comTalks E-Postana Gelsin
Kategoriler
- Bilgi Teknolojileri (61)
- E-Ticaret (24)
- Etkinlikler (12)
- Genel (158)
- İş Geliştirme (1)
- Kariyer (1)
- Kurumsal (6)
- Kurumsal İletişim (21)
- Mobil İnternet (18)
- Online Reklam (35)
- Özel (28)
- Pazarlama (85)
- Röportaj (21)
- SEO (2)
- Sosyal Medya (91)
- Sosyal Oyunlar (36)
- Sosyal Sorumluluk (13)
- Strateji (2)
- Yazı Dizileri (17)
-
Ayın En Çok Okunan Yazısı
-
Haftanın En Çok Okunan Yazısı
comTalks - Etkinlikler
İlk comTalks Etkinliği Başarıyla Gerçekleşti
Her ayın 3. Cuma sabahı Kanyon’da buluşmayı hedeflediğimiz comTalks etkinliklerimizin ilkini geçtiğimiz cuma günü (16 Mart) başarıyla gerçekleştirdik. İlk etkinlik olması ve havanın da soğuk olmasından dolayı bazı problemler olsa da büyük bir sıkıntı yaşamadak ilk etkinliği tamamlayabildik.
Etkinlikle ilgili bazı istatistikler şöyle:
- Facebook üzerinde oluşturduğumuz etkinlik davetine 112 kişi katılacağını belirti.
- Etkinlik boyunca gelip gidenlerin toplamına baktığımız zaman 45-50 kişilik ortalama bir katılımcı sayısına sahiptik. Normalde, Facebook etkinliklerine katılacağını belirten kişilerin ortalama %30′unun katılımının gerçekleştiğini göz önüne alacak olursak ortalamanın üzerine çıkarak güzel bir rakam elde etmiş oluyoruz. Bizim adımıza çok sevindirici.
- Katılımcıların %80′ini çalışan kişiler oluşturuyordu. Bu nedenle sabahın erken saati olmasına rağmen rahatlıkla katılabildiler.
- Etkinlik mekanının metro yolu üzerinde olması katılımı arttıran önemli bir etken. Yaptığımız ankette katılımcıların %65′i mekanın çok iyi bir karar olduğunu belirttiler. %25′i ise Taksim’de olmasının daha yararlı olacağını belirtti.
- Katılımcıların %63.3′ü etkinliğin bekledikleri gibi keyifli ve amacına ulaşmış bir etkinlik olduğunu, devam etmesi gerektiğini belirtti. Buna karşılık olarak %13.3′ü etkinliğin başarısız olduğunu söylediler. Bir kısmı geribildirimlerini de paylaşarak daha iyi olabilmemiz için bize katkı sağladılar.
Okumaya devam et »
Etkinlikler, Sosyal Medya içerisinde
.com etkinliği, comTalkks, comTalks etkinlikleri, İnternet Etkinlikleri, Kanyon, Kanyon Starbucks comTalks, Starbucks
etiketleriyle
yazılmıştır.
Yorum yap
Her Ayın Üçüncü Cuma’sı Kanyon Starbucks’tayız
comTalks v3 açıklandı, yayınlandı, eleştiriler toplandı ve düzenlemeler yapıldı. Hala eksiklerimiz olsa da istediğimiz kıvama gelmeye başladı sistem. Evet dijital varlığımız güçleniyor fakat uzun bir süredir tüm comTalks ekibinin aklında şu soru vardı;
“Dijitalde inandığımız konularda yazmak keyifli, peki gerçek hayatta neler yapabiliriz?”
Okumaya devam et »
Etkinlikler, Genel içerisinde
Ali Altuğ Koca, Arda Kutsal, comTalks, comTalks Etkinlikler, İstanbul, Kanyon, Levent, Likemind, Starbucks, webrazzi
etiketleriyle
yazılmıştır.
5 Yorum
Türkiye E-Ticaret Pazarı Burada Buluştu
Bilindiği gibi Webrazzi E-Ticaret’12 ülkemizde E-Ticaret alanında yapılan en büyük etkinlik. Bu etkinliğe dünyanın her tarafından başarılı iş adamları ve yöneticilerinin katılımı ve tecrübe paylaşımı sektörün gelişimine katkı sağladı.
comTalks yazarı olarak bende başarılı geçen E-Ticaret’12′ye katılma fırsatı buldum. Yurtiçi ve yurtışından pek çok tecrübeli isiminde katıldığı bu etkinlikte katılımcılar networkunu geliştirme şansını yakaladı.
Okumaya devam et »
E-Ticaret, Etkinlikler içerisinde
E-Ticaret Türkiye, E-Ticaret'12, eticaret, webrazzi, webrazzi e-ticaret
etiketleriyle
yazılmıştır.
Yorum yap
Dijital Oyun Sektörüne Genel Bir Bakış
Organizasyonlarına bir süredir ara vermiş olan Mobile Monday Türkiye, dün gece Dijital Oyunlar ve Alışverişte Dijital Devrim konulu iki paneliyle tekrar başladı. Organizasyon, kötü hava koşullarına rağmen TTNET’in evsahipliğiyle başarıyla gerçekleşti. Son zamanlarda odağımı tamamen kaptırdığım iki konudan biri olan “Dijital Oyunlar” oturumu en çok dikkatimi çeken oturum oldu. Bu oturum ile ilgili olarak aldığım notlarımı katılamayanlar için paylaşıyorum. Önümüzdeki yıllarda tekrar dönüp baktığımız zaman değişimi ve gelişimi daha da net görebileceğiz.
Yeni Medyanın Yeni İşi: Dijital Oyunlar başlığıyla, Türkiye Dijital Oyunlar Fedarasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Çelik dijital oyunların, dünü, bugünü ve yarını ile ilgili başarılı bir sunum gerçekleştirdi.
Dijital Oyunların Doğuşu!
- Dijital oyunların doğuşu olarak 1962 tarihi kabul ediliyor. Bu tarihten beridir, dijital oyunlar hayatımızın bir alanında yer alıyorlar.
- 70′lerde Atari, Space Invaders ile gelişmeye başlayan dijital oyun pazarı 80′lerde Tetris, EA, Nintendo ile gelişmeye devam ederken 90′larda PlayStation, Sega, Counterstrike ile çok büyük bir kitleye ulaştı ve Xbox, WOW, Wii, Zynga derken dijital oyun sektörü hatta Erdem Bey’in haklı deyişiyle “endüstrisi” şekillenmeye başladı.
Peki bu endüstri hangi boyutlarda? Nasıl bir kitleden söz ediliyor?
- 1 Milyar oyuncu! Dünya nüfusunun geçtiğimiz günlerde 7 Milyar’ı geçtiğini hatırlatmak isterim.
- Oyunla tanışma yaşı 5 yaşından daha az. Dijital oyunlarla tanışma yaşı artık eskisi gibi yüksek değil. Çocuklar teknolojinin, internetin içine doğdukları için bu yaş da oldukça azalmış durumda. Böyle olmasının iyiliğini veya kötülüğünü siz tartışabilirsiniz.
- Oyun ekonomisinin dünyada ulaştığı mali rakamlar 70 Milyar dolar civarında. Türkiye’de ise yine 200 Milyon dolar gibi hiç küçümsenemeyecek boyutlara ulaşmış durumda.
- Yukarıdaki verileri karşılaştırmak isterseniz Hollywood ve müzik endüstrisi ile karşılaştırabiliriz. Oyun endüstrisi, hepimizin hayranlıkla izlediği Hollywood’dan daha büyük! Müzik endüstrisini ise büyüklük olarak ikiye katlamış durumda!
- Hepimizin oynadığı kızgın kuşlar ise (Angry Birds’den söz ediyorum) tüm dünyada neredeyse 500 milyondan kişi tarafından indirilmiş.
- Hayatımızda enteresan bir yeri olan Facebook’da oyunların payı %80 olarak görülüyor. Yani Facebook’u Facebook yapan şey de oyunlar diye düşünebiliriz. Kim bilir, belki de öyledir!
Dijital Oyun Pazarında İş Kolları
Dijital bir endüstriden söz edildiği için bir çok kişi iş kolu açısından çok fazla değerlendirmeyi düşünmüyor. Şöyle bir gerçek var ki, Facebook için ürettiği oyunları ile popülerleşen oyun devi Zynga’nın çalışan sayısı Facebook çalışanı sayısıyla eşitlendi. Daha bilindik bir karşılaştırma verecek olursak bir sinema filmi için yapılan çalışmalar neler ise oyunlar içinde aynısını söyleyebiliriz. Dolayısıyla neredeyse bir film yapımında çalışan kişi sayısı kadar çalışana ihtiyaç duyulur. Hatta oyunların sürekliliğini de düşünürseniz iş kolu açısından sinemadan daha değerli olduğunu bile çıkarabiliriz.
- İçerik geliştirme ve satınalma, Lokalizasyon, Pazarlama – Ticarileştirme, Teknik Operasyonlar, Oyuncu Servisleri ve Operasyonlar gibi ana başlıklar oyun dünyasındaki iş kollarını kapsar. Bunların her biri kendi alt kollarını da oluşturur.
Dijital Oyunlar İçin Gelir Modelleri Nelerdir?
Dijital oyunlar için çok çeşitli gelir modelleri bulunuyor. Bazen oyunlar, gelir modeliyle beraber oluşurlar. Yani oyunun gelir modeli de oyun gibi tamamen farklı bir şey olabilir. Bu nedenle sınırlamak pek doğru olmaz ama bilinen gelir modellerini sıralayabiliriz:
- Kutu satışı: Oyunların – Konsolların, kutu içerisinde satışları en bilinen gelir modellerinden biridir.
- Dijital Dağıtım: Steam gibi oyunu elle tutulur bir şekilde almadığımız, tamamen dijital olan, fakat kutu satışından daha mantıklı olan dağıtım kanalı önemli bir gelir modelidir.
- Oyunun içinde, etrafında bulunan reklamlar bir gelir modeli oluşturmaktadır.
- Oyunların bir kısmını ücretsiz olarak sunup, kullanıcıyı bağladıktan sonra yeni bölümler veya yeni versiyonlar için para istemek bilinen ve işleyen bir gelir modelidir.
- F2P (Free To Play) Gelir Modeli: Oyunlarda en doğru gelir modeli olduğuna inandığım bu gelir modelinde, kullanıcılar sınırlama olmaksızın oyunun özelliklerinden faydalanırlar. Fakat bu oyunlarda diğer kullanıcıları, arkadaşlarını geçme arzusu, yenme arzusu onlardan daha üstün olmayı isteme arzusu nedeniyle kullanıcıya bir şeyler alması gerektiği hissini uyandıran bir türdür. Kısaca oyunu para vermeden oynayabilirsiniz fakat daha çok özellik, daha hızlı gelişim istiyorsanız bir şeyler satın almak zorundasınız. Bu modele en güzel örnek FarmVille oyunudur.
Bunlar dışında, sunucu kiralama, jetonlar, oyun kartları gibi modeller de kurgulanabilir. Oyun sektöründe ise son olarak Merchandising görülüyor. Daha önce de dediğim gibi oyunların en büyük avantajı kendi gelir modelini yaratabilme şanslarıdır. Bu nedenle ilerleyen dönemlerde çok çeşitli oyunlar göreceğimiz için çok çeşitli gelir modelleri de göreceğiz.
Dünyada hızla gelişen oyun sektöründe ülke olarak henüz çok başlardayız. Daha almamız gereken çok yol var, bunu rakamlarda da görebiliyoruz. Bu nedenle bu sektöre ciddi yatırımlar yapılacaktır. Sizler de çalışmalarınızı bir daha gözden geçirebilirsiniz.
Ercüment Büyükşener‘e ve Natali Yeşilbahar‘a organizasyon için ayrıca teşekkürler.
Etkinlikler, Online Reklam, Pazarlama, Sosyal Oyunlar içerisinde
Dijital Oyun Dünyası, Dijital Oyun Endüstrisi, Dijital Oyunlar, Oyunlar, Oyunlarda Gelir Modelleri, Sosyal Oyunlar
etiketleriyle
yazılmıştır.
1 Yorum
Web’e Özel İçerik Üretmek
Daha önce online ortamlarda orijinal içeriğin öneminden birkaç yazıda bahsetmiştim: İçeriğin Krallığı, Monetize Ederken – Trafik Kalitesi. SosyalMedya.Co’da da konuyla ilgili bir yazı yayınlanmıştı. İçerik hakkında bu kadar çok konuşurken, iyi ve kaliteli içerik nasıl üretilir sorusunun cevabını aramamak da kolaya kaçmak olur sanırım. Bu noktada Bahçeşehir Üniversitesi’nde verilen Web İçin Uygun İçerik Nasıl Üretilir? adlı eğitim yardımıma yetişti. Volkan Kırtok‘un verdiği bu eğitimde her yönüyle online içerik üretimini ele alıyor.
Eğitimin içeriği şu şekilde:
- Geçmişten günümüze internet kullanıcı alışkanlıkları
- Kullanıcı alışkanlıklarını etkileyen ve yönlendiren faktörler
- Web içerik üretimine etki eden araç ve gereçler
- Web site usability’nin anlam ve önemi
- Web içeriğinde kalite kontrol ve teknik analizler nasıl yapılmalıdır?
- Arama motoru optimizasyonuna (SEO) genel bakış
- Amaca yönelik web içeriği nasıl oluşturulmalıdır?
- Sosyal Ağ’lar için paylaşımı artıracak içerikler nasıl üretilir?
- Başarılı web içeriği nasıl olmalıdır?
- Başarılı web içeriği örnekleri
Günlük diyaloglarda anlatmak istediğiniz şeyi nasıl anlattığınız, karşınızda sizi dinleyen birkaç kişi dışında dikkate alınmaz. Söyledikleriniz, söyleme tarzınız orada kalmaz. Fakat online içerikte yazdığımız her kelime Google tarafından indeksleniyor. Bu nedenle ürettiğimiz içeriğin kalıcı ve bulunabilir olması çok önemli. İşte bunun için belli başlı yöntemlere uyarak içeriği oluşturmak lazım. Hani bazen bir yazı yazarsınız, öss sonuçları, bir futbol maçının kritiği ya da bir bilgisayar incelemesi gibi… O yazı hiç beklemediğiniz kadar ve çok uzun süre her zaman sitenizde en fazla tık alan yazı olur. Ama nedenini net olarak bilmezsiniz. İşte o yazıda içeriği oluştururken kalıcı ve kaliteli olması için bazı şeyleri yapmışsınızdır. Bu eğitim ise bu kalıcılığı ve kaliteyi sürekli ve bilinçli yapmanızı öğretiyor diyebilirim. İşin içinde bir de içeriği ne amaçla (haber, inceleme, affiliate marketing vs.) ürettiğiniz girince biraz daha karışabiliyor işler.
Eğitimin ücreti 945 TL. Ayrıntılarına şu sayfadan ulaşabilirsiniz.
Etkinlikler, Özel içerisinde
bahçeşehir üniversitesi, eğitim, İçerik, volkan kırtok
etiketleriyle
yazılmıştır.
1 Yorum
GelirOrtakları Performans Pazarlaması Günü
Geçtiğimiz cumartesi günü(24 Aralık) Gelirortakları daha önce 1.sini gerçekleştirdiği Performans Pazarlaması gününün ikincisini gerçekleşti. Point Otel Barbaros’ta yer alan The Game’de gerçekleşen etkinlikle özellikle affiliate marketing yayıncılarını yani affiliateleri bilgilendirmeye yönelik çok güzel iki oturum yapıldı.
Bu iki oturumdan önce GelirOrtakları CEO’su ve kurucu ortağı Yunus Güvenen hem sektör hakkında hem de şirket hakkında birkaç önemli bilgi paylaştı. Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi sektöre yabancı oyuncuların girmesiyle pazar hareketleniyor. Bir diğer hareket sebebi de yeni reklamverenlerin ortaya çıkması (çoğunlukla private shopping) ve mevcut reklamverenlerin affiliate marketing’e ayırdığı bütçeleri artırması.
Gelirortakları Türkiye’deki affiliate pazarının ilk oyuncusu sayılabilir. (Ondan öncekiler çok uzun ömürlü değillerdi.) Bu nedenle sektörde, tam da yeni oyuncular girmişken, standartları oluşturmada öncülük etmek istemeleri de doğal. Dolayısıyla önümüzdeki sene Gelirortaklarından bu konuda birkaç etkinlik daha görebiliriz.
Yunus Güvenen sunumunda GelirOrtakları olarak ayda 5-10 bin arası satış ve 250-300 bin arası lead yarattıklarını söyledi. Genelde de affiliate pazarının Türkiye online pazarlama hacminde %1′in altında yer aldığını belirtti. Buradan iki sonuç çıkıyor: 1.si pazar ne kadar zorlasak da büyümüyor, 2.si pazarın %20′lere ulaşması yolunda muhteşem bir fırsat yatıyor. Ben şahsen 2. pencereden bakmanın doğru olacağını düşünüyorum. Emre Burdurlu ise affiliate çeşitlerinden ve başarılı olmanın yollarından bahsetti. Özellikle affiliate çeşitleri konusunda anlattıkları, Affiliate Marketing dersi olsa anlatılacak cinstendi.
Yunus Güvenen ve Emre Burdurlu’nun yaptığı sunumlardan sonra, önce reklamveren paneli ardındansa yayıncı paneli gerçekleşti. Reklamveren panelinde Limango’dan Evrim Onat, MissPera’dan Gizem Yücel ve Markafoni’den Hakkı Arıkan yer alıyordu. Reklamverenlerin affiliate marketing’e bakış açısında ortak nokta kalite ve performanstı. Yani yayıncıların günü kurtarmak yerine uzun vadeli düşünüp, kullanıcı kalitelerini artırmaları ve satış odaklı çalışmaları gerekiyor.
Etkinlik sonuna doğru GelirOrtakları kendi bünyesindeki affiliatelere bazı ödüller verdi. Bu ödülleri sektörün ilk ödülleri olmasından dolayı önemli buluyorum. Affiliate ödüllerinden ben de SponsorPay olarak en fazla ciro yaratan 3. affiliate ödülünü aldığımızı dipnot olarak geçmek istiyorum
Pazar hareketlendikçe bu tip etkinlikleri daha sık göreceğiz. Şu anda sektörde 6-7 affiliate network/ajansı var. Zanox pazara güçlü bir giriş yaptı. 1 yıl içerisinde yurtdışından yeni girişleri de görebiliriz. (Tradedoubler’ın bir gözü Türkiye’de. Commission Junction da duyduğum şirketler arasında). Performans Pazarlaması konusunda hareketli ve heyecanlı 2-3 sene görmeyi umuyoruz.
Etkinlikler, Online Reklam içerisinde
affiliate, gelirortakları, performans tabanlı reklam
etiketleriyle
yazılmıştır.
1 Yorum
Flamingolar İstanbul’da görüldü…
2 yıl önce idi. Yurtdışında bir reklam okulu araştırıyordum, internette yaptığım bütün araştırmalar beni MiamiAdSchool’a yönlendiriyordu. Ekşi sözlükte araştırınca bir isime rastladım bu okuldan mezun olan; Zeynep Karahan. Google’da yazınca önemli ajanslardan birisinin ismine rastladım. Ajansın sitesinden Zeynep’in mail adresini bulmak zor olmadı. Hemen bir mail attım. Pek de cevap beklemiyordum açıkcası. Yarım saat içerisinde uzuun bir mail geldi.
Account Planner’ların önemli bir özelliklerinin birbirlerine yardım etmek olduğunu Miami’de okula gelen profesyoneller anlattığında aklıma Zeynep gelmişti. Sağolsun bana uzun uzun okulu ve neler yapmam gerektiğini anlatmıştı gitmeden önce. Çok yardımı dokundu anlattıklarının. Kendisinin benimle paylaştığı önemli hayali ise şaşırtıcıydı; MiamiAdSchool-İstanbul’u açmak…
Aradan 2 yıl geçti ve okulun sitesinde dolaşırken İstanbul resimlerini görünce önce büyük bir şaşkınlık yaşadım ve tebrik etmek için hemen telefona sarıldım. Her zamanki enerjik, neşeli sesiyle Zeynep “Evet” dedi.
Birkaç bilgi paylaşmak isterim, MiamiAdSchool bir portfolyo okulu olduğu kadar bol bol “schmoozing” ve “networking” yapabileceğiniz bir yerdir -assignmentlar’dan vaktiniz kaldığı kadar-. Industrial Hero, Sunday Soccer gibi kendine has etkinlikleri ve sizi hem acayip zorlayan hem de acayip eğlendiren ödevleri ile eğlenceli bir yaratıcı reklam ajansı deneyimi yaşatır. Zeynep’in İstanbul’da bu konuda Miami’yi aratmayacağına eminim; şunlara ve şuna bir bakın hele.
Zaten bu, öğrenci paylaşımlı ve çok kültürlü bir okul deneyimi olduğu için ikinci yıl başka bir ülkede başka bir kültürde eğitim görmeye devam ediyorsunuz. Evet çok güzel, çok keyifli ve hakikaten zor da. Reklam profesyonellerinin genellikle işleri ile ilgili iddialı oldukları, olması gerektikleri düşünülürse doğal da biraz.
Bazen bir arkadaşıma bir film ya da bir kitap tavsiye ederken henüz okumadığı/izlemediği için şanslı olduğunu söylerim. Burada da öyle bir durum var arkadaşlar. Şehirde yeni şeyler oluyor, heyecan verici, yolun açık olsun sevgili Zeynep…
Etkinlikler, Genel, Pazarlama içerisinde
Advertising School, MAS İstanbul, MiamiAdSchool, Zeynep Karahan
etiketleriyle
yazılmıştır.
Yorum yap
Ulusal Pazarlama İletişiminde Öne Çıkan Veriler

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve Bursa Reklamcılar Derneği işbirliği ile ‘Kopbi Güçlen‘ sloganıyla bu yıl 2′ncisi gerçekleştirilen Ulusal Pazarlama İletişimi Kongresi başarılı bir organizasyon düzeniyle sona erdi. Bu önemli organizasyonda comTalks için önemli verileri ve söylemleri özet olarak sizlerle paylaşıyoruz.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Bursa Reklamcılar Derneği işbirliği ile ‘Kopbi Güçlen’ sloganıyla bu yıl 2′ncisi gerçekleştirilen Ulusal Pazarlama İletişimi Kongresi başladı. 2 gün sürecek kongrede pazarlama iletişiminde yaratıcı fikirler, reklam ajanslarında işletme bilinci gibi konular ele alınıyor.
Doğan Yayın Holding, Hürriyet, Milliyet, Posta, Radikal, Vatan, CNNTURK, Kanal D, Star Tv, Ströer- Kentvizyon, D&R, Zeno Reklam ve Anatolium alışveriş merkezi sponsorluğunda BTso Hizmet Binası’nda düzenlenen 2′nci Ulusal Pazarlama İletişimi Kongresi’nin açılışında konuşan Türkiye Genç İş Adamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Coşkunkan, verilen hizmetin diğerlerinden farklılık göstermesi ile markanın oluşabileceğini belirterek, markalaşmadaki pazarlama iletişimi ile reklam çalışmalarının önemine de değindi. Marka gücünün artması ile o ülkenin gücünün de artacağını vurgulayan Coşkunkan, Anadolu’daki KOBİ’lere büyük görevler düştüğünü ifade ederek, firmaların marka gücünü nasıl arttırabilecekleri yönünde çalışmalar yapması gerektiğini vurguladı.
Medya gelirlerinin ABD’de 273 milyar Dolar, Türkiye’de ise 2, 5 milyar Dolar olduğunu belirten Reklamcılık Vakfı Başkanı Ahmet Akın, reklamcılık sektörünün 111 kat büyük olduğunu kaydetti. Nüfus olarak ABD’nin Türkiye’den 5 – 6 kat fazla olduğunu anlatan Akın, 111 katın hiçbir zaman kapanmayacak oranda olabileceğini dile getirdi.
Türkiye’de 2009 yılına göre geçen yıl reklamcılık sektörünün yüzde 30 büyüdüğünü açıklayan Akın, geçen sene sektörde bu kadar büyüme beklemediklerini dile getirerek, “Bunu şaşırtıcı ve sevindirici bir sonuç olarak görebiliriz. 2011′de tekrar büyüme bekleniyor. Reklamcılar Derneği olarak bu yıl yüzde 20 oranında büyüme bekliyoruz. Buradaki büyüme oranlarında daha çok sayıda şirketin reklam veren olması olduğu kadar, medya enflasyonunda kaynaklanan büyüme de söz konusu” diye konuştu.
Reklamcılık sektöründe en büyük payı televizyonun aldığını anlatan Akın, “Televizyonun 2009′da yüzde 52 payı varken, bu oranı yüzde 55′e yükseltti. Bu videonun etkisinden kaynaklanıyor. Gazetede yüzde 26′dan, yüzde 23′e bir gerileme var. Basında kendini tüm teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeniden yapılandıracak. İnternet 4′üncü sıradaydı şu anda 3′üncü sıraya gelmiş durumda” dedi.
“TÜRKİYE TESCİL SIRASINDA AVRUPADA 3′ÜNCÜ”
Türkiye’deki firmaların markalaşmasında Türk Patent Enstitüsü’nün rakamlarının ümit verdiğini açıklayan Akın, “Türkiye tescil sıralamasında Avrupa’da 3′üncü sıraya yükselmiş durumda. Ülkemizin dinamizmi kendini birçok kategoride gösterdiği gibi yeni başvurularda da gösteriyor. Giderek İstanbul dışı illerden de başvuruların arttığını görüyoruz” diye konuştu.
“GELECEĞİ YARATAN SANAYİYİ KONUŞUYORUZ”
Cumartesi günü de devam edecek kongrede temel olarak farklılaşma konusunun ele alınacağını söyleyen TOBB Yönetim Kurulu üyesi ve BTSO Meclis Başkanı İlhan Parseker, farklılaşmanın sihirli kelime olduğunu kaydetti. Dünyanın çok hızlı bir değişim sürecinde olduğunu anlatan Parseker, “Daha 20 yıl önce üretmek modaydı. 1990′lar pazarlamanın yüceltildiği yıllar oldu. Bugün inovatif yatırımları, çevreci üretimi, aşık olunan markaları, geleceği yaratan sanayiyi konuşuyoruz” diye konuştu.

Türkiye İnternet Kullanıcılarının genel yapısını anlatan bu grafiğin yüksek çözünürlüğünü buradan görebilirsiniz.
“EN ÇOK BLUE JEANI BİZ SATIYORUZ”
Daha sonra geçilen oturumda Mavi Jeans Genel Müdürü Cüneyt Yavuz, markalaşma süreçleri hakkında bilgi verdi. Yavuz, şirket felsefelerinin insan vücuduna yakışır, insanları anlar, cüzdanına uygun ürün üretmek olarak belirlediklerini ifade etti. Jeansleri daha çok erkeklerin giydiğini belirten Yavuz, kendi ürünlerinde kadın ve erkek oranlarının eşit olduğunu vurguladı. Yaklaşık 18 yıldır reklamlardan aldıkları güç ile bu duruma geldiklerini anlatan Yavuz, hedeflerinin 18 – 40 yaş arasında olduğunu dile getirdi. Türkiye’de önemli bir ivmelerinin olduğunu kaydeden Yavuz, “En çok blue jeanı biz satıyoruz” diye konuştu.
“TATLITUĞ’UN OYNADIĞI REKLAMDAKİ ÇANTA 3 GÜNDE TÜKENDİ”
En iyi 25 şirket arasında Mavi Jeans’in 7′nci sırada olduğunu ifade eden Yavuz, markalarının sanal alemde de en çok hayran sayısına sahip olduğunu söyledi. Kıvanç Tatlıtuğ’un oynadığı reklam filminde mankenin üstündeki çantanın çok büyük ilgi gördüğünü de dile getiren Yavuz, o çantanın 3 günde tükendiğini vurguladı.
EYÜP CAN SAĞLIK, RADİKAL’DEKİ DEĞİŞİMİ ANLATTI
Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can Sağlık ise gazetede yaşanan değişim ile ilgili konuştu. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre gazeteciliğin 2043 yılında biteceği başka bir araştırmada da 2020′de biteceğinin öngörüldüğünü açıklayan Sağlık, Türkiye için bunun 2038 olarak öngörüldüğünü anlattı.
Gazetenin okunması için öne çıkan unsurları sıralayan Sağlık, “Gazetedeki yazı okunduktan sonra öğretmenlik yapar. İkincisi farklı açıdan bakmasını sağlar. 3′üncüsü kendi sesi gibi görür. 4′üncüsünde ise okuduğunda ‘nefret ediyorum’ der. Bizde ise son 2 madde dikkate alınıyor. ya nefret ya da kendi ideolojisinden olma. Gazetenin siyasi kutuplaşmadan, 2′li döngüden ciddi zarar gördüğünü düşünüyorum” dedi.
“RADİKAL BOY, RADİKAL İŞLEV, RADİKAL GAZETECİLİK”
Geçen yıl Radikal Gazetesi’nde yaşanan değişim ile ilgili de konuşan Can, “Buradaki değişiklik maliyet düşürücü bir durum olarak değerlendirilmemeli. Yeni girişimde radikal boy, radikal işlev, radikal gazetecilik olarak 3 transformasyon yaptık. Teknoloji gelişirken gazeteciler olarak yeni formlara, ihtiyaca uygun ürünler geliştirmeliyiz” diye konuştu.
“İHTİYAÇLARA UYGUN YENİLİKLER YAPILMALI”
Köşe yazarlarının masa başında oturan değil, sokağa hayata dolanan, siyah beyaz bakmayan anlayışla çalıştığını anlatan Can, gazeteyi algı kurgusuna adına uygun şekilde değiştirdiklerini dile getirdi. Üretilen içerik, yaratılan değerin önemine de değinen Can, “Aşk, cinsellik, ilişkiler bitmedikçe gazetecilik bitmeyecek. Tüm yapılması gereken ihtiyaçlara uygun yenilikler yapılması” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ve Bursa Reklamcılar Derneği işbirliği ile ‘Kopbi Güçlen’ sloganıyla bu yıl 2′ncisi gerçekleştirilen Ulusal Pazarlama İletişimi Kongresinden öne çıkan önemli verileri sizlere aktardık. Keyifli haftalar dileriz.
Etkinlikler içerisinde
Bursa, Bursa Reklamcılar Derneği, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Radikal Gazetesi, Türkiye Genç İş Adamları Derneği
etiketleriyle
yazılmıştır.
Yorum yap
1900 Kelimede Başyapıt ve Üniversite Ziyaretleri
Bu hafta 1960 – 1970 yıllarında Amerikan gazetelerinde yayınlanan bir ilan üzerine yazacağım. comTalks’ta pek alışılmış birşey değil tabi ama çıkarımların son derece faydalı olacağını düşünüyorum.
Yüksek ihtimalle Reklam ve Pazarlama İletişimi meraklıları daha önce karşılaşmıştır fakat yine de comTalks’ta yer almalı.
David Ogilvy‘nin kaleme aldığı bu ilan o yıllarda yazılmasına rağmen bugün hala çok değerli. Sadece okurken Ogilvy & Mather‘in tecrübe ve görüşlerini bugüne uyarlamanız gerekiyor..
David Ogilvy’nin 1960 yılında gazetelerde yayınlanan ilanı…
Ne değişti? Hiçbir şey.
Yazının devamında ilandan beni çok etkileyen bazı başlıklar paylaşacağım. Bir başlıkta en fazla kaç kelime sunmanız gerektiğinden reklam kampanyasını test ederek optimize etmeye kadar pek çok zeki çıkarım var;
Ürün Konumlandırma
“Reklamın ürünlerinizin satış rakamlarına yanmasımasının en önemli faktörünün ürünü nasıl konumlandırdığınızla ilgili olduğunu öğrendik.
Örn; SCHWEPPES’i hafif bir içki olarak mı konumlandırmalısınız yoksa sert bir içki olarak mı?
Örn; DOVE’u elleri kuru tutan bir ürün olarak mı konumlamalısınız yoksa elleri iyi temizleyen bir ürün olarak mı?
Reklam kampanyasının sonuçları bizim nasıl reklam yarattığımızdan çok sizin nasıl ürün konumlandırdığınızla ilgili. Kısacası ürün konumlandırma çalışmalarınız reklam kampanyalarınızdan çok önce planlanmalı. Biraz araştırma faydalı olabilir. Atlamadan önce bakının.”
Basit Başlıklar
“Başlığınız hedefinizi en net şekilde müşteriye ileten telgraflardır. Kelimeleri dikkatli seçerek kullanmalısınız.”
Müziğe Dikkat
“Pek çok reklam kampanyası arkaplanda müzik kullanıyor. Fakat müzik hedefe giden yolu zorlaştırabilir. Az sayıda keratif zihin bunu kabul ediyor. Fakat biz şimdiye kadar bir iş sunumunda arkaplan müziği kullanıldığına hiç rastlamadık.”
Yerelleşin
“Kampanyada farklı yerel bölgelerde daha etkili olmak için bölgeye özgün birşeyler kullanın. ”
Öncesi ve Sonrası
“Öncesi ve sonrası ile karşılaştırmalı reklamlar alışılmışın üzerinde daha fazla dikkat çekerler. Doğru kullanıldığında işe yaradığı görülür.”
Psikolojik Segmentler
“Her iyi ajans demografik profilleme yapmayı bilir. Kadın, erkek, yaş ayrımı çok sık kullanılır. Fakat psikolojik hedefleme çok etkili olabilir. Örneğin Mercedes Benz reklamımızda statü sembolleriyle dalga geçen konfor düşmanı kitleyi hedefledik.”
Tüm bunların bu tarihlerde yazıldığına inanmak gerçekten güç…
Son olarak bu hafta comTalks’u temsilen Okan Üniversitesi Tuzla kampüsünde çok değerli konuşmacı ve öğrenci arkadaşlarımızla birlikte olduk. Bilişim ile Kariyer Zirvesi isimli etkinlikte “comTalks ve Dijital Farkındalık” başlıklı bir sunum gerçekleştirdim. Benden sonra sahnede Hamza Şamlıoğlu, Çiğdem Özkan ve Ömer Karapınar yer aldı ve değerli paylaşımlarda bulundular. Emeği geçen herkese teşekkürler.
Görsel Kaynak : Mehmet Emre Baş
Müsadenizle bu hafta da yazımı arkadaşlarımın bu haftaki paylaşımlarının kısa bir listesiyle bitiriyorum ;
- Uygar Boynudelik – Tavsiye Motoru
- Ebubekir Kalkan – İstanbul’un “Değer Kelimesini” Bulmak
- Ufuk Kılıç – 2011 yılı ilk 3 aylık e-ticaret kullanım verileri
- Burak Budak – Facebook Credits
- Enes Kul – 4 Başarılı Sosyal Oyun Ve Başarı Sebepleri
- Ulaş Akpınar – Facebook Projeleri
Etkinlikler, Kurumsal İletişim, Pazarlama içerisinde
David Ogilvy, Dove, Ogilvy, Ogilvy & Mather, Okan Üniversitesi, Schweppes
etiketleriyle
yazılmıştır.
Yorum yap













