google+ Henüz Oyuna Başlamadan Yenmek ya da Sosyal Sorumluluk Projesi olarak adlandırılabilir.

Özellikle karlı İstanbulda araçlarınızla yola çıkmamanızı önerir, iyi hafta sonları dilerim!

  • Pinle
Sosyal Medya içerisinde , , , , , etiketleriyle yazılmıştır. Yorum yap

Google Şeffaflık Raporu 2

Google, sahip olduğu bazı içerik ve kullanıcı bilgisine erişim, kaldırma taleplerini bir raporda yayınlandı. Google Şeffaflık Raporu adını verdiği bu raporda ilginç olsan taleplerin sözü geçen ülkelerin resmi makamları tarafından iletilmiş olması. Geçtiğimiz hafta kısaca Türkiye’nin taleplerinden ve bu taleplerin ne kadarının şirket tarafından karşılandığından söz etmiştik. Bu hafta biraz daha genel bakarak belirli tarih aralıklarında dünyadaki hangi ülkenin daha çok “bu içeriği kaldırın” veya “bu içeriği ekleyenin bilgilerini verin” dediğine bakalım.

Raporu biraz incelediğimde en çok ilgimi çeken aslında tüm pazarlama stratejisi “özgürlük” üzerine kurulu olan bazı batı ülkelerinin konu internetteki içeriğe gelince o kadarda özgürlükçü olmamaları.

Yazıdaki tüm istatistikler 2011 Ocak – 2011 Haziran dönemleri arasındaki talepleri içermektedir. İçerikler kaldırma talepleri ve kullanıcı bilgisi talepleri ise Blogger, Maps hatta AdWords gibi tüm popüler Google ürünlerini kapsamaktadır.

Ulus güvenliğine tehdit oluşturmak, hakaret ve bu gibi çeşitli sebeplerden kullanıcı bilgileri yerel mahkemeler veya ülke yöneticileri tarafından talep edilebiliyor. Bu listede Google’dan en fazla kullanıcı bilgisini talep eden ülkeler arasında başı Amerika, Hindistan, Brezilya, Almanya ve Fransa çekiyor.

Ülke talepleri ve toplam sayı farklılık gösteriyor çünkü ülkeler bir seferde pek çok kullanıcı bilgisi talep edebiliyorlar.

Aynı şekilde ulus güvenliğine tehdit oluşturmak, hakaret, yasal suç, gizli dökümanların yayınlanması gibi sebeplerden ülkeler Google’dan içerik kaldırılması talebinde bulunabiliyorlar. Bu taleplerin hangi ülkeden ne kadar yapıldığı ve nekadarının Google tarafından karşılandığı aşağıdaki tabloda yer alıyor.

Ülke talepleri ve toplam sayı farklılık gösteriyor çünkü ülkeler bir seferde pek çok kullanıcı bilgisi talep edebiliyorlar.

SOPA’nın konuşuluğu bu günlerde tasarının dünyaya yayılması halinde bu rakamların onlarca kat artacağından emin olabilirsiniz. Çünkü yerel mahkemeler süreçlere direkt müdahil olacaklar ve Google, Facebook gibi içerik devleri bu taleplere %100 oranında uymak zorunda kalacaklar aksi halde ciddi maddi yaptırımlar ve hapis cezasıyla yüzleşecekler. SOPA tasarısının elle tutulur olmayışı birkaç komik olayla aslında ortaya kondu.

  • SOPA tasarısını hazırlayan senatörün kendi sitesindeki görselin de telif hakkını almadığı yani hazırladığı tasarıya göre daha yasalaşmadan suçlu duruma düştüğü ortaya çıktı.
  • Tüm dünyanın ortak değeri diyebileceğimiz Michael Jackson’u yanlış ilaç tedavisiyle ölüm yoluna gönderen doktoru 4 yıl, yalnızca star’ın bir parçasını YouTube’a yükleyen ve indiren kullanıcılar ise tam bir yıl fazla yani 5 yıl hapis cezasına çarptırılacak.

Yorum sizin. Soğuk bir haftadan sonra keyifli ve trafiksiz bir hafta sonu diliyorum.

{EAV:f2cc363e9a6ee54f}

  • Pinle
Sosyal Sorumluluk içerisinde , , , , , , , , , , , , , , , , , , etiketleriyle yazılmıştır. Yorum yap